Diyarbakır Yenigün

Befin Özdemir Yazdı: Mültecileri Türkiye’de nasıl bir gelecek bekliyor?

Befin Özdemir Yazdı: Mültecileri Türkiye’de nasıl bir gelecek bekliyor?
27 Kasım 2019 - 0:05

Befin ÖZDEMİR/berfin.ozdmr332@gmail.com

Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen, Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ve Mülteci Destek Derneği (MUDEM) tarafından düzenlenen “Medya ve Mülteciler Basın Buluşmalarının dördüncüsü 22-24 Kasım tarihlerinde Ankara´da gerçekleşti.

Toplantılar, geri planda yapılan çalışmalar ve bu çalışmaların alt yapısını oluşturan ekonomik yapı hakkında bilgiler veriyor.

İlk defa katıldığım toplantıda dikkat çeken başlıkları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Son toplantıya 21 Suriyeli gazetecinin yanı sıra farklı şehirlerden 250 yerel medya temsilcisi katılırken; daha önce Ankara, Van, İzmir ve yine Ankara’da düzenlenen 4 farklı “Medya ve Mülteciler Basın Buluşmaları”na (son toplantıyla birlikte) 41 farklı şehirden 750 basın mensubu katılmış.

Etkinliğe Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Akarca, AB Delegasyonu Başkan Yardımcısı Eleftheria Pertzinidou, SGDD Genel Koordinatörü İbrahim Vurgun Kavlak’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

Gazetecileri yakından tanıyan ve gazetecilik geçmişi olan Mehmet Akarca, “Tanrı misafiri” kavramına dikkat çekerken,  çoğu ülkenin, dünyada 50 tane sığınmacıyı kabul etsem mi etmesem mi diye titizlikle düşündüğü bir dönemde, Türkiye’nin 5 milyon civarında mülteci ve sığınmacıyı ağırladığına vurgu yaparak Türkiye’nin dünyaya bir insanlık dersi verdiğini örneklerle anlattı katılımcılara.

Toplantılar hakkında bilgi veren SGDD Genel Koordinatörü İbrahim Vurgun Kavlak ise, mültecilerin yerel halkla uyumunun sağlanmasında basın mensuplarına büyük rol düştüğünü belirterek, “Yerelin nabzını en iyi bilen ve yaygın medyada gördüğümüz haberlerin birçoğunun asıl mimarı yerel basın mensupları, meslekleri ile kamuoyunun algısının oluşmasında çok büyük bir öneme sahiptir” dedi.

Kavlak, Türkiye’nin göçü yönetmek için yüksek standartlarda kanuni düzenlemeler yaptığını belirterek, “Haberlerde kullanılan dil ve doğru terminoloji gibi konular, ülkemizin dünyada örnek olan çalışmalarına büyük katkılar sağlayabilecek güçte. Konu ile ilgili çalışan sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının, basın mensuplarımızı güncel gelişmeler ile ilgili ortak çalışma yürütmesi ve birlikte kurulacak iletişim, kuşkusuz ülkemizin ve ülkemize sığınan kişilerin lehine olacaktır” dedi.

Sözcüklerin ve fotoğrafların gücü

AB Delegasyonu Başkan Yardımcısı Eleftheria Pertzinidou, Medya ve Mülteciler Basın Buluşmalarında gazetecilerin bir araya getirilmesinin olumlu etkilerine değinerek, genel olarak göçten ve gazetecilerin bu konuda nasıl pozitif rol alabildiğine vurgu yaparak şunları söyledi:

“İnsanlar kendileri ve çocukları için daha iyi bir gelecek için ya da savaştan, zulümden kaçmak için göç ederler. İnsan hareketliliği son yıllarda zorlu bir sürece girmiştir ve küresel bir çözüm gerektirmektedir. Suriye´deki çatışma milyonlarca insanı yerinden etti ve Suriyelilerin özellikle komşu ülkelere ve AB ülkelerine hareketliliğine neden oldu. Bu anlamda politika yapıcılar, gazeteciler ve sokaktaki insan olarak mültecilik konusunda ne biliyoruz diye kendimize sormamız lazım. Basın mensuplarının burada çok önemli bir rolü ortaya çıkıyor. Bu rol sözcüklerin ve çekilen fotoğrafların gücü. Yapılan haberler insanların algılarını şekillendiriyor. Gazeteciler yaptıkları işle göçün insani boyutunu dile getiriyor” dedi.

