DOLAR 7,3023
EURO 8,7892
ALTIN 402,30
BIST 1.527
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 13°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
13°C
Çok Bulutlu
Çar 13°C
Per 15°C
Cum 16°C
Cts 18°C

Bizans döneminden kalma mağara: Kefta Keşîşan

Bizans döneminden kalma mağara: Kefta Keşîşan
15.01.2021
A+
A-

Urfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Takoran Vadisi’nde eski yerleşim yeri olduğu tahmin edilen 400 metre uzunluğundaki mağaranın Bizans döneminden kaldığı tahmin ediliyor.

 

YENİGÜN HABER – Siverek ilçesi sınırları içerisinde bulunan Takoran Vadisi doğal güzellikleri, anıt mezarlar ve tarihi mağaralarıyla dikkat çekerken, bölgede keşfedilmeyi bekleyen onlarca tarihi mağaraya da ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri de halk arasında Zazaca “Kefta Keşîşan” olarak bilinen Keşişler Mağarası. Bölge halkı Kefta Keşişan’da daha önceleri büyük haç levhaların olduğunu ancak defineciler tarafından mağaranın tahrip edildiğini belirtiyor.

Profesyonel dağcı ve ekipmanlarla içeri girdiklerini söyleyen Kulüp Başkanı Ferit Akçalı, “Bölge halkı arasında Keşişler Mağarası olarak bilinen 300 ile 400 metre derinlikte bulunan mağarayı bugün keşfe çıktık. Şükürler olsun zor olmasına rağmen mağaranın sonuna kadar gidebildik. İnerken zor şartlar altında ilerleyebildik, bazen süründük, bazen düştük ama çok güzel görsellere denk geldik. 3 büyük galeriden oluşan mağarayı keşfetmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

Keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda mağara var

Rudaw.net haberine göre bölgenin eski yerleşim alanı olduğunu ve keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda mağara olduğuna dikkat çeken Akçalı, “Bu mağaralardan belki de en büyüğüne biz girdik. Karanlık olması, içinde anlarca tünelin bulunması ve labirent şeklinde olması nedeniyle kimse bu kadar derinliğe girememişti. Biz ekipmanlarımızla ve ip sarkıtarak mağaranın en dibine kadar inmeyi başardık ve çalışmalarımızı çekimlerle belgelendirdik” ifadelerini kullandı.

Akçalı, ”İçerisi zifiri karanlık ama oksijen değerleri iyiydi. Orada gördüğümüz figürlere, şekiller, sarkıtlar bizi kendine hayran bıraktırdı. Kültür ve Tirizim Bakanlığının, Şanlıurfa İl Kültür Turizm Müdürlüğünün profesyonel bir ekiple. bir an önce buraya gelerek incelemelerde bulunmasını ve turizme kavuşturulmasını talep ediyoruz. İnanılmaz bir mağara buranın muhakkak gün yüzüne çıkarılması lazım” diye konuştu.

Kulüp üyelerinden Mehmet Kerece de, “Arkadaşlarımızla tekne gezisi düzenlerken vadinin ortasında bir mağara fark ettik, arkadaşlarla birlikte bu mağarayı görmek istedik. Zorlu bir çıkıştan sonra mağaraya ulaştık. Mağaranın içerine girdikçe mağaranın uzadığını ve derinliklere doğru devam ettiğini fark ettik. Mağaranın derinliklerine girdikçe, muhteşem bir yapı olduğunu gördük. Bugün de daha donanımlı olarak mağaranın keşfine çıktık. Bu mağaranın bir an önce turizme kavuşturulması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Kulüp gönüllülerinden Seyfettin Çatalkaya ise “Doğada yeni yerler keşfetmeye çalışıyor ve bunların tanıtımını yapıyoruz. Bu mağarayı da yeni keşfettik, normalde bu mağara dıştan pek görülmüyor, yakına geldiğimizde büyük bir mağarayla karşılaştık. İlk geldiğimizde teçhizatımız olmadığından ilerleyemedik, bugün teçhizatlarımızı alarak geldik ve gördük ki mağara tek kelimeyle muhteşem” dedi.

Çatalkaya, bölge halkının mağaranın Bizans döneminden kalma ve Hristiyanlığın ilk yıllarında kullanıldığını ve daha sonra insanlar tarafından yerleşim yeri olarak da kullanılmaya devam ettiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Bölgede yaşayan vatandaşlar, mağarada şimdi geldiğimiz noktaya kadar gelmediklerini söylüyor, çünkü zorlu bir yürüyüş ve zifiri karanlık var. Mağaranın Doğu Roma zamanından kalma Hristiyanlığın ilk başlarında keşişler tarafından tapınak olarak gizlice kullanıldığı söyleniliyor, bundan dolayı mağaraya Keşişler Mağarası deniyor. Tabi daha sonra da değişik kabile ve insanlar tarafından da yerleşim yeri olarak kullanılmaya devam etmiş.”

Çok yer ve mağara gezdiğini ama bu uzunlukta ve güzellikte bir mağara ile karşılaşmadığını söyleyen Çatalkaya, mağaranın incelenmesi ve turizme kazandırılması gerektiğini ifade etti. (Haber Merkezi )

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."