Çocuklar suça neden sürükleniyor?

Çocuklar suça neden sürükleniyor?
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in paylaştığı rakamlara göre geçen yıl 224 bin 300 çocuk suça sürüklendi. Bu rakamlara göre Diyarbakır adliyesinde...
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in paylaştığı rakamlara göre geçen yıl 224 bin 300 çocuk suça sürüklendi. Bu rakamlara göre Diyarbakır adliyesinde çocuklarla ilgili görülen 8 bin 20 davadan bin 543’ü hapis olmak üzere, 3 bin 543 mahkumiyet kararı çıktı. Peki bu tablo neyi anlatıyor?

Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün 2021 yılına ait “suça sürüklenmiş çocuk istatistiklerini” paylaşan CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, geçen yıl 224 bin 300 çocuğun güvenlik birimleri ile tanıştığını söyledi. Türkiye’deki her 100 bin çocuktan bin 500'ünün suça sürüklendiğine dikkat çeken Tekin, 2021'de çocuklar hakkında 32 bin 131 hapis cezası kararı verildiğini söyledi. Tekin, 9 bin 30 çocuğa verilen hapis cezasının ertelendiğini, 28 bin 574 çocuğun ise adli ve idari para cezasına çarptırıldığını belirtti. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde yer alan verilere göre, iller bazında suça sürüklenen çocuklarla ilgili bazı veriler şöyle:

İstanbul’da 2021 yılında, 37 bin 832 dosyadan 20 bin 60 çocuk yargılandı. Bunlardan 3 bin 15’i karara bağlanırken, 4 bin 748’i hapis cezası olmak üzere, 11 bin 769 mahkumiyet kararı verildi. İzmir’de 15 bin 460 dosyadan 8 bin 987 çocuk yargılandı. 6 bin 216 mahkumiyet kararında 2 bin 872 çocuk hapis cezası verildi. Üçüncü sıradaki Ankara’da ise 13 bin 139 dosyada 6 bin 525 çocuk yargılandı. Bin 53’ü hapis cezası olmak üzere 2 bin 802 mahkumiyet kararı verildi. Beşinci sırada yer alan Diyarbakır’da ise geçen yıl 8 bin 20 dosyaya bakıldı. 4 bin 665 çocuğun yargılandığı davalarda 3 bin 543 mahkumiyet kararı verildi. Bu kararların bin 543 hapis cezası oldu.

“Türkiye’de çocuk koruma politikasızlığı var”

Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Diyarbakır, suça sürüklenen çocuklarla ilgili en fazla karar verilen İstanbul ve İzmir’den sonra üçüncü il oldu. Tabloyu VOA Türkçe’den Mahmut Bozarslan’a değerlendiren Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Mehmet Emin Gün, rakamların yüksek olduğuna dikkat çekti. Türkiye'de çocuk koruma politikasızlığı olduğunu savunan Gün, şöyle konuştu:

“Türkiye'de Çocuk Koruma Kanunu var. 2005'te çıkardıktan sonra ‘Her şeyi bitirdim’ gibi düşünüyorlar ama çocuk koruma sistemi yok. Eğer iyi bir çocuk koruma sisteminiz ve bunu uygulayan bir adalet mekanizmanız varsa bir çocuğun birden fazla kez suça sürüklenmesi durumunun minimal, belki de hiç olmaması gerekir. Ama bir çocuğun 60-70 tane dosyası varsa, sizlerin bu durumda kendine dönmesi gerekir. Bu rakamlarını böyle olma ihtimali de yüksektir. Bu da Türkiye'nin çocuk koruma politikasının olmadığını gösterir. Bütüncül bir koruma sistemi olmalı, Adalet Bakanlığı'nın, yasa uygulayıcılarının, uzmanların, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve çocukla ilgili diğer bütün alanların birlikte çalışabileceği bir sistemden bahsediyoruz." Diyarbakır’daki rakamların nüfusa oranlandığında diğer illerden daha yüksek olduğunu ifade eden Gün, çocukların Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile yetkilendirilmiş savcılar tarafından sorgulanmasına dikkat çekti. Gün, tabloda çocukların TMK savcıları tarafından sorgulanmasının etkisi olduğunu savunarak, “Diyarbakır'da suça sürüklenen iki çocuktan biri mahkumiyet kararı almış. Bu da Diyarbakır'da TMK kapsamındaki suçlardan soruşturulmasıyla bağlantılı. Çocukların tahkikatının terör savcıları tarafından yapılması kanunu açıkça aykırıdır. Bu ciddi bir etkendir. Bir de Diyarbakır'daki çocuk mahkemelerinde dahil ederek söylüyorum, mahkemelerin de çocuklara bakış açısının ne kadar olumsuz olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

“Rakamlar vahim”

Çalışma alanlarında çocuklar da bulunan Göç ve İnsani Yardım Vakfı’nın Başkanı Çiğdem Ertak ise rakamların vahim olduğunu söyledi. VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Ertak, rakamların yüksek olmasının nedenlerine bakmak gerektiğini ifade etti. Ülke şartlarının en fazla çocukları etkilediğine vurgu yapan Ertak, şunları söyledi : “Ülkedeki yoksulluk seviyesinden, işsizlik seviyelerindeki artıştan, sosyo-ekonomik eşitsizlik ve adaletsizliğin mevcut gerçekliğinden ayrı değerlendirmek mümkün değil. Bütün bu saydıklarımız çünkü en çok çocukları etkiliyor.” Öncelikle çocukları suça iten nedenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Ertak, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Çocukları suça iten nedenler ortadan kaldırılmadan, çocuk haklarına saygılı ve etkin-önleyici mekanizmalar kurulmadan, mevcut olanları gerektiği gibi işler halde tutmadan çocukları korumamız, çocukluklarını onurlu bir şekilde yaşamalarını sağlamak zor. Uygulamada çocuk ceza adalet sisteminin ilke ve standartları yok sayılıyor çoğunlukla. Çocuğun psiko-sosyal gelişim özellikleri ve çocuk hakları ilkeleri uygulamada yerini bulmuyor. Yapılması gereken en temel şey adalet mekanizmasıyla karşı karşıya gelen çocukları sadece çocuk oldukları için özel muameleye tabi tutmak, her aşamada yüksek yararını öncelik olarak belirlemek ve en az zararla bu süreçten çıkmalarını sağlamak olmalıdır. Bir diğer önemli nokta ise sosyal hizmet uygulamalarını etkin ve işler hale getirmek, çocuğun ihtiyaçlarını ve sorunlarını gidermeye dönük mekanizmalar işletmektir."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.