AB’nin 6 milyar avroluk yardımı

AB Türkiye Delegasyonu Bölüm Başkanı Libor Chlad, göç konusunda Türkiye ve AB iş birliğini anlattığı konuşmasında, Türkiye´deki mülteciler için sağlanan olanaklarla ilgili yaptıkları çalışmaları aktardı:

“Olanak olarak adlandırdığımız aslında fon; yani finansal destek. Ancak telaffuz edildiği gibi basit değil, içerisinde pek çok unsuru barındırıyor. Olanaklar, Türkiye ve AB arasında mülteci krizine yardımcı olmak için Mart 2016´da bir anlaşmayla ortaya çıktı. Bu anlaşma 6 milyar avroluk ciddi bir rakam. Olanaklar farklı finansal kaynaklardan desteklenen ortak bir mekanizma. Dünyanın farklı yerlerindeki göç yönetimine destek olmak için de aynı ortak mekanizma var.”

Suriye krizi başladığında, bu kadar büyük bir krizin beklenmediğine işaret eden Chlad, mültecilerin çoğunluğunun kadın olduğunu, yüzde 60´ının 34 yaşın altında olduğunu belirterek, 4 yılı aşkın süredir Türkiye´de olanların ne yazık ki çoğunluğunun hiç Türkçe bilmediğine ve sağlık, altyapı ve eğitim alanında yaptığı desteklere vurgu yaptı.

Mültecilerle ilgili istatistiki bilgiler

MUDEM Genel Koordinatörü Safa Karataş´ın moderatörlüğünde yapılan “Mültecilere Yönelik Yapılan Çalışmalar” konulu oturumda İçişleri Bakanlığı Göç idaresi Genel Müdürlüğü Göç Uzmanı Gamze Furtun bilgiler verdi.

O bilgilerden bazıları şöyle:

* Dünyadaki göçmen sayısı 258 milyon kişi.

* Yerinden edilen kişi sayısı 2018´de 70 milyon kişi. 6,7 milyon kişi ile Suriye en çok mülteci çıkaran ülke. Suriye´yi Afganistan ve Güney Sudan´ın takip ediyor.

* 4 milyon mülteci ile en çok mülteci barındıran ülke sıralamasında Türkiye ilk sırada ve geçiş aşamasındayken, hedef ülke haline geldi.

* Türkiye´de 1 milyonu aşkın “ikamet izinli yabancı bulunuyor.

* 2018´de 800 binlerde ikamet izinli yabancı vardı. İlk sırada 104 bin ile Iraklılar yer alıyor. Aynı zamanda ikamet izni olan Suriyeliler ise 99 bin. Türkmenistan, Azerbaycan ve İran da sıralamada yerini alıyor.

Ardından T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Göç ve Acil Durum Eğitim Daire Başkanlığı Şube Müdürü Selami İskender de “Mültecilerin Eğitime Kazandırılması” alanında bilgiler paylaştı:

* 4.7 milyon yabancıdan yüzde 27.69´unun 5 ila 17 yaşlarındaki eğitim çağındaki nüfustan oluşuyor.

* 684 bin öğrencinin Türk eğitimin sistemine girişinin sağlanmış.

* Eğitim çağındaki nüfus 1 milyon 82 bin ve okullaştırabilen öğrenci sayısı 680 binlerde. 400 bin öğrenci kayıp durumda.

* Halk Eğitim Merkezi kurslarına katılan kişi sayısı 770 bin 754 kişi. Kursiyerlerin yüzde 61,56´sının kadın.

Dikkat çeken rakam: 18 yaş altı 1.7 milyon Suriyeli

“Mültecilerin Spora Yönlendirilmesi” konusunda konuşan T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik ve Spor Uzmanı Serkan Yücel, 1.7 milyon 18 yaş altı Suriyeliye dikkat çekerek, gençlerin kayıp nesil olmaması için bakanlık olarak ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti.

Çalışmalar arasında ‘olası sosyal gerilimi azaltmayı’ hedefleyen çalışmalar da var.

Kısa adı ORF olan -Geçici ve Uluslararası Koruma Altındaki Bireyler ve Ev Sahibi Toplum için Spor ile Sosyal Uyumu Güçlendirme Projesi-ne değinen Yücel, UNHCR, Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi ve SGDD ortaklığı ile 8-18 yaş grubu aralığındaki çocuklara yönelik spor kursları aracılığıyla sosyal uyumu güçlendirmeyi ve toplumlar arası oluşabilecek sosyal gerilimi azaltmayı hedeflediklerini söyledi. Devam Edecek

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım