DOLAR 8,2445
EURO 10,0295
ALTIN 485,40
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 29°C
Gök Gürültülü
Diyarbakır
29°C
Gök Gürültülü
Cts 32°C
Paz 30°C
Pts 24°C
Sal 26°C

Haftasonu kitap önerisi “Gazap Üzümleri”

Haftasonu kitap önerisi “Gazap Üzümleri”
16.01.2021
A+
A-

“Aç insanların karnını sayesinde doyuracağı bir kavga varsa, ben orada olacağım. Nerede polis birini dövse ben orada olacağım.”

YENİGÜN HABER – Son dönemlerde sıklıkla gerçekleşen ve dünya toplumlarını dalga dalga etkileyen ekonomik krizler, farklı bakış açılarına göre irdelenirken bireysel- toplumsal bellekler canlanıyor ve en zorlu, en sancılı ekonomik krizlerden biri olan “1929 Ekonomik Buhranı” da çıkageliyor hüzünlü anıların içinden. Ekonomistler, toplumbilimciler, son ekonomik krizlerin 1929 Ekonomik Buhranı ile benzerliklerini ve farklılıklarını irdelemeye başladıklarında, akıllara, o siyah-beyaz belgeselin hareketli karelerinde çırpınan çaresiz insanlar, havada uçuşan ve değeri sıfıra inen kâğıtlar; o ünlü “Kara Perşembe” geliyor.

Edebiyat eserlerini ölümsüz kılan etmenlerden biri de insan unsurunu vurgulaması; insanı bütün canlılığıyla, toplumla, kendisiyle olan çelişkileri ve çatışmalarıyla anlatması, ruhun derinliğinde yansıyan o insani öz’ün dile getirilmesindeki başarıdır. Birey, toplumsal dengelerin ve dinamiklerin içinde biçimlenir ve gelişirken, bir yandan da kendi varoluşunu anlamaya ve yaşamı, toplumu sorgulayarak hayatın anlamını çözmeye çalışır. Yazınsal yapıtlar; özellikle romanlar, toplumsal dinamiklerin içinde var olan, gelişen, düşünen, çelişen, çatışan, yaşama mücadelesi veren insanı ete kemiğe bürüyerek ve ona unutulmaz bir karakter özelliği vererek anlatırlarken, yine toplumsal bir olgu olan dilin bütün estetik olanaklarını kullanır ve onu geliştirirler. Sanat estetiği içinde insan bilincinde ve belleğinde kalıcı izler bırakarak uzun yıllar boyunca okunur ve hatırlanırlar. Burada yaşamdan nasıl ve ne şekilde beslenileceği, yazarın edebiyata bakışına bağlı bir durumdur. Edebiyata yansıtma-dönüştürme işlevi yükleyen toplumcu edebiyatçılarda, edebiyat yapıtının odak noktasında toplumsal dinamiklerin biçimlendirdiği olgular ve bunların insani durumlara içkin kılınmaları esastır. Günümüz roman anlayışının hayli farklı noktalara gelmiş olmasına karşın; klasikler/çağdaş klasikler yukarıda belirttiğimiz birçok nedenden dolayı gündemde kalmaya devam etmektedirler.

Italo Calvino, “Klasikler, gerek unutulmazlıklarıyla varlıklarını duyurduklarında, gerekse kolektif ya da bireysel bilinçdışı kılığına bürünüp belleğin katmanları arasında gizlendiklerinde, özel bir etki gösteren kitaplardır.” der. Büyük romancı John Steinbeck, o korkunç krizin tarıma yansıyan cephesini, kırsal kesimde tarım işçilerinin yaşadığı inanılmaz boyuttaki açlık ve sefaleti, unutulmaz romanı Gazap Üzümleri’nde dile getirmişti. Çağdaş bir klasik olan Gazap Üzümleri, toplumsal olayların ve olguların edebiyat eserlerine yansımalarını etkin biçimde gösteren dramatik yapısı ve kurgusuyla, bellek katmanlarından süzülüp sık sık gündeme gelen bir yapıt. Bıraktığı izi peşinden sürüklercesine, kütüphane raflarından hayata bakmaya devam eden bu kitabı, çoğumuz yeniden okuma ya da sayfalarını karıştırma ihtiyacı duyuyoruz. (oggito.com)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."