Diyarbakır Yenigün

Güney Afrika; Bir barışın anatomisi – 2

Güney Afrika; Bir barışın anatomisi – 2
Mahmut Bozarslan
Mahmut Bozarslan( [email protected] )
24 Haziran 2019 - 7:00

Ancak Mandela’nın evdeki hayatı çok uzun sürmedi. Apartheid rejimine karşı mücadele veren Mandela, 1961 yılında yeraltına çekilmek zorunda kaldı.  Evini terk eden Mandela, yakalanarak ömür boyu hapse mahkûm olduğu 1962 yılından sonra evinin yüzünü göremedi. 1990 yılından hapishaneden bırakılan Mandela 11 gün sonra, 29 yıldır görmediği evine geri geldi. Mandela yokken, çocuklarıyla birlikte evde yaşamaya devam eden eşi Winnie defalarca saldırıya uğradı.  Polislerin gerçekleştirdiği silahlı saldırıların izleri hala evin duvarında duruyor. Ev, Mandela ailesinin taşınmasının ardından ev, 2003 yıllında müzeye dönüştürüldü.

Mandela’nın mücadelesinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla kurulan müze, Johannesburg’a gelen yabancıların ilk uğrak yerlerinden biri. Avlusunda Mandela’nın bir rölyefi bulunan evin duvarlarında Mandela ve eşinin başından geçenlerin yazılı olduğu tabelalar yer alıyor. Avludaki bir tabelada ise Eşi Winnie’nin hayatının yer aldığı ‘Ulusun annesi’ isimli bir yazı bulunuyor. Evin arka duvarlarında ise, güvenlik kuvvetleri tarafından eve düzenlenen silahlı saldırılardan kalan mermi delikleri hala yerinde duruyor.

Mandela’nın eşine gönderdiği mektuplar da, evde sergilenenler arasında bulunuyor. Evin arka bahçesinde ise Mandela ailesi için kutsal sayılan bir ağaç göze çarpıyor. Yeni doğan çocuklarının göbek bağlarını bu ağacın altına gömen Mandela ailesi, atalarının ağaçta yaşadığına inanıyor.

Evin bir odasında ise Mandela ve eşinin kullandığı eşyalar sergileniyor. Mandela’nın evde yaşarken kullandığı yatak odası, banyo ve mutfak ta aslına uygun halde korunuyor.  Evin duvarlarında Mandela’nın fotoğrafları, onunla ilgili yazılar ve aldığı plaket ve ödüller de sergileniyor.

Ancak müzede çıkarken çevremize baktığımızda, manzara insanı gerçekten hüzünlendiriyor. Oldukça yoksul mahalle, teneke barakalarda yaşayan insanlar, bölgeye gelen turistlerden para dilenen insanlar.

Ertesi gün başlayan toplantılarda barış sürecinin bütün taraflarını dinlemeye başlıyoruz. Mandela’nın 1990’dan aniden bırakılması üzerine kara insanların yazgısı adeta yeniden yazılıyor. Ekonomik ambargolara dayanamayan ırkçı rejim, 300 yıllık politikadan vazgeçmek zorunda kalıyor.  Peki bu yaralar nasıl sarılacak? Mandela’nın sağduyusu, devletin kararlı duruşu barışın önünü açmaya yetiyor. Mandela’nın bırakıldığı 1990’dan cumhurbaşkanı seçildiği 1994 yılına kadar müzakereler sürüyor. Müzakerelerle birlikte çatışmalar da durmuyor. Çatışmalarda binlerce insan ölse de, taraflar geri adım atmıyor. Günün sonunda kazanan barış oluyor. Ancak bu bütün sorunları çözüyor mu? Elbette hayır. Aradan geçen 25 yılda ırkçılık tarih oldu ancak bu kez siyahların ekonomik sorunları ön plana çıkmaya başladı. Müzakerelere hükümet adına katılan Ulusal Parti Hükümeti Baş Müzakerecisi Roelf Meyer’in barışa katkısı herkesin dilinde. Müzakere sürecinde yaşananları anlatan Meyer, sürecin erken başlaması gerektiğini söyledi.  1985’te süreci başlatabilme ortamının olduğuna dikkat çeken Meyer, “Daha fazla insanı kurtarabilirdik, daha az kan dökülebilirdi” dedi. Meyer Güney Afrika’nın geç kalmanın bedelini hala ödediğini belirterek, toplumun içinde bulunduğu sosyo ekonomik duruma dikkat çekti. Meyer, “Başarı sarhoşluğuna kapıldık. Sosyo ekonomik adımları atladık. Müzakereleri takip etmesi gereken ekonomik değişim müzakereye tabi değildi. Hala eşitliğe uzağız. Anayasa müzakerelerinde bunlar olsaydı daha iyi bir iş çıkardı” dedi. Meyer eşitsizliğin sadece ekonomik alanda çözülmediğini ifade ederek, ülke nüfusunun yüzde 25’inin sosyal yardımlarla geçindiğini söyledi. (Devam Edecek)

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım

Salihli escortKoçarlı escortOrtaca escortRefahiye escortKilimli escortOnikişubat escortŞefaatli escortSaray escortUlubey escortTavşanlı escortFethiye escortEtiler escortPatnos escortErzurum mutlu son