Diyarbakır Yenigün

Doğru bilgi ve sorumluluk – II

Doğru bilgi ve sorumluluk – II
Sukru Simdi
Sukru Simdi( sukru.smd@gmail.com )
27 Mart 2020 - 0:10

Geçtiğimiz günlerde ulusal bir kanalda koronavirüs ile ilgili yapılan tartışma programında Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı olan ve koronavirüs ile ilgili alanında uzman olan isim Prof. Dr. Mehmet Ceylan[4] canlı yayını terk ederek şu sözleri dile getirdi; Gazetelerden öğrenilenlerle uzman gibi tartışmayı doğru bulmuyorum.

Herkesin uzmanlığına saygım var ama bir enfeksiyon hastalığını böyle tartışacaksanız ben gidiyorum zaten, siz tartışın.” Nitekim alanında uzman olan bir profesöre söz hakkı verilmemesi kamusal çıkarla örtüşmediği gibi medyanın meşruluğuna da gölge düşürmektedir. Medyanın alanında uzman olan kişilere söz hakkı tanıması gerekmektedir. Sırf medyatik olduğu ve izlendiği varsayıldığı için her konuda söz söyleme lüksünü kendinde bulan insanlara medyanın yer vermesi sorunludur.

Ekonomik çıkarların böylesine kamu sağlığını tehlikeye atan bir konuda ön plana atılması gerekse habercilik etiği açısından sorunsallaştırılabileceği gibi o medya kuruluşunun meşru dayanaklarının da tartışmaya açık hale gelmesine neden olur ve bu durum medyayı kamu hizmeti yaptığı için sahip olduğu avantajlardan yoksun bırakmak anlamına gelmelidir[5] İnsanların doğru haber alma hakkı, ekonomik çıkarlara kurban edilmemeli. Hele ki böylesine halk sağlığını tehlikeye atan durumlarda medya araçlarının meşruluk kaynakları tartışmaya açık hale getirilerek, kurutulmalı.

Bilimsel gazetecilik[6] ilkelerine göre hareket edilerek, doğru bilgi aktarılabilmeli. Örneğin henüz test aşamasına geçmesi onaylanan bir aşıyı insanlara “aşı bulundu” diyerek servis etmek ahlaken ve bilimsel habercilik açısından yoksun bir anlatımı ifade eder. Bunun sosyal medyadaki versiyonu ise “aşı bulundu mu” biçiminde başlık atılarak tık haberciliği olarak görülen gazetecilik tarzıdır[7]. Her iki tür habercilikte sorunludur. Kendimizi virüsten olduğu kadar en az onun kadar tehlikeli olan habercilikten de korumamız gerekmektedir. İran’ da koronavirüse iyi geliyor söylentilerine kulak asarak hareket eden 81 insan hayatını kaybetti[8].

Diğer yandan geleneksel medyanın sahip olduğu eşik bekçiliği[9]  yani haberin süzülmesi süreci dijital ortamdaki enformasyon akışında aynı düzeyde kimileyin hiç bulunmadığı için yanlış bilgi fazlasıyla karşımıza çıkabilmekte. Buna karşın alınabilecek önlemlerden birisi teyit edilmiş kaynaklardan gelen mesaj, bilgi ve haberlere öncelik tanımak. Sağlık Bakanlığı gibi Türk Tabipler Odası gibi kurumların teyit edilmiş sosyal medya hesaplarını takip etmek daha sağlıklı bilgi almanızı sağlar. Özellikle sosyal medyadaki arkadaş çevresinde yapılan paylaşımları doğrudan etkileşime sokmak ve paylaşmak doğru olmadığı gibi bizleri de yanlış bilgi yayan birer özneye çevirme riskini barındırmaktadır. Unutmamak gerekir ki bilginin artışı aynı zaman da bilgi kirliliğini getirir.

[4] Tele 1 (2020).  Habertürk’teki koronavirüs tartışmasında canlı yayını terk etti. https://tele1.com.tr/haberturkteki-koronavirus-tartismasinda-canli-yayini-terk-etti-141368/. Erişim Tarihi: 17.03. 2020.

[5] Hermann, E.(2004). Medyada İkiyüzlülük: Propaganda Çağında Haberleri Deşifre Etmek, çev: Nirven, N. İstanbul: chiviyazıları Yayınevi.

6] World Federation of Science Jorunalist, http://wfsj.org/v2/. Erişim Tarihi: 17. 03. 2020.

[7] Uçak, O. (2019). Haber Uygulamaları, Konya: Eğitim Yayınevi.

[8] Euronews, (2020). İran’da Covid-19’dan korunmak amacıyla içtikleri sahte içkiyle ölenlerin sayısı 81’e yükseldi, https://tr.euronews.com/2020/03/12/iran-da-covid-19-dan-korunmak-amaciyla-ictikleri-sahte-ickiyle-olenlerin-sayis-81-e-yuksel. Erişim Tarihi: 17. 03. 2020.

[9] Tokgöz, O.(2017). Temel Gazetecilik, 12. Baskı. Ankara: İmge Yayınları (SON)

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım