Ortak talep: Normalleşme

0
20
RAMAZAN KARATAŞ
Ramazan Karataş rkaratasyenigun@gmail.com

Kısa adı TÜRKONFED olan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu “39’uncu Girişim ve İş Dünyası Konseyi” geniş katılımlı toplantısını geçtiğimiz hafta Diyarbakır’da gerçekleşti.
Çözüm sürecinin başladığı süreçte yani 2013 yılında TÜSİAD, atılan bu adımlara destek olmak amacıyla ekonomi ile ilgili inisiyatif almış ve bölgeye üyeleriyle birlikte düzenli seferler gerçekleştirmeye başlamıştı. TÜSİAD ve TÜRKONFED, bu amaçla Cizre’de, Batman’da kalkınma zirveleri düzenlemişti.
Ülkenin yıllardır içinde bulunduğu şiddet sarmalından çıkma iradesini gösterdiği çözüm süreci günlerinde yaşanan çatışmasızlık hali, geleceğe yönelik umutları yükseltmişti.
Çatışmalı dönem sonrası iş dünyası en önemli buluşmasını Diyarbakır’da gerçekleştirip bir yerde insiyatif alması önemliydi.  TÜRSAB’ın yaptığı geniş kapsamlı iki günlük turizm çalıştayından sonra, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Türkiye’nin hemen her yerinden gelen 300’den fazla iş insanıyla 39. Girişim ve İş Dünyası Konseyi’ni Diyarbakır’da düzenledi. Toplantının Diyarbakır’da yapılıyor olması ve verilen mesajlar, her ne kadar ulusal basında gerektiği kadar yer almasa bile önemliydi.
iş dünyasının Diyarbakır’dan verdiği mesajlardaki ortak taleb ise hem bölge hem de ülkede normalleşmenin bir an önce sağlanmasıydı.
Yaklaşık iki yıldır devam eden çatışmalı süreç, öncelikle insani ardından ekonomik boyutu çok büyük sorunların oluşmasına neden oldu.
Toplantıda konuşan TÜSİAD Yönetim Başkanı Erol Bilecik, Türkiye için toplumsal özgürlük ve dayanışmanın zamanı olduğuna vurgu yaparak, “Hukuk ve özgürlükler toplumu olmak elzemdir. 15 Temmuz darbe girişiminin zorunlu kıldığı OHAL şartlarının sona ermesi arzu ediyoruz. Yargı erkinin bağımsız olması da önemlidir. Adil yargı, iletişim özgürlüğü ve medya özgürlüğünü de önemsiyoruz. Suriye’deki savaştan ülkemiz fevkalade etkilendi. Ülkemize büyük bir göç yaşandı. Uygun politikalar ile bu sorunları lehimize çevirmeliyiz” ifadeleriyle iş dünyasının taleplerini özetlediği konuşmanın ardından 25 federasyonu bünyesinde barındıran TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu söz aldı.
Kadooğlu konuşmasında bölgelerarası gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesinin ülkemizin kalkınma hamlesinin de lokomotifi olabileceğinin altını çizerek, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da başlatılacak kalkınma hamlesi Türkiye’nin geleceğinde önemli bir sıçrama yaratacaktır. Siyasi ve ekonomik olarak bu kalkınma hamlesini Diyarbakır’dan başlatmak anlamlı bir etki olacaktır” dedi.
TÜRKONFED’in hazırladığı 81 ili kapsayan Rekabetçilik Endeksinde 71’inci sırada yer alan Diyarbakır’ın yıllar içinde ekonomik açıdan sessizliğe, suskunluğa ve yalnızlığa mahkum edilemeyecek kadar değerli ve kadim bir kent olduğunu belirten, Kadooğlu, yaşanan siyasal/askeri çatışma ve belirsizliklerin kentin dış ticaretini doğrudan olumsuz yönde etkilediğini, son dönemde yaşanan çatışmaların 20 binden fazla insanın kenti terk etmesine yol açtığını ve Türkiye’nin önümüzdeki dönemde kalkınması açısından en önemli sorun olan iç göç için uygun politikaların geliştirilmesinin kritik önemde olduğuna vurgu yaptı.
“Göçlerin kaybı 70 milyar TL”
Daha sonra bölgede yaşam alanlarına sirayet eden çatışmaların maliyetine ilişkin açıklamalar yaptı Kadoğlu: Diyarbakır, Mardin ve Şırnak gibi bölgenin önemli illerinden 300 bin insanın göç etti. Yani TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre Türkiye nüfusunun yüzde 3,3’ü olan 2 milyon 550 bin kişi göç etmiş.. Bir kişinin göç etmesinin kamuya maliyeti ortalama 200 bin TL… Bu rakamı TÜİK’in göç rakamlarıyla birleştirdiğinizde ortaya çıkan rakam 506 milyar TL. 300 bin kişinin Doğu ve Güneydoğu’dan göç etmesinin kamuya maliyeti ise ortalama 70 milyar TL yani yaklaşık 18 milyar Euro’luk bir kayıp söz konusu.  Bu korkunç bir rakam. Özellikle dış borçlanma, yani yabancı sermaye çekme zorunluluğu olan ekonomimizin, iç göçten kaynaklanan bu kayıpları daha verimli alanlara yönlendirmesi için planlı bir ekonomik ve sosyal politikalar uygulaması elzemdir. Bu parayı göç nedeniyle harcayacağımıza, Doğu ve Güneydoğu’da istihdama ve yatırıma harcamış olsak, inanın ne dış borç ne de cari açık sorunumuz kalırdı…
Kısaca iş dünyası geçtiğimiz hafta, 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından kesintiye uğrayan çözüm sürecine vurgu yaparak artık normalleşmenin sağlanması gerektiğine vurgu yaparak, bunun için ortak akılla bir yol haritası çizilmesini talep etti.
Barışa, normalleşmeye sabırla ve koşulsuz destek vermek, seçimlerde oy hesabına kurban edilemeyecek kadar hayati öneme sahip. Bu sadece iş dünyasının değil bölge halkının da ortak talebi.

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here