Diyarbakır Yenigün

Haberin Dili

Haberin Dili
Osman Ergun
Osman Ergun( oergun21@gmail.com )
30 Nisan 2019 - 7:15

31 Mart’tan sonra en tartışılan yerlerin başında geldi İstanbul.

İstanbul’a yüklenen haklı anlamlar açısından kaybı ya da kazanımı da önemli sonuçlara gebe bir sürecin ilk adımları olabilir.

Ancak burada yaşanan tartışmaları bir yana bırakarak, Ak Parti’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım’ın geçtiğimiz gün yaptığı açıklamaya bakmakta fayda var sanırım.

Aday olma süreci de tartışmalı geçen Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediye seçimi için, “Ben kaybedilmiş bir seçimi, kazanmak için uğraşacak bir insan değilim. Bu makamların daha fazlasını gördüm, daha fazlasında sorumluluk aldım… Seçimler geride kaldı. Benim hassasiyetim, bizlere verilen oyların yerli yerine gidip gitmediğinden emin olmak. Seçimde adaylar yarışmadı bunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla adaylardan biri kaybetti biri kazandı diye değerlendirmek çok sağlıklı olmaz.”

“Seçimde adaylar yarışmadı, adaylardan biri kaybetti biri kazandı diye değerlendirmek çok sağlıklı olmaz” cümlesi önemli…

Ne demek istedi Yıldırım?

Partisince Ankara Kızılcahamam’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen ve kazanan tüm belediye başkanlarının katıldığı 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı sürerken bu açıklamayı yapması ilginç.

Hayvan hakları savunucuları Ankara Ulus’taki Atatürk Heykeli önünde geçtiğimiz Pazar günü miting gerçekleştirdi. Hak savunucuları mitingde yeni yapılan yasal düzenlemelere ve hayvan haklarına dikkat çeken konuşmalar yaptı.

Mitingin sonlarına doğru, alanda görevli bir polis amiri ‘süpürün bunları’ talimatı vermiş.

Demokratik bir hak kullanımına bu tepki neyin nesi? Toz mu ki, kir mi süpürüyorsunuz!

12 Eylül döneminde işkence merkezlerinden biri olarak anılan Mamak Askeri Cezaevi Komutanı olan Raci Tetik, geçtiğimiz Pazar günü 88 yaşında öldü.

Yayımcı İlhan Erdost’un öldürüldüğü Mamak’taki işkencelerin baş sorumlusu olarak gösterilen ve insanlık dışı uygulamaları “Disiplini sağladım” diyerek savunan Tetik hakkında yıllar sonra açılan soruşturma 2013 yılında zamanaşımından düşürülmüştü.

TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu tarafından 20 Ekim 2012’de dinlenen Tetik, Mamak’ta işkence görenlerden HDP’li milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile de yüzleşmişti.

O yüzleşmeden bir parça vermek istiyorum.

Önder: Hiç kendiniz bizzat tutukluları cezalandırdınız mı, dövdünüz mü?

Tetik: Hayır. Ben niye döveyim.

Önder: Şerefiniz üzerine bunu söyler misiniz?

Tetik: Şerefim üzerine, Tanrı üzerine, milletim, vatanım üzerine yemin ederim. Dövmedim, fiske vurmadım.

Önder: Şimdi, birincisi, beni dövdünüz, ben kendimi katmayacağım işin içine ama yüzlerce…

Tetik: Benim sesim çok gürdür. Benim sesim duyulunca herkes titrer.

Önder: Biz titremiyoruz öyle pek yani…

Tetik: Amma titremiyordunuz. Ha, bırak şimdi palavrayı bırak…

Yoruma gerek yok sanırım.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım