DOLAR 8,4705
EURO 10,2921
ALTIN 502,04
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 34°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
34°C
Parçalı Bulutlu
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 34°C
Per 35°C

“Bir soğanı bin kızıl elmaya değişmem”  – 1

16.08.2019
A+
A-

Canip Yıldırım, Cumhuriyetin ilk yıllarında Diyarbakır’ın, Türkiye’nin canlı tanıklığını hem de aktif siyasetle haşır neşir olarak yapmış bir insan.

Bölgede etkili olan aileler, siyaset ve Kürt sorunu ile ilgili aktif bir yaşanmışlığı anlattığı “Hevsel Bahçesi’nde Bir Dut ağacı” isimli anı kitabında, Said-i Kürdi üzerinden Kürt sorunu ile ilgili o dönem ki manzarayı anlatır.

Ziya Gökalp ile arasında geçen bir tartışmada, ‘Kızıl Elma’ ideali için başlığa konu olan şu sözleri söyler Said-i Kürdi: Ben, bir kelle soğanı bin kızıl elmaya değişmem…

Canip Yıldırım, bu diyalog ve o günlerdeki siyasi atmosferi şöyle anlatır:

Said-i Kurdi,Abdulhamid’e karşı zaten bir ara İttihat ve Terakki ile birlikte mücadele veriyor. Ondan sonra İttihat ve Terakki’nin ayrımcı, ırkçı varlığını görünce bu hareketle bağını koparıyor, ayrılıyor. Onun arkadaşlığı Ziya Gökalp iledir. Gökalp, meraklı, şüpheci bir adam. Bediüzzaman’da birtakım şeyler hissediyor. Eski belediyenin yanında bir kahve vardır. Ulucami’nin kahvesi. Orada kürsülerde oturulur, şehrin ileri gelen âlimleri, bilginleri orada sohbet ederler. Bediüzzaman da Diyarbakır’a geldiği vakitler Ziya Gökalp ile orada tartışırlar. O sıralarda Gökalp,Kızıl Elma’yı çıkarmış onu savunuyor. Bediüzzaman bundan menfi anlamda etkilenmiş. Çünkü ona göre İslamiyette kavmiyetçilik yoktur, birlik beraberlik vardır, Müslüman olan herkes kardeştir. Ama Kızıl Elma ideali bunun tersidir. Turancılıktır bu. Ziya Gökalp’e diyor ki, “Kürdüm diye telğ etme [hor görme] beni, bir kelle soğanı bin kızıl elmaya değişmem”.

Gökalp, “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” makalesinden ötürü, Mustafa Kemal’le mesafelidir. Kemalizm daha ziyade Zeki Velidi Toy’la teşviki mesai eder. Zeki Velid’i Togan’ın tezlerinde şu vardı: Araplar, Yunanlılar, Arnavutlar ve başka milletler bizden ayrıldılar.

Anadolu’da kalanların ise, yani Kürtler, Çerkezler, Lazlar, asimile edilmesi gerekir. Türkleştirme politikası. Ama Anadolu topraklarıyla sınırlı ve onunla yetinerek. Bediüzzaman’ın hayatı hep sürgünlerle geçmiştir. Afyon, Isparta, Eskişehir. Oradaki halkın Bediüzzaman’a karşı muazzam saygıları var. Bir zamanlar hava astsubay okulunun bütün talebeleri aşağı yukarı “Nurcuydular. Ben bunların bir kısmının davasını da aldım ve o zaman bunların bir kısmını askeri cezaevinde gördüm. Sordular bana, “Abi” dediler “sen neden tutuklandın?” Dedim ki Kürtçülük. “Ne demek Kürtçülük,” dediler; “bizim üstadımız da Kürt’tür, onun bir sözü vardır”. “Nedir” dedim, “Kürt ve Türk bir insandır, bir inşam ortadan böldüğün zaman kılıçla nasıl ölürse, Kürt’ün Türk’ten ayrılması da öyledir”. Bunlar İzmirli. Yani bu yabana atılacak bir söz değildir. İki halk arasında bir ihtilaf yoktur. Esas ihtilaf yönetenin tavrıyladır. Vergi almış, asker almış, Kore’ye göndermiş, Kıbrıs’a göndermiş.

…Bu dönemde, İttihat ve Terakkiciler, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılacağını biliyorlar, kurulacak yeni devletin ulusal bir Türk devleti olmasını istiyorlar. Ulusçuluk fikri. Ve bunların içinde biri hariç, İshak Sukuti Kürt’tür Türk olarak gösteriliyor. Zaten Kürt’tür. Çerkez var, bir kişi, bir de Arnavut var. Yani ne biçim Türkçülüktür ki, hiçbiri Türk değil!

İttihat-Terakki’nin de Mustafa Kemal’in de Türkçülüğü sanaldır, spekülatiftir.

Devam Edecek

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."