DOLAR 7,7753
EURO 9,3209
ALTIN 441,92
BIST 1.311
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Parçalı Bulutlu
Sal 13°C
Çar 14°C
Per 15°C
Cum 15°C

Diyarbakır’ın kalbi: Amida Höyük

Diyarbakır’ın kalbi: Amida Höyük
21.10.2020
A+
A-

İlk yerleşimin M.Ö. 6100 yıllarında Genç Neolitik döneminde başlandığı belirlenen Diyarbakır’ın kalbi olarak adlandırılan Amida Höyük’te yapılan kazılarla tarihi eserler ortaya çıkıyor. Kazılarda daha önce Artuklu Sarayı’nın divanesi, kabul salonu, gizli kaçış tüneli ve bazı bölümlerini, şimdi ise 1800 yıl öncesinde yapılan kalorifer sistemini tespit ettiklerini belirten Kazı ekibi başkanı Doç. Dr. İrfan Yıldız, kazılarda Amida Höyük’ün M.Ö. 10-11 bininci yıllara kadar yerleşimin olduğuna dair kalıntıların bulunmasını hedeflediklerini söyledi.

 

BURAK EMEK/YENİGÜN HABER – ​ Hurri-Mitanniler, Urartular, Persler, Romalılar, Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular, Artuklular ve Osmanlı’nın da aralarında yer aldığı birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır’ın tarihi Suriçi’ndeki 8 bin yıllık Amida Höyük’teki arkeolojik kazılar devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce sürdürülen çalışma kapsamında Amida Höyük’te bulunan Artuklu Sarayı’nın ve onlarca medeniyete ait izlerin ortaya çıkarılması için yapılan kazılar, 50 gönüllü arkeologla yürütülüyor.

Bugüne kadar yapılan kazılarda Amida Höyük’te ilk yerleşimin M.Ö. 6100 yıllarında Genç Neolitik döneminde başlandığı tespit edildi. Ancak sürdürülen kazı çalışmalarında Amida Höyük’ün M.Ö. 10-11 bininci yıllara kadar yerleşimin olduğuna dair kalıntıların bulunması hedefleniyor. Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve kazı ekibi başkanı Doç. Dr. İrfan Yıldız, Diyarbakır’ın kalbi olarak adlandırılan Amida Höyük’ün üzerindeki Artuklu Sarayı’nda 2018 yılında Diyarbakır Müze Başkanlığı’nca çalışmalar başladığını söyledi.

‘Yerleşimin kesintisiz devam ettiği yerlerden’

2019’dan bu yana kazı çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Yıldız, “Amida Höyük, hem Mezopotamya hem de Diyarbakır için önemli bir yerleşim yeridir. Amida Höyük’te bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda günümüzden 8 bin yıl önce yerleşimin olduğu netleşti. Ama yapılacak çalışmayla yerleşim tarihinin daha ileri bir tarihe gideceğini düşüyoruz. Yerleşimin başladığı günden günümüze kadar kesintisiz olarak yerleşimin devam ettiği ender kentlerden biridir. Aslında biz Artuklu Sarayı diyoruz ama Artuklu Sarayı da Roma Sarayı üzerine inşa edilmiştir. Yaptığımız kazılarda Roma Sarayı’ndaki kalıntılar, Artuklu Sarayı’nın altında çıkıyor. Şimdiye kadar yaptığımız çalışmalarda Diyarbakır’da özellikle efsanelerde geçen gizli veya kaçış tünelleri tespit etmiştik. Sarayın kabul salonu ortaya çıkarılmıştı. Sarayın divanhanesi ki bu divanhaneyi Evliya Çelebi anlata anlata bitiremiyor, Anadolu’da bu divanhane gibi süslü bir divanhane görmediğini söylüyor. Bu Süslemelerin benzerini sadece Mısır’daki Kalavun Medresesi’nde gördüğünü söylemişti. Divanhane 1961-1962’deki kazılarda ortaya çıkarılmıştı. Daha sonra tekrar toprakla kapatılmıştı. Onu yeniden ortaya çıkardık” dedi.

‘Hamamda kanallar vasıtasıyla sıcak su sarayın mekanlarına dağıtılmış’

Arkeolojik kazı çalışmalarında, 1800 yıllık olduğu değerlendirilen su kanalları ve kalorifer sistemi bulduklarını anlatan Yıldız, “Bu yıl yaptığımız çalışmalarla özellikle divanhanenin doğusundaki aşmada Artuklu Sarayı’nın zemininin alt katına doğru devam ettiğimizde Roma döneminin kalıntıları çıktı. Roma döneminde mekanın zemini ince tuğlalarla döşenmiştir. Bu zeminin altında o günün ısıtma sistemi diyebileceğimiz sarayın doğu taraftanda bulunan hamamdaki sıcak suyun etrafı tuğlalarla yapılan kanallarla vasıtasıyla saraya dağıtılıyor. Bunu bir kalorifer sistemi olduğunu söyleyebiliriz. O günkü şartlar için çok güzel bir sistem. Doğudaki hamamda kanallar vasıtasıyla hamamın sıcak suyu sarayın mekanlarına dağıtılmış. Bir mekanda yaptığımız çalışmada o sistemin tamamını ortaya çıkardık. Diğer mekanlarda da ortaya çıkarılacak. Genel itibarıyla baktığımız zaman pöhrem dediğimiz pişmiş topraktan bu suyun dağıtımı yapılmış. Ama bu yapıda daha erken bir tarihli sistem olduğu için kanallar vasıtasıyla sıcak su mekanlara dağıtılmış, mekanların ısıtılmasını sağlamak amacıyla ve ısı kaybını önlemek için de etrafında tuğlalar döşenmiş. Saraylarda bugüne kadar en iyi bilenen ısıtma sistemi Osmanlı döneminde yapılan İshakpaşa Sarayı’nda vardı. Roma Sarayı’ndaki bu sistem bölge için en erken tarihli sistem diyebiliriz” diye konuştu

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."