Tuncel: İç savaş çıkarmak istiyorlar

0
354
DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, Yüksekova’da 4 sivilin yaşamını yitirdiği olaya sebebiyet verenlerin hesap vermesi gerektiğini belirterek, “İç savaş çıkarmak isteyenler Gever'den çıkarmak istiyor. Bu olay bir polisin tutuklanmasıyla kapatılmaz. Arkadaki karanlık gücün de ortaya çıkmasını istiyoruz” dedi

Sertaç KAYAR

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, 147 gün sonra tahliye edilmesinin ardından DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’le birlikte Diyarbakır’da bulunan DBP Genel Merkez Danışma Bürosu’nda basın toplantısı düzenleyerek, kamuoyuna açıklamalarda bulundu. 5 ay önce hukuksuz bir şekilde savcıda ifadesinin olmasına rağmen gözaltına alınıp tutuklandığını dile getiren Yüksek, tutuklama gerekçesi olarak da geçmiş dönemde Türkiye’de yaşanan çatışmalı süreç, Ortadoğu’da hükümetin politikalarını eleştiren konuşmaları olduğunu vurguladı. Yüksek, tutuklanmasının tamamen siyasi olduğunun altını çizdi.

 

‘Cezaevinde bütün haklar askıya alınmış’

Cezaevlerinin durumu ve koşullarının çok kötü olduğunu ve kamuoyunun çok bilgisinin olmadığını belirten Yüksek, şunları söyledi:

“Siyasi tutuklu sayısını bilmiyoruz. Bir tutuklama şeceresi tutamıyoruz. On binlerce kişi tutuklu. Bu da Türkiye’nin durumunu ortaya koyuyor. Gazeteciler, akademisyenlerin tutuklaması da böylesi bir durum. Cezaevlerinin durumları şu an gerçekten iyi değil. OHAL’in ilk sirayet ettiği yerlerin başında cezaevleri geliyor. Cezaevleri bire bir OHAL uygulamalarıyla karşılaşıyor ve bunun ağır şartlarını yaşıyor.

Cezaevlerinde bütün haklar askıya alınmıştır. Sohbet hakkı engellenmiş, tutsaklar bir biriyle görüşemiyor. Sportif faaliyetler yok, avukatla görüşme haftada bir gün bir saatle sınırlandırılmış durumda. O da bir memurun ve kameranın kaydıyla gerçekleşiyor. Dosyasıyla ilgili tutuklu avukatla görüşme yapamıyor. Daha önce tutuklu yakınlarının dışında 3 kişiyle görüşebiliyordu bu engellendi. Açık görüşler 2 ayda bir yapılıyor. Telefonla görüşme hakkı haftada bir iken şimdi 15 günde birdir. Ayrıca psikolojik baskılar var. Kurum müdürleri keyfi uygulamalarda bulunuyor.

 

‘Cezaevindeki sorunlar dışarıya yansıtılmıyor’

Gardiyanlar ve müdürler güvenlik gerekçesiyle her şey yapabiliyor. Bu uygulamalar sadece siyasi tutsaklar için geçerli. Adam öldürme, taciz ve tecavüzcüye bunlar uygulanmıyor. Siyasi tutsaklara bütün kısıtlamalar yapılıyor. Siyasi tutsaklar bunlara karşı hak arayışına gidiyor. Ve bu da gerilimlerin yaşanmasına neden oluyor. Bu gerginlikler dışarıya yansıtılmıyor. Arkadaşlarımızın mücadelesi olmazsa ciddi sorunlar yaşanacak. Keyfi uygulamalar had safhada. Cezaevi yönetimi her şeyi yapmaya kendilerini yetkili görüyor. Hasta tutsaklar tedavi edilmiyor. Kaldığım koğuşta yanımda kalan bir genç Adana’da bir protesto sonrasında tutuklanmış. Bağırsakları dışarıda plastik bir kaba bağlanıp, sırtına asılmış durumda. Ve 8 aydır ameliyat olamıyor. Doktorlar bu koşullarda ameliyat yapamam raporu veriyor. Ama hastane yönetimi güvenlik gerekçesiyle izin vermiyor. Bu açık bir cinayettir. Cezaevlerinde insanlar bu koşullarda yaşıyor. Cezaevinde gerilim çok yüksektir. Hükümet bu sorunlara çözmez ise kötü haberler alacağız”

