Öncesinden sonrası: Bağımsızlık referandumu

0
11
RAMAZAN KARATAŞ
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi bölgede ve dünyada merakla beklenen “bağımsızlık Referandumu”nu (tüm uyarılara, karşı çıkışlara rağmen) 25 Eylül’de gerçekleştirdi. Merakla beklenen referandum sonuçlarını 72 saat sonra Kürdistan Yüksek Seçim Komisyonu açıkladı. Komisyon, referandumda bağımsızlık isteyenlerin yüzde 92,73, bağımsızlık istemeyenlerinse yüzde 7.27 olduğunu duyurdu. Bu beklenenin belki de üzerinde bir sonuçtu. Referandumun Türkmenler ve bazı Araplarca boykot edildiğini ve seçime katılım oranın da yüzde 72 olarak kayda geçtiğini de hatırlatalım.

Ramazan KARATAŞ
rkaratasyenigun@gmail.com

Tarihi bir süreç bu sonuçla gerçekleşti ancak öncesinden çok sonrasının önemli olduğu bir süreç de başlamış oldu. Önemli olan da bundan sonrası zaten…
Ortadoğu’daki dış aktörlerin (ABD, Batı, Rusya vs.) ile Irak, Türkiye, İran ve hatta Suriye’nin tepkilerini konuştuğumuz günlerdeyiz şimdi.
İçerde önce MGK bildirisi, hükümeti/devleti temsil eden devlet erkânının açıklamaları, TBMM’de kabul edilen (HDP hariç muhalefet ve iktidarın anlaştığı) iki tezkere aynı telden beklenen nağmelerin tınısıydı. Bunlara Habur’da yapılan askeri tatbikat ve o tatbikata Irak Genelkurmay Başkanı Ganimi’nin Ankara’yı ziyaretinin ardından Irak kara kuvvetlerinin de katılması. Önce kapatıldı denilen Habur Sınır Kapısı’nın (ekonomik kaygılar gözetilerek) açık olduğunun açıklanmasını,  Rudaw’ın RTÜK tarafından Turksat’tan çıkarılmasını da ekleyelim…

Şii cephesinden İran, Irak ve Suriye birbirine yakın tepkiler verdi.

Irak,  Kürdistan Bölgesi hava sahasının kapatılması ve Kerkük dahil Peşmerge kontrolündeki bölgelere askeri güç gönderilmesinin aralarında olduğu bir dizi kararlar aldı. İran Dışişleri Bakanlığı, Bağdat’ın talebi üzerine IKBY ile olan sınır kapılarında giriş-çıkışların yasaklandığını, Irak Kürdistanı’ndan kalkan uçaklara İran hava sahasının kapatıldığını duyurdu. Bu karara Türkiye de uydu ve Başbakan Binali Yıldırım Erbil ve Süleymaniye kentlerine uçuşların iptal edildiğini duyurdu.

Son olarak Irak Savunma Bakanlığı bir açıklama yaparak Türkiye ve İran ile koordinasyonlu/ortak olarak IKBY kontrolü altındaki sınır kapılarının kontrolünü ele geçirmeyi planlandığını açıkladı.

Suriye, hem fikir olsa da bu tartışmaların kısmen uzağında kaldı ve içe dönerek,  “Özerliği konuşmak için Kürtlerle masaya otururuz” açıklaması yaptı.

Bu süreçte en görünür açıklama ABD’den geldi. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, referandumu tanımadıklarını belirterek, “Birleşik, federal, demokratik ve müreffeh bir Irak’ı desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Ancak ABD, şu ana kadar IKBY’ye herhangi bir yaptırım uygulanması konusunda bir adım atmadı. Ayrıca, “ABD’nin Kürdistan halkı ile tarihi ilişkileri devam edecektir” dedi.
Referandumdan günler önce Rus petrol devi Rosneft’in Kuzey Irak’ta 1 milyar dolarlık boru hattı yatırımı yapacağının açıklanmasıyla IKBY’nin en büyük finansörü konumuna gelen Rusya ise açıklamalarında ‘Irak’ın toprak bütünlüğünün korunmasından yanayız’ dese de, IKBY’nin kendi kaderini uluslararası hukuk normları çerçevesinde tayin etme hakkının bulunduğunu ifade ediyor.

Peki,  IKBY ne yaptı bu süreçte?
Bağımsızlık referandumuna karşılık Bağdat Yönetimi’nin Irak Kürdistan bölgesel Yönetimi’nden sınır kapılarının kontrolünü teslim etmesi yönündeki talebine Erbil’den red yanıtı geldi. IKBY tarafından yapılan açıklamada “Hiçbir sınır kapısının, Bağdat yönetimine teslim edilmeyeceği” ilan etti.

Ardından IKBY’nin Bağdat’la gerilimi hafifletmek için bağımsızlık referandumunun sonuçlarını ‘dondurma’ya hazır olduğu iddia edildi. Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı İyad Allavi’den geldi. Allavi, Barzani’nin kendisine bir mektup yazarak bu yöndeki niyetini beyan ettiğini söyledi.
Bu tepkiler daha sertleşir mi? Kestirmek mümkün değil. Ekonomik kaygılar kadar (IKBY’nin bölgedeki en büyük ticaret ortağı Türkiye. İkinci sırada ise İran geliyor) bu ülkelerin kendi içlerindeki Kürt nüfuslarının tepkisinin de hesaba katılacağı bir gerçeklik var.

Ortadoğu’nun üç ülkesinde de her ne kadar açığa vurulmasa da bağımsızlık referandumuyla ilgili bir sevinç ve kendi ülkelerine yansıyacak yönleriyle beklentiler var.

Bağımsızlık referandumunu; tüm karşı çıkmalara rağmen Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki halkın irade beyanı olarak bir kenara yazdıktan sonra şu noktayı koyalım. Bundan sonraki süreç referandum yapmak kadar kolay olmayacak.

İş şiddetle çözüme dönerse nasıl bir tepki olacağını (başta sosyolojik sonrasında da ekonomik) olarak kestirmek güç olmasa gerek…

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here