DOLAR 8,4754
EURO 10,0604
ALTIN 493,49
BIST 1.414
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 41°C
Sıcak
Diyarbakır
41°C
Sıcak
Per 42°C
Cum 41°C
Cts 40°C
Paz 39°C

İHD: Devlet arşivlerini açsın!

İHD: Devlet arşivlerini açsın!
17.05.2021
A+
A-

“Zorla kaybettirilenlerin akıbetlerinin ortaya çıkarılması ve faili meçhullerin faillerinin ortaya çıkarılması için devletin tüm arşivlerini açması gerektiğini” belirten İHD Diyarbakır Şubesi,  “Geçmişle Yüzleşme ve Hakikatleri Araştırma Komisyonu” kurulmasını talep etti

 

YENİGÜN HABER – İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası’na ilişkin dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında konuşan Kayıp Komisyonu Üyesi Fırat Akdeniz, İHD tarafından 1995 yılından beri “17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası” kapsamında çeşitli anma etkinlikleri ile “gözaltında zorla kaybettirilen kayıpların” akıbetinin ortaya çıkarılmasını talep ettiklerini söyledi.

‘İnsanlık suçu’

Hafıza Merkezi ve İHD’nin verilerine göre, Türkiye’de ağırlıklı olarak 1980-2001 yılları arasında olmak üzere bin 388 kişinin kolluk güçleri ve ona bağlı paramiliter unsurlar tarafından zorla kaybettirildiğini söyleyen Akdeniz, gerçek rakamların bunun çok üzerinde olduğunu ileri sürdü. Akdeniz, “Aynı dönem içerisinde ayrıca binlerce faili meçhul siyasi cinayetler işlendi. Bu dönemin askeri, idari ve siyasi sorumluları hiçbir zaman gerçek anlamda soruşturulmadı, yargılanamadı ve hukuk önünde hesap verilmedi. Zorla kaybetme insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Hiçbir savaş gerekçesi, savaş ilanı, iç siyasi istikrarsızlık ya da olağanüstü haller zorla kaybedilmeleri haklı çıkarmaz. Birleşmiş Milletler Zorla Kaybedilmelere Karşı Herkesin Korunmasına Dair Bildirisi devletlerin sorumluluklarını net bir şekilde hatırlatmaktadır” dedi.

“Toplu mezarlar”

1990’lı yıllarda bölgede yoğun bir çatışma halinin yaşandığını kaydeden Akdeniz, “Bu çatışmalı sürecin en ağır bedelini yine sivil yurttaşlarımız yaşadı. Binlerce insanımızın bedeni bu alanlarda bulunan toplu mezarlarda olduğunu biliyoruz. Toplu mezarlarının büyük bir kısmının İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesinin girişimiyle Kulp’un Bağcılar ve Alaca köylerinde, Lice’de, Batman’da Siirt’te ve bölgenin diğer yerlerinde açılan toplu mezarlardan buna acı bir şekilde tanık olduk” diye konuştu.

Talepler: Devlet arşivlerini açsın

Akdeniz, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası nedeniyle şu taleplerde bulundu:

“*Her şeyden önce zorla kaybettirilenlerin akıbetleri ortaya çıkarılmalı ve zorla kaybedilenlerin bulunması, faili meçhul cinayetler sonucu katledilenlerin faillerinin ortaya çıkarılması için devletin tüm arşivlerini açması gerekmektedir.

*Toplu mezarların Minnesota Protokolü çerçevesinde usulüne uygun açılması ve faillerin yargı önünde hesap vermesi sağlanmalı.

*Hükümeti, ‘BM Kişilerin Gözaltında Kayıptan Korunmaları ile İlgili Uluslararası Sözleşme’yi imzalamaya ve sözleşme gereklerini yerine getirmeye davet ediyoruz.

* Türkiye’nin Uluslararası Ceza Mahkemesini kuran Roma Statüsüne taraf olması gerektiğini hatırlatıyoruz.

*İçinde bulunduğunuz zaman diliminde en son Cemil Kırbayır dosyasında olduğu gibi geçmişte yaşanmış birçok katliam ve kayıp davaları maalesef bugün zamanaşımına uğramış durumdadır. Yargı mensuplarını, sistematik cezasızlık politikasından vazgeçmeye ve uluslararası belgelere göre insanlık suçu olan tüm kayıp vakaları konusunda etkin bir yargılama yürütmeye, uluslararası sözleşmeler uyarınca bu suçlar için zamanaşımı hükümlerini dikkate almamaya çağırıyoruz.

*Bu topraklarda bir daha benzer acıların yaşanmaması, hakikatlerin ortaya çıkarılması ve toplumsal barışın tesisi için ‘Geçmişle Yüzleşme ve Hakikatleri Araştırma Komisyonu’ kurulmasını talep ediyoruz.” (Haber Merkezi)

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.