DOLAR 8,4773
EURO 10,0850
ALTIN 493,71
BIST 1.414
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 41°C
Sıcak
Diyarbakır
41°C
Sıcak
Cum 41°C
Cts 40°C
Paz 39°C
Pts 40°C

‘Cezasızlık politikasına son verilmeli’

‘Cezasızlık politikasına son verilmeli’
01.03.2021
A+
A-

Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, baroya başvuran kadınların yargı organları ve idare ile yaşadıkları sorulara dair açıklama yaptı. Yapılan açıklamada “kadınlara yönelik sistematik şiddet dosyaları bir bütün olarak değerlendirilmeli ve eziyet suçunu oluşturduğu gözetilmeli, cezasızlık politikasına son verilerek kadınların adalete erişimi önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır” denildi.

 

YENİGÜN HABER- Baroya başvuran kadınların yargı organları ve idare ile yaşadıkları sorulara ilişkin Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından basın açıklaması yapıldı. Diyarbakır adliyesi önünde yapılan açıklamada konuşan Kadın Hakları Komisyonu üyesi Av. Öykü Çakmak, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nda düzenlenen “şiddeti önleme”, “mağduru koruma”, “faili cezalandırma” ve “şiddetle mücadelede etkin mekanizmalar oluşturma” yükümlülüklerini etkin bir şekilde uygulamaktan imtina eden siyasal iktidar ve yargı organları kadınları şiddet tehdidi karşısında korumayarak bu suça ortak olmaktadır. Bugün Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezimize başvuru yapan ve davalarını takip ettiğimiz kadınların yaşadıkları sorunlara ilişkin, yargı organları ve idarenin tutumu ile ilgili kamuoyuna bilgi vermek istiyoruz. Yaşamak isteyen bir kadının imdat çağrısını son çare olarak buradan duyuruyoruz. Ve biliyoruz ki şiddete maruz kalıp “hayatta kalmak” için her kapıyı çalan tüm kadınlar, benzer ayrımcı pasifliğe maruz kalmaktadır.”

‘Failler cezasızlık politikasından güç alıyor’

Çakmak, faillerin cezasız kaldığını söyleyerek şöyle konuştu: “Faillerin bu cezasızlık politikalarından güç aldığını biliyoruz. Özellikle İstanbul Sözleşmesi özelinde kadınların kazanımlarına yönelik saldırıların siyasal iktidar eliyle arttığı son 2 yılda adli ve idari mercilerin kadınları korumaması, kısa süreli ve uygulanabilirliği olmayan tedbir kararları ile korumasız bırakması yaygın bir devlet politikası haline gelmiştir. Oysa kadını şiddetten koruyan tedbir kararlarının çoğunda faile hiçbir yük yüklenmemektedir. Kadınların can güvenliği endişesi karşısında genellikle tek talepleri “failin kendilerine yaklaşmamasının sağlanması ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesinin sağlanması” iken bu tedbir bile kadınlara çok görülmektedir. Çünkü tüm süreçlerde kadınların değil fail erkeklerin hakları merkeze alınmaktadır.”

‘Adalete erişimin önündeki engeller kaldırılmalı’

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanunun uygulanması gerektiğini belirten Çakmak, “Adli ve idari merciler Türkiye’nin taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun gereği; kadınların şikâyetini dikkate almalı, inandırıcılıklarını sorgulamayı ve delil istemeyi bırakmalı, durumun aciliyetini kavrayarak derhal gereken işlemi yapmalı, can güvenliği tehlikesi nedeniyle kadının haklarını merkeze almalı, arabuluculuk rolüne son vermeli, şiddet tehdidi altında olan kadınlara ve çocuklarına sosyal ve ekonomik destek sunulmalı, kadınların şiddete ilişkin şikâyetlerini “aile içinde hallonulması gereken mahrem/özel konular” olarak değerlendirmeyi bırakmalı, kadınlara yönelik sistematik şiddet dosyaları bir bütün olarak değerlendirilmeli ve eziyet suçunu oluşturduğu gözetilmeli, cezasızlık politikasına son verilerek kadınların adalete erişimi önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Aksi halde müvekkilimiz dahil öldürülen ve şiddete uğramaya devam eden her kadının faili adli ve idari mercilerdir” diye konuştu. (Haber Merkezi)

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.