DOLAR 8,7540
EURO 10,3892
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 40°C
Sıcak
Diyarbakır
40°C
Sıcak
Paz 38°C
Pts 38°C
Sal 39°C
Çar 37°C

Farkında Olmamak

07.02.2020
A+
A-

2019-2020 Eğitim Öğretim yılı ikinci yarısı başladı.Bu vesileyle eğitim camiasına ve öğrencilerimize başarılar diliyorum . Bugünkü köşe yazımda eğitim konusuna değinmek istedim. İlimizde Eğitim-Öğretim her geçen yıl başarılarını katlayarak devam etmektedir. Eğitimde yakalanan bu başarıda pay sahibi değerli öğretmenlerimiz, velilerimiz ve öğrencilerimizdir.
Öğrenciler eğitilirken anne-babaların ve eğitimcilerin dikkat edecekleri en önemli konu çocukların yeteneklerini keşfetmek ve bu yönde onları eğitmektir. Anne-babalara düşen görev ise çocuklarına baskı yapmadan azarlayıp horlamadan onları olumlu yönde motive ederek içlerindeki farkına varılamayan cevheri ortaya çıkararak kendilerine yardımcı olmaktır.
Çocuklara yapılan baskı, azarlama, sen adam olamazsın, sen kötüsün, sen şusun busun diyerek yapılan bilinçsiz söz ve hareketler ileride o çocuktan bir canavar meydana getirmekle eşdeğerdir.
İşte size çarpıcı bir örnek.
Fillerin bir eğlence aracı olarak vahşi eğitilme hikayesinin ilk bölümü.
Filler daha yavruyken, kalın bir zincirle ayaklarından bir direğe bağlanıyor. Önceleri kaçmaya çalışıyor, ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın yavru filin gücü zinciri koparmaya yetmiyor. Fil yavrusu ayağındaki zincirle büyüyor ve kaçamayacağını kabulleniyor.
İşte bu noktada ayağındaki zincir çözülüyor ve yerine konulan ince bir halatla tahtadan bir çubuğa bağlanıyor. Fil bu şartlarda kaçabilecekken olduğu yerde kalıyor. Çünkü hala var olduğunu sandığı zinciri asla koparamayacağını inanıyor.
Biraz düşünürsek, ne kadar ilginç ve ibret verici bir tablo. Aslında çoğumuzun hayatında, farkında olmadan çocukken şartlandığımız düşünce şablonlarının doğrultusunda sürüyor. Dolayısıyla çocuklukta kafamızda şablonlaşan düşüncelerden ve kalıplardan kendimizi kurtaramıyoruz, yapabileceğimiz ve ortaya çıkarabileceğimiz bir yeni fikir ve yeteneğe engel oluyoruz.
Bu noktadan hareketle şunu sorabilir miyizacaba? Bizde ve çocuklarımızda var olan yeteneğin, cevherin farkında olmadan bir köşede paslanan ve bunu kader diye kabullenenlerin, böyle bir saplantısı mı var acaba? Bu kişisel bir örnek.
Aynı örneği genelleyecek olursak, bugüne kadar geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza dahil atılan adımlarda söz sahibi olup da gerekli atılımları yapmayan, yapamayan, yaptıramayanların böyle bir takıntısı mı var acaba? Çocuklarımızdaki yeteneğin farkında olmayarak, onlardaki cevheri ortaya çıkaramayanlar mı suçlu yoksa karnesinde zayıf getirdiği için azarlanan, horlanan hatta şiddete maruz kalan çocuklar mı?
Çocuklardaki yetenek ve cevheri ortaya çıkaramayanlar, önlerindeki açmazlığı ve tıkanıklığı hep bir yere havale edenlerin ayaklarındaki zincirler bu kadar büyük mü ?  Şimdi düşünme sırası sizde. Sevgiyle Kalın…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
25 Aralık 2019
5 Ekim 2020
18 Aralık 2019
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.