DOLAR 7,5684
EURO 9,0200
ALTIN 412,96
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 16°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
16°C
Parçalı Bulutlu
Cts 16°C
Paz 15°C
Pts 13°C
Sal 15°C

‘Gençler kilamlara kulak vermeli’

‘Gençler kilamlara kulak vermeli’

Dengbejlik kültürüne ilk olarak kaset dinleyerek başlayan ve 45 yıldır kilamlar söyleyen Selahattin Uçurum, bu kültürün sona ermemesi için gençlerin kilamlara kulak vermesini istedi.

 

YENİGÜN HABER – Aşk, kahramanlık, düğün ve eğlencedeki mutluluktan, zaferlerin heyecanına kadar, hastalıktan kaynaklı acılardan, haksızlık ve birçok konuyu, acı, mutluluk, hicv ve dramatize ederek müzikal bir şekilde anlatan sözlü geleneğinin en güçlü anlatım biçimlerinden olan dengbêjlik, teknolojik gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan yeni anlatım biçimlerine karşı direniyor. Kökeni, “hikaye anlatılıcığına” dayanan ve anlatım unsurları açısında 19’uncu yüzyılda ortaya çıkan müzikal tiyatroyla ilham kaynağı olduğu tahmin edilen dengbêjlik geleneğinin temsilcileri, seslerinin sonraki kuşağa aktarılmasını istiyor.

Çoğunlukla çıplak sese dayanan, konu aldığı konuyu belli bir hikaye kurgusu içinde anlatan ve yakın geçmişe kadar doğu coğrafyasında her köyde bir temsilcisinin bulunduğu dengbêjlik, toplumda giderek soluklaşırken geleneği sürdürenler geleneğin sürdürülmesi genç kuşaklara çağrıda bulunuyor.

Geleneğin sürdürücülerinden biri Selehattin Uçurum (69). Dicle Fırat Kültür Evi’nde dengbêjlik kültürünü genç nesille aktarma uğraşında olan Uçurum, halk arasında Dengbêj Reso mahlasıyla biliniyor. Uçum, 1952 yılında Diyarbakır’ın Silvan (Farqin) ilçesine bağlı Bayik (Yayıklı) köyünde dünyaya gelir. Köyde uzun yıllar boyunca hayvancılık, tarım gibi birçok iş yapan Uçurum ve ailesi Diyarbakır merkeze göç eder. Köylerini terk ettikten sonra iş bulamayan Uçurum, ailesini geçindirmek için yıllarca Bursa’da inşaat işçisi olarak çalışır. Bugüne kadar birçok iş yapan Uçurum, yaşının ilerlemesinden kaynaklı emekliye ayrılarak çok sevdiği dengbejlik kültürünü Sur ilçesinde bulunan Dicle Fırat Kültür Evi’nde yaşatmaya çalışıyor.

Dengbej Selahattin Uçurum, dengbejlik yaşamını Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı.

Kasetlerden dinliyordu

Dengbejlik ile çok küçük yaşlarda tanıştığını ifade eden Uçurum, gençken kilamların sadece aşk üzerine söylendiğini bildiğini, bundan kaynaklı da kilam dinlemeyi çok sevdiğini belirtti. Uçurum, yaşı ilerledikçe de kilamlara acı, haksızlıklar ve savaşların da konu edindiğini anladığını aktardı. Birçok dengbej ustasını da yakından tanıdığını da sözlerine ekleyen Uçurum, yaklaşık 45 yıldır kilamlar söylediğinin altını çizerek şu ifadelerde bulundu: “Dengbej Apê Reso’yu şahsen gördüm, Silvan’da Salihê Beynatî, merkeze yakın Dicle kıyılarında ise Huseynê Farê vardı. Huseynê Farê’yi görmedim, ancak kayıtlarını dinliyordum. İlk dengbejleri kasetlerden dinleyerek öğrendik. Nasıl ki okulda ilk olarak alfabeyi öğreniyorsun, bizler de kasetlerde dengbej kilamlarını dinleyerek öğrendik. Ben çocukken Dengbej Apê Reso’yu, Huseynê Orgnosê’yi gördüm, o dönem 15’li yaşlardaydım. Geçen yıllarda Dengbej Zahiro, dengbej evine gelmişti, onu görme şansım oldu. İlk dinlediğim dengbejlerden Apê Reso’ydu, ondan sonra Huseyne Orgnose idi, bunları çok dinliyordum. Onları dinlediğimde benim üzerimde büyük bir tesirleri oluyordu ve çok mutlu oluyordum. Bu sefer o keyifle bende söylüyordum.”

Gençler kulak versin

Bugün gençlerin dengbejlik kültürüne alışması ve bu kültürün yayılması için Dengbej Evi’nde yer ayrıldığını hatırlatan Uçurum, gençlerin kendilerini dinlemeye geldiğinde çok mutlu olduğunu söyledi. Uçurum, sözlerini şöyle tamamladı: “Dengbejliğe ilgisi olan gençler geliyorlar, bizleri dinliyorlar. Dinleyiciler olunca daha güzel söyleniliyor. Benim bir tane torunum var o da Kürtçe söylüyor ancak dengbejlikten daha çok foklorik kilamlar söylüyor. Geçlerimizden talebimiz dengbejlere ve stranbejlere kulak versinler, dinlesinler. Bu kültürün devam etmesi açısından basın ve televizyonda görevlerini yerine getirsinler. Ben Türkçe şarkı bilmiyorum, bilsem de söylemem.”(Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."