DOLAR 7,3023
EURO 8,7892
ALTIN 402,30
BIST 1.527
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 13°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
13°C
Çok Bulutlu
Çar 13°C
Per 15°C
Cum 16°C
Cts 18°C

Video Haber – Hastalık değil; cezaevi şartları öldürüyor!

Video Haber – Hastalık değil; cezaevi şartları öldürüyor!
17.01.2021
A+
A-

2012 yılından beri Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde hükümlü olan Mehmet Karadayı, akciğer kanseri hastalığının 4’üncü evresinde hastaneye sevk edildi. Karadayı’nın kardeşi Mesut Çalar, cezaevi yetkililerinin sorumsuzluğu nedeniyle ağabeyinin ölümün eşiğinde olduğunu söyledi. Çalar, cezaevi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunarak, yasal süreci başlatacaklarını belirtti. Yeniden Yaşam Kanserle Mücadele Derneği Başkanı Şükrü Abay ise bu şartlarda hasta tutukluların cezaevinde tutulmasının hukuka uygun olmadığını ve yaşananların cezaevi idaresinin keyfi tutumundan kaynaklandığını vurguladı.

 

 

YAĞMUR ENSARİ-YENİGÜN ÖZEL – Mehmet Karadayı, 2012 yılında yaşanan tartışmada amcasının eşi olan kayınvalidesinin ölümüne sebep olmaktan 36 yıl ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılır. 2 yıl sonra bu kez eşi Melek Karadayı, annesinin intikam almak için kayınvalidesini öldürür. Geride kalan 3 çocuk ise devlet korumasına alınarak, yurda yerleştirilir. Çölyak hastalığı nedeniyle TSK’dan malulen emekli olan Karadayı, cezaevinde de hastalığı nedeniyle zor günler geçirir ve hastalığı nedeniyle beslenme düzenine dikkat edilmesi gereken Karadayı, cezaevi şartlarında yeterli beslenemediği için giderek kilo kaybetmeye ve hastalanmaya başlar. Bu süreçte düzenli olarak hastaneye gidemeyen ve yatarak tedavi olması gereken Karadayı’ya teşhis de konulamaz.

23 Aralık 2020 tarihinde Karadayı ile görüşen kardeşlerinin cezaevi yönetimine ısrarı sonucu tedavi için S.B.Ü Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülür. Yapılan tetkik ve incelemelerin sonucunda Duodenum Endoskopik Biyopsisinde Kronik Duodenit, mide biyopsisinde H.Pylorii pozitif, kronik nonatrofik gastrit tanısı konulur. Ancak hastanede hükümlü koğuşu olmadığı gerekçesiyle yapılan incelemelerin ardından Karadayı tekrardan Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevine gönderilir.

Tutuklu Mehmet Karadayı’nın kardeşi Mesut Çalar

7 Ocak 2021 günü tekrar ziyarete giden kardeşleri aşırı kilo kaybı ve ses kısıklığı sebebiyle ağabeylerinin yeniden hastaneye sevk edilmesi için ısrarla cezaevi yönetimi ve savcıyla görüşme sağlayarak, tedavi sürecini başlatır. 8 Ocak günü D.Ü Tıp Fakültesi Hastanelerine sevk edilen Karadayı’ya 4’üncü evre akciğer kanseri teşhisi konur. Hastanede tedavi için geç kalındığını öğrenen Karadayı’nın kardeşi Mesut Çalar, cezaevi yönetiminin ihmali nedeniyle kardeşlerinin ölümün eşiğine geldiğini belirtti.

“Cezaevinde sağlıklı beslenemedi”

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Mesut Çalar, Ağabeyinin çölyak hastası olduğu için TSK’dan malulen emekli olduğunu vurgulayarak, “Cezaevi şartları uygun olmadığı için ağabeyim giderek kilo kaybetmeye, hastalanmaya başladı. Hastalığı için sağlıklı bir beslenme gerekliydi ancak tüm girişimlerimize rağmen gereken hassasiyet gösterilmediği için bağışıklık sistemi zayıfladı.” dedi.

