Diyarbakır Yenigün

buy Instagram followers

Güney Afrika; Bir barışın anatomisi – 1

Güney Afrika; Bir barışın anatomisi – 1
Mahmut Bozarslan
Mahmut Bozarslan( mahmut.bozarslan@gmail.com )
1.116
22 Haziran 2019 - 7:15

Köyünüzde mutlu mesut yaşarsınız…. Toprağınız var, hayvanlarınız var, eker, biçer geçinip gidersiniz…. Günün birinde hiç tanımadığınız biri gelir köyünüze… Dili farklı, rengi farklı tavırları farklı… Misafir diyerek konuk edersiniz… Önce köyü tanımaya başlar… Ne ürettiğinize bakar… Topraklarınıza inceler, altını üstüne getirir… Sonra size hükmetmeye başlar… Köyün sahibi olduğunu iddia etmeye başlar… Zulüm, işkence, aşağılama…. Kendi dilinizi konuşmayı yasaklar… Kültürünüzü yok etmeye kalkışır….Bir de bakmışsınız her taraf onların eline geçmiş…. Zaman içinde başkaları da gelmeye başlar…. Bu böyle olmaz diyerek mücadele başlayınca acıların kat be kat fazlalaşmış… İşte Güney Afrika’da olan bu…

Geçen haftayı Türkiye’den çok uzaklarda ama Türkiye ile benzer sorunlar yaşayan bir coğrafyada, Güney Afrika’da geçirdim. Irkçı rejimin Mandela’ya yaptıkları, Mandela ve arkadaşlarının direniş ve ortaya çıkan barış…Dünyanın en iyi Anayasası sonucu kısmi barış gelse de, siyahlar hala tüm sorunlarına çözüm bulmuş değil.

Merkezi Londra’da bulunan ve Dünya’daki çatışma çözümleri üzerine çalışmalar yapan Demokratik Gelişim Enstitüsü (DPI) tarafından düzenlenen toplantı için yolumuz Güney Afrika’ya düştü. Güney Afrika denince ilk akla gelen Mandela şüphesiz. Gidiş amacımız da buydu zaten, yıllarca ırkçı apartheid rejiminin zulmü altında inleyen siyahların barış hikayesini kendi ağızlarından dinlemek.

Binlerce kilometre uzaktan gelen beyazlar, siyahların topraklarına el koyarak onları köleleştirdi…. İngilizler ve Hollandalılar bu değerli topraklar için kıyasıya bir mücadeleye girdi… Bununla kalmadı, başka ülkelerden köle getirmeye başladılar… Tarım toprakları, madenler derken, kıtanın bütün ekonomisi beyazların eline geçti…. İnsan aklını zorlayan baskı, zulüm ve işkenceler artık hayatın olağanı haline geldi…. Düşünün bir beyazın emeği 70 siyahınkine eş değer tutuluyordu… 1948’de resmi devlet politikası halini alan ırk ayrımcılığı ülkedeki hayatı tamamen değiştirir… Siyahlar beyazlarla aynı caddede yürüyemez, aynı yerde denize giremez, aynı kapıdan havaalanına giremez… Bunu kabul etmeyen siyahların başlattığı siyasi ve silahlı mücadele geride binlerce ölü, kayıp, işkence mağduru bırakır… Mücadelenin bayraktarlığını yapan Afrika Ulusal Kongresi (ANC) işin siyasetle çözülmeyeceğini anlayınca silahlı mücadeleye başladı. Bundan sonra hiç te yabancısı olmadığımız bir dönem yaşadı siyahiler… Faili meçhul cinayetler, adam kaçırmalar, bombalamalar, köy yakmalar vs… Kanlı süreç geride 100 binden fazla mağdur bıraktı.

Johannesburg’a iner inmez ayağımızın tozuyla Mandela’nın artık müze olan evini ziyaret ediyoruz. Kentin Soweto bölgesinde bulunan bu küçük ev, ülkenin bir döneminin adeta tanığı. Bu evin tarihi 1945’e kadar gidiyor.  Kentin yoksul bölgesinde inşaa edilen bu eve 1946 yılında Mandela taşındı. Mandela ilk eşi EvelynNtokoMase ile 1957’ye kadar bu evde yaşadı.  1957’de ilk eşinden boşanan Mandela, 1958’de evlendiği ikinci eşi NomzamoWinifredMadikizela (Winnie) ile aynı evde yaşamaya devam etti. (Devam Edecek)

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - DİYARBAKIR WEB TASARIM İNSERT BİLİŞİM