Yanıyorsak sebebi var

0
7
RAMAZAN KARATAŞ
Ramazan KARATAŞ rkaratasyenigun@gmail.com

Bu yıl sıcaklar geçen yıllara oranla mevsim normalleri üzerinde seyrediyor. Önümüzdeki günler Kürtlerin tabiriyle “Çilleyê Havîn”de sıcaklar bizi daha da bunaltmaya devam edecek. Gerçek o ki, her yıl bir diğerinden daha da ısınıyor dünya…

Peki, sıcaklıkların artmasının sebebi ne?

Bunun birçok sebebi var. Sanayiden kaynaklı sera gazı emisyonları, kent nüfuslarının ve paralelinde araç sayılarının artması, her geçen gün daha da büyüyen kentlerde ise hava koridorlarına karşılık gelen yerlerde düzensiz ve dikey yapılaşmalar…

Climate Central tarafından 5 Temmuz 2017’de yayınlanan “İklim Değişikliği Dünyanın Şehirlerini Nasıl Değiştirecek?” adlı araştırma raporu, eğer sera gazı emisyonları azaltılmaz ise 2100 yılında büyük şehirlerin sıcaklıklarının nasıl etkileneceğini ortaya koyuyor.

Çalışmada belirtildiği üzere, “Dünya genelinde yaz ayları artık daha sıcak geçiyor ve karbon emisyonları bu şekilde artmaya devam ettiği müddetçe” hava sıcaklıkları daha da şiddetli biçimde artmaya devam edecek. Sıcaklık artışları kentlerde daha vahim rakamlara ulaşacak.

Büyükşehirler, halihazırda çevrelerinden daha yüksek sıcaklıklara sahip. Kentsel ısı adası adı verilen olgu yüzünden, kentlerin sıcaklıkları yakınlarındaki kırsal alanlardan 7 ila 8 derece daha yüksek sıcaklık değerlerine ulaşabiliyor. Bu durum iklim değişikliğinin etkileri ile birleştiğinde ile beraber şehirlerde ölümcül sonuçlara da yol açabilir.

 

Dünya nüfusu kentlerde akıyor

Şu anda Dünya nüfusunun yüzde 54’ü kentlerde yaşıyor, 2050 yılında 2,5 milyar insan daha kent nüfusuna eklenecek. İklim değişikliği yüzünden kentler daha sıcak olacağından, aşırı sıcak hava olayları gibi iklim afetleri daha sık görülecek. Kentli nüfusun halk sağlığı ve kent ekonomisi tehdit altında kalacak.

İnteraktif olarak sonuçlarına ulaşılabilen çalışmada, Dünyanın dört bir yanından şehirlerin 2100 yılında öngörülen ortalama sıcaklıkları bulunuyor. Listede Türkiye’den İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi şehirlerin verilerine ulaşılabiliyor.

2100 yılında, İstanbul’un yaz ortalama sıcaklığı 27,4 dereceye ulaşacak. Bu da İstanbul’da yazların, Kahire’deki gibi geçmesi anlamına geliyor. İzmir’de ise yazın ortalama sıcaklık 32,2 dereceyi bulacak.

 

Yüksek binalar yüzünden yanıyoruz

Diyarbakır’a Urfa ya da Elazığ istikametinden giriş yaptığınızda yükselen binaların kentin çeperini bir duvar gibi ördüğünü göreceksiniz. Özellikle Urfa yolu tarafında Karacadağ’dan gelen serin esintiyi kente yaklaşırken hissediyorsunuz. Bahsettiğim sınırı geçtiğiniz an o esinti yerini sıcak havaya bırakıyor.

Bunun üzerine artan nüfus artan klima kullanımı, yeni yerleşim alanlarına yapılan asfaltlar ve özellikle kentin eski yerleşim yerlerindeki yeşil alan azlığını da koyun…

Tam da bu konuda TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı ve Meteoroloji uzmanı Ahmet Köse şunları söylüyor: Şehirleşmenin tesiriyle 38 derece olan sıcaklığı biz daha yüksek hissediyoruz. Yüksek binaların rüzgâr yönüne göre yapılması çok önemli. Gökdelenler yüzünden yanıyoruz, havayı 10 derece ısıtıyor!

Köse, yüksek yapılardaki cam kaplamaların güneş ışıklarını yansıtarak çevresinde ısı artışını etkilediğini söylüyor.

Hava sıcaklığının ortalama 38 derece olduğu bir günde hissedilen sıcaklığın nemle birlikte 48 derecelere ulaştığını belirten Köse “Şehirleşmenin tesiriyle ciddi manada 38 derece olan sıcaklığı biz daha yüksek hissediyoruz. Kışın kar bekliyoruz. Kırsala yağıyor ama şehir merkezine yağmıyor. Çünkü yanlış yapılardan dolayı şehrin üzerine gelen kar yağmura dönüyor. Yüksek binaların rüzgâr yönüne göre yapılması önemli. Eğer, şehrin rüzgâr koridorlarını engellerseniz bu sıkıntılar yaşanacaktır” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliği ve orman yangınları

ABD’de Berkeley Yangın Araştırmaları ve Destek Merkezi tarafından yapılan bir araştırmaya göre küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle orman yangınları birbirini tetikliyor. Şu anda hala salınan karbon emisyonlarından daha fazla ağaç olduğunu ama bunun çok yakında değişebileceği ve dışarıya salınmış olan karbon miktarının daha baskın olabileceği uyarısını yapıyor.

Bugün ormanlar, ağaçlar en büyük karbon yutakları olarak biliniyor. Öte yandan ormanlar yok edildiği zaman karbon sadece emilmemiş olmuyor, Kesilen ağaçların içinde depolanmış karbon da dışarı çıkıyor. Bugün karbon oranının ağaç oranını geçme tehlikesi geçmesi tehlikesiyle karşı karşıya olmamızın sebepleri arasında iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışları, kuraklık pestisitler ve fırtınaların yanı sıra orman yangınları da sayılıyor.

 

Yine ‘Trump’ sahnede:  Paris Anlaşması

Dünyanın sıçrama yapan ekonomilerini temsil eden BRICS (Brezilya, Rusya, Çin Hindistan ve Güney Afrika) ülkeleri son yapılan G-20 zirvesinde ülke liderlerinin ABD’ye Paris Anlaşması’nın uygulanması için baskı yapmalarını talep etmişti.  BRICS ülkeleri tarafından ortak yayınlanana bildiride diğer ülkelere kendilerini bir açık bir ticari sistemi yürütmeye devam etme çağrısı yaparken Paris Anlaşması’ndan çıkmış olan ve korumacı refleksler gösteren Trump’la gelişmekte olan ekonomileri karşı karşıya getirdiği vurgusunu yaptı. BRICS, bildiride bu durumun Trump’ı G 20’de izole hale getirerek yalnızlaştırdığını yazdı.

Paris Anlaşması’ın uygulanması için uluslararası ortak çalışma yürütme çağrısı yapan BRICS kurallara bağlı, şeffaf, ayrımcı olmayan açık ve kapsayıcı bir ticaret sistemini desteklediklerini, mevcut Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kural ve taahhütlerinin uygulanmasını destelediğini, korumacılığa karşı olduklarını ifade ediyor.
 

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here