“4’üncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrendik”

Tanı ve tedavi ilgili cezaevinde yaşadıkları sorunlara değinen Çalar, süreci şu cümlerle anlattı: “7 Ocak 2021 tarihinde kardeşimle beraber ağabeyimi cezaevinde ziyarete gidince ağabeyimin aşırı kilo kaybettiği ve sesinin kısık olduğunu görünce cezaevi yönetimiyle kısa bir tartışma yaşıyorlar. Tartışmadan sonra 8 Ocak 2021 tarihinde ağabeyim Dicle Üniversitesi Hastanelerine sevk edildi. Hastaneye geldiğinde tekerlekli sandalye ile götürdüler ama hastanede 4’üncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Doktorlar son aşamada olduğunu, bu aşamaya gelinceye kadar müdahale edilmediği için şu anda yapacak bir şeyin olmadığını söyledi. Ağabeyim erken teşhis ve tedavi uygulanmadığı için bitkisel hayata girdi.”

“Yoğun bakımda yatağa kelepçelediler”

Hastaneye yatırıldığı günden beri durumu kritik olmasına ve doktorlar yarını göremeyebilir demelerine rağmen ağabeyinin çocukları ve ailesiyle görüştürülmediğini dikkat çeken Çalar,  “Hastane yönetimi cezaevi savcılığından izin almaya gittiğimizde doktordan görebiliriz diye rapor verilmesi gerektiğini söylüyorlar. Hastane yetkilileri de savcılıktan izin istiyor. Ortada usulsüzlük ve haksızlık var. Hasta ağabeyimizi görmemiz engelleniyor.  Hastane ortamını cezaevi ortamına çevirdiler. Enfeksiyon kapmaması bahane ediliyor ama ağabeyim, yatağa bağlı olmasına rağmen elleri kelepçeli, yaklaşık yarım metre mesafe olmadan bir jandarma ve kapıda biri rütbeli 4 kişi bekliyor. Bekleyen kişilerden değil de bizden hastalık kapacakmış gibi davranıyorlar.” diye konuştu. Çalar, yaşadıkları haksızlık usule uygun olmayan uygulamalar için CİMER’e şikâyette bulunduklarını, cezaevi yönetimi, cumhuriyet savcısı, hastane yetkililerinin görevlerini ihmal ettikleri ve görevlerini yapmadıkları için suç duyurunsa bulunup, yasal süreci başlatacaklarını söyledi.

Diyarbakır Yeniden Yaşam Kanserle Mücadele Derneği Başkanı Şükrü Abay,

Hukuki süreci başlatacağız

Mehmet Karadayı’nın avukatı Ahmet Çetin ise müvekkilinin son birkaç ayda kötüleştiği yönünde bilgilerin kendisine ulaştığını belirterek, “Cezaevi Yönetimi ve savcısıyla görüştükten sonra müvekkilim hastaneye sevk edildi.  Müvekkilimin daha önce hastaneye gittiği zaman tarafıma bilgi verilmediği için hastane süreci, teşhis ve tedavi sürecine ilişkin net bilgimiz yok. Ancak ihmal olduğuna dair şüphemiz var. Müvekkilimin ailesi ile görüşüp araştırma ve incelemeleri yaptıktan sonra gerekli işlemleri yapacağız.” dedi.

“Bu şartlarda cezaevinde tutulması hukuka sığmaz”

Yaşananları gazetemize değerlendiren Yeniden Yaşam Kanserle Mücadele Derneği Başkanı Şükrü Abay,  “4’üncü evre kanser dönüşü olmayan ve hızla ölüme doğru ilerleyen kanser çeşididir. Bu tür ölümcül vaka ile karşı karşıya olan hastayı, hastalık içinde başka bir hastalıkla mücadele ediyor diye adlandırmak lazım. Bu şartlarda cezaevinde tutulması hukuka sığmaz. Kader arkadaşları olarak bu uygulamayı reddediyoruz, kınıyoruz. Hukuk dışı bir işlem yapılmış ve hastanın cezaevinde tutulmaması gerekiyordu. Ölümle muhatap olan bir hasta için ‘Mahkûm koğuşu yok’ denilmeyip, hasta yatırılmalıdır.” diye kaydetti.

“Cezaevi’nin keyfi tutumundan kaynaklanıyor”

Hasta yakınlarının mahkemeye suç duyurusunda bulunmalarından sonra Kanserle Mücadele Derneği olarak müdahil olacaklarını belirten Abay, “Cezaevlerinde hasta tutuklular için hukuki düzenlemeler yeterli, yaşananlar cezaevi idaresinin keyfi tutumudur.” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."