DOLAR 7,4310
EURO 9,0522
ALTIN 420,67
BIST 1.488
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 15°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
15°C
Az Bulutlu
Cts 16°C
Paz 16°C
Pts 13°C
Sal 15°C

Cemre Kara Yazdı: Bir film, Bir kitap

06.12.2020
A+
A-

 

Her hafta izlemeye değer bir film ve okunası birer kitap paylaşacağım sizlerle.

Film olarak Kış Uykusu ile başlayalım.

2014 yılı yapımı Nuri Bilge Ceylan (NBC) imzalı filmi aynı yıl  Uluslararası Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazandı.

Oyuncular: Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Nejat İşler, Melisa Sözen, Ayberk Pekcan, Serhat Kılıç, Tamer Levent, Nadir Sarıbacak, Mehmet Ali Nuroğlu…

Tam tamına 3 saat 17 dakikalık olan “Kış Uykusu”, Kapadokya’nın hiç turistik olmayan, bambaşka bir fotografik yorumuyla, şahane görseller var yine elbette, kar yağışının eşlik ettiği, müthiş bir atmosfer, doğanın yine farklı bir gözle, farklı bir sunumu… Filmin odağında üç karakter var. Haluk Bilginer’in son derece etkileyici performans sergilediği bir karakter olarak, adı üstünde “Aydın”, kız kardeşi  Necla (Demet Akbağ) ve genç karısı Nihal de (Melisa Sözen) . Bu üç geveze, genelde iç mekanlarda, NBC filmlerinde hiç alışık olmadığımız üzere dakikalarca konuşuyorlar… Diyaloglar kişilik çözümlemelerine, tartışmalara, psikolojik çıkarımlara, insan doğasının derinliklerine inecek kadar yoğun. Fakat o kadar büyük bir başarıyla canlandırıyor ki bu üç oyuncu karakterlerini, diyaloglarda öyle hoşa giden bir alaycılık, öyle bir mizah duygusu ve bir o kadar da gergin çatışmalar var ki, o kadar kendimizi, eşimizi, dostumuzu, komşumuzu, ailemizi filan buluyoruz ki bu diyaloglarda, zevk alarak, sıkılmadan, merak duygusuyla izliyoruz filmi, hatta, nasıl desem, komşumuzun duvarına bardakla kulak kabartmış gibiyiz adeta, gözetleme duygumuzun kabardığı, hafif sinsice bir merakla takip ediyoruz, çünkü çok özel/kişisel konular gibi durmakla birlikte çok da tanıdık, çok da “insana” ait. (Melis Zararsız)

Eleştirilere bakalım bir de…

”Nuri Bilge Ceylan, Kış Uykusu’nda gücünün zirvesinde. Kış Uykusu, belki de sinemanın en az sıkıcı 200 dakikalarından birini sunan, zengin, düşündüren ve muhteşem bir ustalık dönemi eseri.” (Variety).

”Oyunculuklar konusunda çok fazla bir şey söylemeye gerek yok, herkes fazlasıyla rolüne kaptırmış vaziyette tabii özellikle Haluk Bilginer, Demet Akbağ ve Mustafa Kılıç karakterlerinin baskınlıklarıyla da filmi rahatlıkla sırtlanan oyuncular. Kış Uykusu 196 dakikalık uzunluğuna rağmen akıp giden ve seyirciyi de peşine takan bir film…” (Öteki Sinema)

”Açık ve net, bu muhteşem bir film. Kendi yöntemlerini izleyen Ceylan, en az Bergman kadar titiz.” (The Guardian)

***

Bir kitap var sırada…

Bir Ferit Edgü romanı “Hakkari’de Bir Mevsim”

Edgü 1964’te er-öğretmen olarak gittiği Hakkâri’nin Pirkanis köyünde (günümüzdeki adı Işıklar) yaşadıklarını yıllar sonra düşle gerçeği bir arada kurgulayarak anlatmış. Bir kış mevsimi boyunca -kitaptaki ifadeyle – Hak. İlinin Pir. Köyünde yaşamları birbirine giren insanların dünyası, yoklukla, yoksullukla mücadelesi ile kitabın kahramanının yabancılaşma ve varoluş meseleleri anlatılır.

İki bölümden oluşan kitabın Ön ve Son Söz başlığını taşıyan birinci bölümünde on altı alt bölüm, ikinci bölüm dokuz alt bölümden oluşur. Olay örgüsü birinci bölümde birbirini takip eden olaylar dizisi şeklinde sunulmuş; ikinci bölümde ise parçalar hâlinde sunulup, birleştirilmesi okuyucuya bırakılmıştır.

Romanın film uyarlaması yönetmen Erden Kıral tarafından 1982’de çekildiği notunu da düşelim buraya ve Melih Cevdet Anday, roman hakkındaki eleştirisi ile bitirelim: “O’yu [Hakkari’de Bir Mevsim] sadece gerçekçi bir roman saymak yetmez, gerçeğin inanılmaz bir düşe dönüştüğü, şaşırtıcı bir öyküdür bu. Ferit Edgü’nün gerçek bir yaşamı, bir roman yaşamına çevirmesindeki beceriye hayran oldum. Çünki “O” gözlem gücünü, anlatı ustalığından alıyor” İyi okumalar ve izlemeler dileğiyle…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."