DOLAR 7,8678
EURO 9,3731
ALTIN 472,17
BIST 1.318
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Az Bulutlu
Sal 16°C
Çar 15°C
Per 15°C
Cum 13°C

Bazalt taşı elinde hayat buluyor

Bazalt taşı elinde hayat buluyor
21.10.2020
813
A+
A-

YENİGÜN HABER – Diyarbakırlı taş ustası Cuma Balıkçı, babasının yanında öğrendiği taş oyma sanatıyla Karacadağ bölgesinden getirdiği bazalt taşını işleyerek tavla, dama ve sehpa olarak kullanılabilecek çok yönlü esere dönüştürdü.

İHA’dan Rıdvan Kılıç ve Sedat Irmak’ın haberine göre, Sur ilçesinde ikamet eden 50 yaşındaki Cuma Balıkçı, taş ustası olan babasının yanında küçük yaşlarda taş oyma sanatına merak sarıp ilgilenmeye başladı. Merakını sanata dönüştüren Balıkçı, Karacadağ bölgesinden bazalt taşlarını evinde oluşturduğu atölyesine getirmeye başladı. Balıkçı, kurguladığı motifleri taşa işleyip sehpa, vazo, masa, el değirmeni, abdestlik, oturmalık gibi eserlere dönüştürdü. Cuma Balıkçı, son olarak bazalt taşından tavla yapmayı düşündü. Karacadağ’dan getirdiği taşı tavla, dama ve sehpa olarak kullanılabilecek bir esere dönüştüren Balıkçı, emeğinin karşılığı verildiği taktide bazalt taşından yapılan tavlayı ve diğer eserlerini satabileceğini dile getirdi.

“El emeğimin hakkını verseler, veririm”

Bazalt taşı ustası Cuma Balıkçı, baba mesleğini sürdürdüğünü, babasının hem değirmen taşı ustası hem de bazalt taşı ustası olduğunu söyledi. Surların ve evlerin yapıldığı teknikle eserlerini ortaya çıkardığını aktaran Balıkçı, “Yeni nesiller spiralle yapıyorlar, ben kabasını spiralle alıyorum, inceliğini komplesini çekiç ve murçla alıyorum. Bu tavlayı aklıma geldi yapayım dedim. Hem tavla olsun hem dama oynansın hem de sehpa olsun, Mekanizmalı, gittim Karacadağ tarafında bir tane taş buldum. Eski yöntemle hepsini oydum, bu eseri çıkardım. El emeğimin hakkını verseler, veririm. Emektir, bu yarın öbür gün tarihi eser sınıfına girer. Spiralle izi yok, makine izi yok. Hep elle oyduğumuz, hep değirmen çekiciyle yaptığımız, murç, keski ile yaptığım, hepsi bu” dedi. (Haber Merkezi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.