'Burası Kürdistan'dır' diyen Cemil Taşkesen serbest bırakıldı

'Burası Kürdistan'dır' diyen Cemil Taşkesen serbest bırakıldı
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Siirt ziyaretinde “Burası Kürdistan'dır ama inkar ediliyor” diyen esnaf Cemil Taşkesen, savcılık tarafından...
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Siirt ziyaretinde “Burası Kürdistan'dır ama inkar ediliyor” diyen esnaf Cemil Taşkesen, savcılık tarafından ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

YENİGÜN HABER – İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Siirt'in Kurtalan ilçesindeki ziyaretinde, "Dilimiz inkar ediliyor, kimliğimiz inkar ediliyor, 'Kürdistan' inkar ediliyor. Biz buna karşıyız. Şu an sizin bulunduğunuz yer 'Kürdistan'dır ama ne yazık ki Meclis'te bu 'Kürdistan' inkar ediliyor "sözlerinden sonra Kurtalan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla hakkında soruşturma açılan Cemil Taşkesen, polisler tarafından gözaltına alındı.

Akşam saatlerinde emniyet işlemleri sona eren Taşkesen, savcılığa çıkarıldı. Savcılıkta ifadesi alınan Taşkesen, serbest bırakıldı.

Taşkesen, serbest bırakılmasının ardından aralarında HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş ve beraberindeki birçok kişi ile birlikte Adliye binası önünde basın açıklaması yapıldı. HDP'li Beştaş, Taşkesen’in hukuksuz bir şekilde gözaltına alınmasının birçok kesim tarafından tepkiyle karşılandığını hatırlatarak, “Emniyet sorularına baktık. Sorular şu; Kimden talimat aldınız? Hangi örgütten talimat aldınız?  Herkes biliyor, tüm bir bölgeyi gezerseniz size buranın Kürdistan olduğunu niteler” dedi.

Taşkesen’e Emniyet Müdürlüğü’nde alınan ifadesinde “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısına veya hali hazırda işleyen Anayasal hukuk düzenine karşı herhangi bir husumetiniz ya da düşmanlığınız var mı?”, “PKK/KCK terör örgütüne ait, abonesi olduğunuz, sürekli takip ettiğiniz veya basımında, dağıtımında veya satışında bulunduğunuz herhangi bir yazılı görsel basın yayın organı var mı?” soruları yöneltildi. Bu sorulara hayır cevabı veren Taşkesen, “İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile aranızda geçen diyalogda ‘Kürdistan inkar ediliyor, biz buna karşıyız, biz varız, sizin bulunduğunuz yer Kürdistan’dır’ kelimesini kullanmakta ki amacınız nedir? Konuşmanızın amacını açıklayınız? Kürdistan olarak nitelendirdiğiniz bölge nereleri kapsamaktadır? Bu konuşmayı yapmayı daha önce planladınız mı? Bu söylemleri yapmak için kimden ne zaman talimat aldınız?” sorusuna  “Kürdistan coğrafyası benim gözümde bu topraklardır. Bulunduğumuz Siirt ili de bu coğrafyaya dahildir. Kürdistan ibaresi kullanmamdaki amaç sohbet içerisinde geçmesiydi. Buralar daha önce Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan Kürdistan diye geçmekteydi. Ve Kürdistan’ın hangi bölgeleri kapsadığı konusunda herhangi bir bilgim yoktur” diye cevap verdi.

Savcılık ifadesinde ise Taşkesen şunları belirtti: “İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener esnaf ziyareti kapsamında nalbur dükkanına geldi önce burada bulunan diğer arkadaşlarla konuştuktan sonra sıra bana gelince bende kendisi ile konuştum. Aramızda geçen konuşma sormuş olduğunuz video çözüm tutanağındaki gibidir. Burada kurmuş olduğum cümleler tamamen benim kişisel şahsi düşüncemdir. Yine bu konuşmada burası Kürdistan’dır şeklinde kurduğum cümle ile de herhangi bir şey kastetmedim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.”

Taşkesen’in avukatları da müvekkillerinin evinin gece vakti basılıp aranmasının kanuna aykırı olduğunu beyan ederek, “Bu maddeye göre suç işlediğinden şüpheli kişi hakkında adli işlemlerin yapılabilmesi için öncelikle ifadeye çağırılması gerekmektedir. Müvekkil hakkında tek suç unsuru olarak gösterilen iyi parti başkanı Meral Akşener ile gösterilen diyaloğudur. Bu diyalog dayanak gösterilerek müvekkilin evinde arama yapılması özel hayatın gizliliği kişi dokunulmazlığı hakkı ve konut dokunulmazlığı hakkını ihlal edici niteliktedir. Ayrıca müvekkilin göz altına alınması hukuka aykırıdır. Emniyet aşamasında müvekkile yöneltilen sorulardan anlaşıldığı kadarıyla müvekkilin coğrafi olarak bir bölgede Kürdistan olarak bahsetmesi nedeniyle müvekkil hakkında göz altına alınmıştır. Bu durum ulusal ve uluslararası güvence altına alınan ifade özgürlüğüne ağır bir müdahale teşkil etmektedir. Bu nedenle müvekkilin öncelikle doğrudan serbest bırakılmasını ve hakkında takipsizlik kararı verilmesini talep ediyoruz.” (Haber Merkezi)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.