Dolar 9,6155
Euro 11,2367
Altın 554,31
BİST 1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 27°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
27°C
Az Bulutlu
Pts 24°C
Sal 21°C
Çar 22°C
Per 23°C

Demirtaş’ın yeni kitabı ‘Efsun’ 2 Ekim’de raflarda

Demirtaş’ın yeni kitabı ‘Efsun’ 2 Ekim’de raflarda
24.09.2021
A+
A-

HDP’nin eski eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın pandemi döneminde cezaevinde kaleme aldığı Efsun isimli romanı 2 Ekim’de Dipnot Yayınları etiketiyle okurla buluşmaya hazırlanıyor.

 

YENİGÜN HABER – Edirne Cezaevi’nde 5 yıldır tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın pandemi döneminde cezaevinde kaleme aldığı “Efsun” isimli romanı 2 Ekim’de Dipnot Yayınları etiketiyle okurla buluşmaya hazırlanıyor.

Demirtaş kitabın yazım sürecine ilişkin olarak, “2020 yılı başlarında, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de baş gösteren Covid-19 salgınıyla herkes evlerine hapsoldu. Biz ise zaten üç yıldır hapisteydik. (Siz romanı okurken hapiste beş yılımızı bitirmiş olacağız.) Tıpkı milyarlarca insan gibi eşim ve kızlarım da karantina tedbirleri nedeniyle aylarca evden çıkamadılar. Cezaevlerinde avukat ve aile ziyaretleri askıya alındı.” dedi.

T24’ün haberine göre, Demirtaş şu ifadeleri kullandı:

“Kızlarım ve eşimle daha sık mektuplaşmaya başladık. Biz hapsedilmeye alışmıştık ama onların ev hapsinde daralıp bunalmalarını istemiyordum. Onlara, çocukluğumdan kısa öyküler yazıp göndermeye başladım. Okuyup beğendiğimiz kitapları da birbirimize gönderdik. Derken, on binlerce sayfalık uyduruk kumpas davası evrakıyla uğraşmaktan daha yararlı bir iş yapmaya, onların okuması için bir roman yazmaya karar verdim. Fakat bu defa ‘asistanlığımı’ onlar yapacaktı.

Hikâyenin geçeceği mekânları, özellikle hiç gidip görmediğim yerlerden seçtim. Beyrut, Girit, Gümüşhane, Çanakkale (Lapseki), Edremit, İstanbul’un bazı mahalleleri ile diğer yerlerin çoğunu ben hiç görmedim, kızlarım da görmediler. Ama benim için internetten tüm bu yerleri araştırıp fotoğraflar, raporlar gönderdiler, yorumlarını eklediler. Romanda geçen yemekleri, çiçekleri, şarkı sözlerini, karakterlerin isimlerini ve daha birçok bilgiyi onların gönderdiği raporlardan yola çıkarak belirledim. Tıpkı romanın kendisinde olduğu gibi onlar araştırdı, ben yazdım. Onlara bölüm bölüm gönderdim, önerilerini aldım.

Böylece romanı birlikte yazdık. Anneleri de hem el yazılarımı bilgisayara geçti, hem de bütün bu süreci koordine etti. Yani Başak, Delal ve Dılda ile birlikte yazdık bu romanı. Okudular, ‘Olmuş’ dediler. Sonra siz de okuyun istedik.”

Kitabın arka kapak yazısından:

Dupduru, yer yer hüzünlü, yer yer coşkulu ama hep çağıldayan, insana kendini iyi hissettiren bir anlatım…

Olanca ışıltılarıyla ilginç karakterler…

Acının mizahla harmanlanışı…

Üç kuşak boyunca anlatılan, sonunda mutlaka kapanacak olan bir hesap…

İlmek ilmek dokunmuş, sürprizlerle dolu bir olay örgüsü…

Demirtaş daha önce de Devran, Seher, Leylan kitaplarını kaleme almıştı. (Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.