Uzak gündem: Toplumsal bozulma

0
118
OSMAN ERGÜN
Osman ERGÜN oergun21@gmail.com

TÜİK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre, toplumsal bozulma korkutan boyutlara ulaşmış. 2002’den bu yana fuhuş yüzde 790, uyuşturucu bağımlılığı yüzde 678, çocukların cinsel istismarı yüzde 434, adam öldürme yüzde 261, boşanma oranları yüzde 37 arttı.

TÜİK başta olmak üzere devlet kurumlarının verileri de bu bozulmanın ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.
Peki, sosyal bozulmanın nedenleri neler? Bunları yine TÜİK verileriyle açıklamak mümkün.
Türkiye’de ekonomik ve sosyal sorunların tetiklediği sosyal bozulmalar nedeniyle suç oranlarında da önemli artışlar gözleniyor. Aile gelirinin borca oranı 2002 Aralık’ta yüzde 4.7 iken 2015 Aralık’a gelindiğinde bu oran yüzde 55.2’ye ulaşmış.
Aynı dönemde tüketicilerin banka borcu 6.6 milyar TL’den 381.9 milyar TL’ye, çiftçilerin bankalara borcu 5.1 milyar TL’den 61.1 milyar TL’ye ve bir kilo ekmeğin fiyatı 1.03 TL’den 3.59 TL’ye yükseldi. Bununla birlikte 14 yıllık süreçte boşanmalar yüzde 37, fuhuş yüzde 790, adam öldürme yüzde 261, çocukların cinsel istismarı yüzde 434, uyuşturucu bağımlılığı yüzde 678 ve cinsel taciz yüzde 449 artmış.

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, erken evlilik ve nişanlılık nedeniyle eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97.4’ünü kız öğrenciler oluşturuyor. Çocuk gelinlerin sayısının hızla arttığına işaret eden bu veriler, ülkemizde 181 bin 36 çocuk gelinin bulunduğunu ve henüz oyun çağındayken kız çocukların anne olmaya zorlandığı bir toplumsal dayatmaya işaret ediyor. Bu acı durum, ne yazık ki toplum yapısı yüzünden normalleştirip meşrulaştırıyor.

Aynı dönemde çocukların işlediği suç oranlarında da patlama yaşandı. Çocuk hükümlü sayısı, son 5 yılda 5 kat arttı. Çocuk istismarı dendiğinde aklımıza yalnızca cinsel istismar geliyor. Öyle değil… Çocuğa yeterli bakım sağlamamak, çocuğu (bir kazanç kapısı olarak kullanmak, çalıştırmak, dilendirmek…) kullanmak, çocuğa vurmak ve aşağılamak, sözlü şiddet uygulamak, pornografik malzemeler göstermek, çocuğun eğitim ve oyun hakkını elinden almak, zarar görebileceği durumlarda çocuğu denetimsiz bırakmak, çocuğun özgüvenini yıkmak, çocuğu örseleyerek, itip kakarak hırsını çıkarmak, eğitim ve barınma gereksinimlerini, sağlık ihtiyaçlarını ve duygusal gereksinimlerini göz ardı etmek ve çocukları kendi çıkarları için kullanmak da çocuk istismarının bir çeşidi…
Rakamlara baktığımızda ne yazık ki 2015’de bin 377’si erkek, 9 bin 718’i kız çocuğu olmak üzere toplam 11 bin 95 çocuk cinsel suçlara maruz kaldığını görüyoruz.

Toplumun temelini oluşturan sosyal yapılardaki bozulmalar, günümüz toplumlarının karşı karşıya olduğu önemli bir sorun olarak önümüzde duruyor.
Ne yazık ki değişen toplumsal talepler, dağılmış aileleri, boşanmalardaki artışı, aile içi şiddeti, aile kurumundaki tahribatı da beraberinde getiriyor.
Aile kurumundaki bozulma bunlarla sınırlı kalmıyor. Tüm bu etkenlere paralel olarak, uyuşturucu kullanımı ve fuhuş da dramatik bir şekilde yükseliyor.
Ve ne yazık ki Türkiye’de yaşanan çatışmalı süreç de tüm bunları daha da tetikleyen bir sürecin önünü açıyor ve bizi esas konuşmamız gereken konulardan uzaklaştırıyor.

 

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here