 

‘OHAL FETÖ için deniliyor siyasilere uygulanıyor’

FETÖ’den tutuklananların cezaevinde nelerle karşılaştığını bilmediklerini de sözlerine ekleyen DBP Eşgenel Başkanı Yüksek, “Darbe girişimi ve FETÖ gerekçesiyle OHAL ve KHK’ler çıkarılmış. Bu kısıtlamalar FETÖ’cüler için geçerli deniliyor. Ama hepimize uygulanıyor. Kürt siyasi tutsaklar bu uygulamaları kabul etmiyor. Onurunu ve iradesini ortaya koyuyor. Böyle de olunca hedef haline getiriliyor. Daha önce de cezaevlerinde hak ihlalleri vardı ama şimdi had safhadadır. 12 Eylül’den daha ağır koşullar var. Çok ciddi bir durum var” dedi.

 

Tuncel: Komploda parmağı olanlar bugün daha net görülüyor

Yüksel’in ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ise, şunları söyledi: “Arkadaşımız hukuksuzca gözaltına alınıp tutuklandı. Önümüzdeki süreçte olmazsa olmazı demokratik siyasettir. 9 Ekim uluslar arası komplolunun yıl dönümüdür. O dönemde Ortadoğu’ya bir müdahale olduğunu görüyoruz. Komploda parmağı olanların bugünkü koşullarda daha net bir şekilde ortaya çıktı. Sayın Öcalan komplo sonucu Türkiye’ye getirildiği günden bu yana Türkiye’nin geleceği için çaba gösteren kişidir. AKP tarafından bu süreç sekteye uğratılmış. 2013 yılında başlatılan çözüm süreci son bir buçuk yıldır ülkenin yaşadığı savaş durumu her şeyi özetliyor. Biz bir an önce Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanmasını istiyoruz. Türkiye’nin demokratik çözümü Kürt sorunun çözümüyle olur. Savaş kazananı yok ama barışta her kes kazanır. Kolombiya’da hala barışta ısrar etmesi çok değerli ve kıymetlidir. Umuyoruz ülkemizde de böylesi bir çözüm olur ve AKP bu uygulamalarından vazgeçer” dedi.

 

‘ Bu olay bir polisin tutuklanmasıyla kapatılmaz’

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşanan ve 4 vatandaşın yaşamını yitirdiği olayla ilgili de konuşan Tuncel, “ Gever’de bir katliam yaşandı. Bu katliamın yaşanmasında sebebiyet verenlerin hesap vermesi gerekir. Kürt halkını potansiyel suçlu gören siyasetin yansımasıdır. Bu AKP’nin politikası ve Erdoğan’ın söylemlerinden bağımsız değildir. İç savaş çıkarmak isteyenler Gever’den çıkarmak istiyor. Bu olay bir polisin tutuklanmasıyla kapatılmaz. Arkadaki karanlık gücün de ortaya çıkmasını istiyoruz. Devlet güçlerinin yaptığı katliamlarda cezasızlık bugün Gever’de de ortaya çıkarsa sorunun daha da derinleşir.

 

‘Türkiye açık cezaevine dönüşmüş durumda’

Her gün bir katliamla geçiyor. Yarın da 10 Ekim’dir. Hala Ankara katliamı aydınlatılmış değildir. Ankara, Suruç, Amed, İstanbul’da yaşanan katliamlarda ortaya konulan somut bir şey yoktur. Bunların devletten bağımsız olmadığını çok iyi biliyoruz. Devletin katliamı engellemek yerine zemin sunduğu çok nettir. Bütün bunların toplamına baktığımızda AKP eliyle gerçekleştiğini çok net bir şekilde görüyoruz. Bunlar olmamış olsaydı bugün daha güzel günleri konuşurduk. Ama şimdi savaşı, darbeleri, KHK’leri konuşuyoruz. Darbeciler meclisi bombaladı, AKP şimdi bunu siyasi olarak yapıyor. Meclis işlemiyor çalıştırılamıyor. Meclis KHK’lerle işletiliyor. Temel hakların ortadan kaldırıldığı bir süreci yaşıyoruz. Şuan Türkiye açık bir cezaevine dönüşmüş durumda” dedi.

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here