Diyarbakır Yenigün

Dindar nesil ve icraat

Dindar nesil ve icraat
Osman Ergun
Osman Ergun( oergun21@gmail.com )
09 Ocak 2019 - 8:55

Dün Konda’nın yaptığı ve Dindar” olduğunu söyleyenlerin son 10 yılda yaşanan toplumsal değişim ile yüzde 55’ten yüzde 51’e gerilediği ve ateistlerin arttığına vurgu yapılan araştırmasını sizlerle paylaşmıştım.
Bu gün İlahiyatçı Cemil Kılıç’ın KONDA’nın bu raporunda öne çıkan “ateistlerin sayısının artmasını” değerlendirdiği görülerine yer vereceğim. Kılıç’a göre bugün ateistler, Müslümanlara göre Kuran’a daha uygun ve daha ahlaklı yaşıyor (muş).
Deutsche Welle (DW) Türkçe’ye konuşan ilahiyatçı yazar Cemil Kılıç, hâlihazırda Türkiye’nin yüzde 99’unun Müslüman olduğunu ancak bunun kültürel ve sosyolojik bir Müslümanlık (yani geleneksel Müslüman) olduğunu savunmuş.
Türkiye’de namaz, hac ya da türban takmak gibi dini ritüelleri yerine getirenlerin dindar olarak tanımlandığını belirten Kılıç, İslamiyet’in yalnızca ritüellerden ibaret olmadığını şu sözlerle anlatıyor: “Oysa ahlaki ve insan hakları değerleri üzerinden de bir dindarlık tanımlaması yapılması gerekiyor. Gözlemlerime göre itikadi anlamda Türkiye’deki Müslümanların sayısı yüzde 60’ı geçmez.”

Konda’nın raporuna atıfta bulunan ilahiyatçı, azalan dindarlığın bunlardan hangisi olduğunu ise şöyle yorumlamış: “Türkiye’de hâkim olan Emevi Müslümanlığı’dır. Kuran’da geçen namaz, haksızlıklara bir isyandır. Emevi Müslümanlığı’ndaki namazsa sultana, devlete, iktidara bir itaat olarak görülür.”

Bu konuda çok tartışılacak bir iddiada bulunan Kılıç, bugün Türkiye’de namazın Allah rızası için kılınmadığını belirterek, “Namaz, siyasi iktidara itaatin bir ifadesi olarak kılınıyor. Nitekim camilerde de siyasi iktidarın politikalarını yansıtan vaazlara artık daha sık tanık oluyoruz.” İfadelerini kullanıyor.

Tartışmayı evrensel insan hakları, vicdan ve akıl üzerinden de değerlendiren Kılıç, deist ve ateistlerin Kuran’daki öğütleri Müslüman olduğunu söyleyenlerden daha fazla uyguladığını da şu sözlerle savunuyor: “Bugün ateist veya deistlerin pek çoğu Müslümanlardan daha ahlaklı ve vicdanlı.”

Kılıç, Türkiye’nin 17 yıldır dindar bir iktidar tarafından yönetildiğini hatırlatarak “Bu şartlar altında dindarların sayısında artış olması gerekmez miydi” sorusuna şu yanıtı veriyor: “İnsanlar artık cemaatler, tarikatlar, diyanet ve siyasi iktidar tarafından kendilerine anlatılan egemen din anlayışına tepkili. Anlatılan bu dini ve resmi dindarlığı reddediyor.”
Bir ilahiyatçıdan, belki da amacını aşan bir yorumlama olarak algılanabilir bu. Ancak geçen yazımda da belirttiğim gibi insanlar; kendilerine anlatılan dindarlık ile yazılı ve görsel basında bunun karşılığını görememenin handikapını yaşıyor.
Özellikle TV dizileri bu anlamda tam bir tersyüz olma haline işaret ediyor. Silahların konuştuğu ve çarpık ilişkilerle bezenmiş TV dizileri ve kimi yarışma programları evlerin içinde hükümetin tam tersi yönde bir propaganda üretiyor.
Hal böyleyken Konda tarafından yapılan araştırmada bu tablonun ortaya çıkması çok şaşırtıcı bir durum değil.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım