Nereye kadar?

0
163
SERVET HARAM
Servet HARAM

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasının ardından kentte gözle görülür bir gerginlik vardı. Sabah saatlerinden itibaren artırılarak hayata geçirilen güvenlik tedbirleri, yol boyunca hissediliyordu. Büyükşehir Belediyesi’nin önüne gelindiğinde ise daha iyi fark edildi.
Belediye’nin çevresi çelik bariyerlerle kapatılmış, TOMA, Akrep ve hatta askeri araçlar konumlanmıştı bile. Bir süre sonra DBP ve HDP’nin çağrısıyla Belediyenin önüne gelenlerin bu beklediği bir durumdu. Kimse şaşırmamış olacak ki, gelenler dağınık nizamda, kimileri en yakındaki kahvenin önünde, kimleri kaldırım kenarlarında oturarak beklemeye başlamıştı.
Bu sırada Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı gözaltı gerekçesini bir bilgi notu olarak paylaştı. Eş Başkan Kışanak, “PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma”, Eş Başkan Fırat Anlı ise, “Devletin egemenliği altındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik” eylemleri nedeniyle yürütülmekte olan soruşturmalar kapsamında gözaltına alınmıştı.
Bu sırada Belediye önüne gelen vekiller ve parti yöneticilerinden bir grubun Belediyeye girme çabası; yaşanan gerginliğin ardından sonuçsuz kaldı. Belediye önünde bir araya gelme çabası da polisin tazyikli suyla müdahalesi ve aralarında eski Batman Milletvekili Ayla Akat Ata ve Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zülküf Karatekin’in de bulunduğu 25 kişi gözaltına alınmasıyla sonuçlandı.

Tabi bu arada gözaltıların yarattığı tepkiyi organize bir durumdan çıkarmak için olsa gerek, internet erişimi de koca bir kentte tam 12 saat süreyle engellendi! Bir sonraki gün de bu ben yazıyı yazarken devam ediyordu.
Toplanan kitlenin genel görünüşü bir olayın çıkmayacağı sonucunu veriyordu. Kitle içindeki insanların çoğu orta yaş ve üzeri ve Kürt kurumları diye nitelenen yerlerde kalan insanlardı.
Kitle Belediyenin hemen karşısında bulunan caddede bekleyişini uzun süre devam ettirdikten sonra nöbet eylemi başlattı…
Bu arada aralarında Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin de bulunduğu iş çevrelerini temsil eden 15 sivil toplum kuruluşu, eşbaşkanların gözaltına alınmasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Son gelişmelerden ciddi bir şekilde kaygı duydukları belirtilen açıklamada özetle şöyle denildi: “Böylesi bir tutum demokratik sivil siyaset alanlarını daraltmakta, sivil siyasete olan inancı zayıflatmaktadır. Yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz sorunları daha da derinleştirmektedir. Bizler iş camiasının sivil toplum örgütleri olarak şunu ifade etmek isteriz ki; siyasal görüşleri ne olursa olsun bölgemizde sivil siyaset yapanlara dönük silahlı saldırı, operasyon ve tutuklamaları doğru bulmadığımızı açıkça belirtmek isteriz. Bu tür girişimler ve tutumlar toplum olarak ihtiyacımız olan diyalog kanallarını tıkamakta sorunlarımızı içinden çıkılamaz bir hale getirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Geçmişte yaşadığımız deneyimler bunu bize göstermiştir. Bu açıdan herkesi ve her kesimi sağduyulu davranmaya davet ediyor ve toplumu geren bu gözaltı kararına biran önce son verilmesi gerektiğinin altını çizmek istiyoruz”

Ardından Valilik olası kepenk kapama eyleminde işyerini kapatacakların “3 ay ile 1 yıl arasında cezalandırılacağını” duyurdu. Bu beklenen bir durumdu ki Valilik kepenk kapatmayı bir cezalandırmayla önlemeye çalışıyordu.
Valilik tarafından duyurulan açıklamada, Kabahatler Kanununun “Emre aykırı davranış” başlıklı maddesi hatırlatılarak, “Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir. Bu itibarla, kamu düzeninin korunması için ilimiz sınırları içinde bulunan işyerlerinin toplu olarak kapatılması yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 32’nci maddesi hükmü gereğince yasaklanmıştır. Aksine davranılması halinde mevzuat çerçevesinde adli ve idari işlemler yapılacaktır” ibareleri kullanılması dikkat çekti.

Diğer kayyum kararları, göz altılarda böyle bir hareketlilik gözlemlenmemesine rağmen bölgenin en önemli Belediyesi olması sebebiyle kentte yaşanan bu hareketlilik normaldi. İnternet erişiminin de engellenmesi bu kaygılardan kaygılanıyordu.
Türkiye’deki herhangi bir siyasi parti için İstanbul, Ankara ya da İzmir ne kadar önemliyse; onlardan daha farklı bir misyona karşılık gelen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de bir o kadar önemli…
Şimdiye kadar 30’a yakın Belediyeye yapılan kayyum atamalarından daha fazla bir karşılığı olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanlarının gözaltına alınması Belediyeler açısından düşünebilecek en uç nokta diyebiliriz…
Bölgede bu gözaltı; bundan sonrası Van, Mardin ya da başka bir Belediye’ye kayyum ataması değil; HDP’li vekillerin tutuklanması süreci olarak okunuyor. Hepsinden önemlisi bu sürecin bizi nereye vardıracağı konusu da muammanın bir parçası…

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here