DOLAR 8,3335
EURO 10,0306
ALTIN 478,83
BIST 1.345
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 27°C
Açık
Diyarbakır
27°C
Açık
Cts 30°C
Paz 30°C
Pts 32°C
Sal 28°C

‘112’de Kürtçenin olmaması hak ihlalidir’

‘112’de Kürtçenin olmaması hak ihlalidir’

112 Acil Çağrı Merkezleri’ndeki 5 dil seçeneğinin arasında Kürtçenin bulunmamasının ayrımcılık ve hak ihlali olduğunu savunan sağlık örgütü temsilcileri, anadilde sağlık hizmeti almanın yaşam hakkıyla eşdeğer olduğunu söyledi

DİYARBAKIR YENİGÜN – Türkiye’de 112 Acil Çağrı Merkezleri, Türkçenin yanı sıra İngilizce, Arapça, Almanca ve Rusça hizmet veriyor. Çağrı merkezlerinin dil seçenekleri arasında Kürtçenin olmaması tepkilere neden oldu. Türkiye’nin her tarafından 20 milyon Kürt vatandaşın yaşadığını belirten Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, çok dilli hizmet veren Çağrı Merkezleri’nde Kürtçenin yer almamasını Meclis’in gündemine taşıdı. Diyarbakır Tabip Odası (DTO) Başkanı Mehmet Şerif Demir ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şube Sekreteri Mehmet Nur Ulus ise, 12 Acil Çağrı Merkezleri’nde Kürtçenin yer almamasına ilişkin Mezopotamya Ajans’a değerlendirmelerde bulundu.

Yaşamsal bir ihtiyaç

DTO Başkanı Mehmet Şerif Demir, anadilde sağlık hizmeti almanın yaşam hakkı ile eşdeğer olduğunu belirterek, hastanın anadilinde kendini ifade edememesi muayene sürecinde hastalık öyküsünü doğru verememesine neden olduğunu söyledi. Demir, “Tıbbi muayenede esas, hastanın öyküsünü almaktır. Bir hastanızın öyküsünü almadan onun tanısını koymanız ve tedavi etmeniz mümkün değildir. Şu ana kadar hiçbir laboratuvar, radyolojik yöntem, hastadan alınan öykünün yerini dolduramamıştır. Kendini anadiliyle ifade edememe, ağrısını, sıkıntısını, derdini anlatamamasının, hasta-hekim arasında etkili bir iletişim kurulamayacağı, hastanın bilgilendirilmesi ve tedavi hakkının engellenmesi sonucunu doğuracaktır” diye konuştu.

Sağlıklı iletişim

Demir, yaşanmış bir hikayeden yola çıkarak sağlıkta anadilin önemine değindi. 40 yaşında bir kadının Türkçe bilmediği için doktora gittiğinde kendisine meme kanseri teşhisi konulamadığı ve kadının ölüm ile burun buruna geldiği anlatan Demir, “Daha sonra meme kanseri teşhisi konulur. Yapılan biyopsi sonucu kanserin vücuda yayıldığı görülür. 3 ay önce daha erken safhada ve belki de tamamen iyileşme şansı varken, iletişimsizliğinin bedelini belki de hayatı ile ödeyecektir. Dolayısıyla doğru bir öykü alınmasının yolunun da hasta ile sağlıklı bir iletişim kurmaktan geçtiğini biliyoruz. Bu sağlıklı iletişim ise ancak hasta ile hekimin aynı dili konuşması ile ve tabii ki hastanın kendini en iyi ifade edebileceği dili ile mümkün olabilmektedir” ifadelerini kullandı.

‘Ayrımcılık ve hak ihlalidir’

Bölgede yaşayan insanların anadilinin Kürtçe olduğunu dile getiren Demir, “Birçok kişi Kürtçe dışında bir dil bilmemektedir. Dolaylısıyla Kürtçe sağlık hizmeti verilmemesi bir ayırımcılıktır ve hak ihlalidir. Sağlık hizmeti erişimde kısıtlılıktır. Sağlık hizmetini üreten biz hekimler; anayasal bir insan hakkı olan ‘sağlık hakkı’ için anadilde sağlık hizmeti almanın elzem bir durum olduğunu biliyoruz. Eşit, ulaşılabilir, nitelikli, parasız ve anadilde sağlık hakkını savunan meslek odası olarak; sağlığa ulaşım hakkını engelleyen anadillerin önündeki tüm engellerin kaldırılarak evrensel sağlık hizmetine ulaşımın önünün açılmasını talep ediyoruz” dedi.

“Ölümlere sebep olabilir”

SES Diyarbakır Şube Sekreteri Mehmet Nur Ulus da hastayı tedavi etmek için hastanın dilinden anlamanın önemine değindi. Ulus, “Doktor Kürtçe bilmiyorsa hasta kendini iyi bir şekilde dile getiremiyor. Hasta kendi dilinde kendisini daha iyi dile getirebilir, ancak ya hasta Türkçe bilmiyor ya da doktor Kürtçe bilmiyor. Sağlık alanındaki bu durum uzun süredir mevcut” dedi. Türkçenin yanı sıra İngilizce, Arapça, Almanca ve Rusça dil seçeneklerinin yer aldığı 112 Acil Çağrı Merkezleri’nde Kürtçenin olmamasının hasta hakkı ihlali olduğunu savunan Ulus, bölgede bu 5 dillin değil Kürtçenin hakim olduğunu söyledi. Acil servisinde çalışan biri olarak hasta doktor ilişkisinde dilin önemine şahit olduğunu belirten Ulus, “Acil durumlarda özelikle hasta, hastalığını acil bir şekilde dile getirmeli ki acil bir müdahalede bulunulsun. Ambulans için de bu böyle. 5 dakikada müdahale edilmesi gereken hastaya dilden kaynaklı yaşanan sıkıntı, o hastanın ölümüne yol açabilir. Aslında Kürtçenin olmaması ölümlere de sebebiyet verebilir” diye konuştu.  Ulus, bölge halkının dilinin her alanda olduğu gibi sağlık alanında da yer açılması gerektiğine de dikkat çekti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."