Suçlu kim?

0
105
OSMAN ERGÜN
Osman ERGÜN oergun21@gmail.com

30 Aralık günü Adana Aladağ’daki yangın faciasında 12 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Karaağaç Köyü’ndeki 1 Aralık 2015’te yatılı Kuran Kursu’nda altı öğrencinin yanarak can verdiği yangına ilişkin bilirkişi raporu önceki gün basına yansıdı.
Yangının, ısınmak için yakılan elektrikli sobanın çocuklardan birinin battaniyesine temas etmesi sonucu çıkmıştı. Yangında 6 öğrenci yaşamını yitirirken, 3 çocuk yaralanmış ve yatılı kalan öğrenci sayısının 24 olduğu kursta, gece sadece 12 çocuğun binada olduğu açıklanmıştı.
Akdeniz Üniversitesi’nden dört öğretim üyesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda 12 öğrencinin sorumluluğunu aldığı yurdun işleyişine dair neredeyse hiçbir şey bilmediği açığa çıkan imam Faruk Işık’ın ifadesine de yer verilerek şunlar anlatılmış:
“Faruk Işık, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı kadrolu imam pozisyonunda Kuran Kursu öğreticisi olarak Eylül 2015’ten beri görev yaptığını söyledi. Işık, 2011 yılında inşa edilen binanın ruhsatının olup olmadığını, arazinin tapulu olup olmadığını bilmediğini söyledi. Işık, kursun elektrik tesisatının hangi firma tarafından yapıldığını bilmediğini, elektrik aboneliğini başvurusunda bulunulduğunu düşündüğünü ancak binada elektrik sayacına rastlanmadığını görev yaptığı sürede kursa elektrik faturasının gelmediğini söyledi”
Raporda, eğitim verilen kursun müftülüğe kayıtlı gündüz eğitim verme belgesine sahip C sınıfı Kuran kursu olduğu, Işık’ın göreve başladıktan 15 gün sonra Kulp müftüsü ile görüşüp, kursu yatılı hale getirmek isteğini sözlü olarak bildirdiği de aktarılmış.
Raporda, tüm sorumluluk kurs yöneticisi Faruk Işık’ın görevinin yerine getirmemesinden kaynaklan ihmaller zincirinden kaynaklandığı belirtilerek, “yatılı Kuran kursu statüsüne yasal olarak geçmeden kursta öğrencilerin bazılarının gelişigüzel şekilde kayıtları bile tutulmadan yatılı olarak kalmalarına izin verildiği de belirtiliyor.
Raporda, kusur bakımında Karaağaç Kuran Kursu’nun elektrik tesisatını yapan firma ile Muhtarlık ve İhtiyar Heyetinin, kursun kurallara uygun olarak inşa edildiğini tespitinin ilgili makamlarca yapılmasını sağlamak üzere bir başvurunun yapılmadığından bu yangın olayının meydana gelmesinde ikinci derecede tali kusurlu oldukları belirtiliyor.
O dönem Kulp İlçe Müftüsü olan Selahattin Özçelik ise, Karaağaç Köyündeki Kuran Kursu’nda 16 Kasım 2015 günü rutin kurs denetlemesi yaptığı ve denetleme raporu hazırladığı belirtilerek şöyle deniyor: “Ancak hazırlanan denetim raporunun matbu bir form olduğu ve bu denetlemenin kursun fiziki şartlarına kurs öğreticilerine, personellerine yönelik olduğu kursun fen ve sağlık kurumlarına uygunluğu belirleyecek ve uygunsuzlukları ortaya çıkarılabilecek nitelikte bir denetim olmadığından müftünün bu teknik kontrollerle ilgili mevzuatta bir yükümlülüğünün olmadığından olayın meydana gelmesinden bir kusurunun olmadığın kanaatindeyiz”

Rapor kısaca, Kurs yöneticisi Faruk Işık’ı birinci derecede, elektrik tesisatını yapan firma ile Muhtarlık ve İhtiyar Heyetini ise ikinci derecede bu faciadan sorumlu tutuyor.
Şimdi sormak lazım; 1 Aralık 2015 tarihinde yani yaklaşık 1 yıl önceki yangın ile ilgili bir tutuklama var mı?
Yangında yaşamını yitiren çocuklardan bir kısmının kurs pansiyonunda kalmasının dahi yasal olmadığı bir gerçeklikte, okul döneminde olduğu iddia edilen kimi öğrenciler neden orada kalıyordu, bunda Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sorumluluğu yok mu?
Söz konusu yurtta 15 gün önce de yangın çıktığı ve çocukların kendi imkanları ile yangını söndürdükleri iddia ediliyor. Raporda bu ayrıntıya yer verilmezken, Kulp İlçe Müftüsü Selahattin Özçelik’in iddia edilen bu yangın sonrası 16 Kasım 2015 günü rutin kurs denetlemesi yaptığı belirtilerek, “Bu denetlemenin kurs öğreticilerine, personellerine yönelik olduğu kursun fen ve sağlık kurumlarına uygunluğu belirleyecek ve uygunsuzlukları ortaya çıkarılabilecek nitelikte bir denetim olmadığından müftünün bu teknik kontrollerle ilgili mevzuatta bir yükümlülüğünün olmadığından olayın meydana gelmesinden bir kusurunun olmadığın kanaatindeyiz” görüşüne yer veriliyor.
Rapor, sanki asıl sorumluları, geride bırakan bir anlayışla hazırlanmış…
Yazık ölen çocuklara…

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here