Diyarbakır Yenigün

antalya escortbursa escortadana escortmersin escortmugla escort

Ne kadarı ben?

Ne kadarı ben?
Kezban Özdemir
Kezban Özdemir( kezban.oz@hotmail.com )
1.047
22 Haziran 2019 - 7:00

3 hafta süreceğini söylediğim yazının üçüncü haftasına gelmiş bulunmaktayız. Merhabalar! Konumuz “Sosyal Uyma” ile alakalıydı. Geçtiğimiz iki hafta boyunca “Özdeşleşme ile uyma” ve “İtaat ederek uyma” davranışlarından ve yapılan deneylerden bahsettim. Bugün ise uyma davranışının bir başka boyutunu anlatacağım: benimseme!

Şöyle bir toparlayayım istiyorum önce. İlk olarak itaat ile uymadan bahsettik. İtaat sonucu uyma davranışının temelinde uyulanın, uyanın üstündeki gücü ya da kontrolü vardır. Yapılan deneyde öğrenci çok acı çektiğini söylemesine rağmen denek öğretmen yine de şok veriyordu hani, asistan onu sürekli “Devam et öğretmen” şeklinde uyardığı için. Esasında kişi, o normu akıllıca bulmayabilir, hatta o normun “kötü” olduğunu bile düşünebilir, ama yine de o norma uyar; itaat ile uymak tam olarak bu!

Biliyor musunuz, Schachter’in yaptığı bir deneyde grup içinde farklı düşünen bireyin üzerine gidilir ve o ikna edilmeye çalışılır. Farklı düşünen bireyi ikna çalışmaları başarısız olunca diğer üyeler tehdit ve zor kullanmaya başvururlar. Buna rağmen gruba uymayan üye gruptan tamamen dışlanır. Farklı fikirlerin önemini sözde konuşuyoruz fakat biz ve bizim gibi toplulukçu toplumların çok fazla eksiği var kendilerine benzemeyene saygı duyma konusunda.

İkinci olarak özdeşleşme ile uyma davranışının temelinde ise birine benzeyebilme isteği vardır. Özdeşleşme ile uyma; itaat ederek uyma ile benimseyerek uyma arasında bir yerdedir. Bir rol model vardır ve o rol modelin değeri sürdükçe kişi özdeşleşme ile uyduğu davranışı sürdürmeye devam eder.

Son olarak benimseyerek uyma davranışında ise birey, uyduğu görüşün gerçekten “doğru” olduğunu düşünür. İtaat etme, özdeşleşme ve benimseme arasındaki ilişkiyi açıkça şu şekilde netleştirebilirim: 8 yaşında kitap okumaktan hoşlanmayan Ayşe’ye biraz yakından bakalım. Eğer babası, Ayşe kitap okumadığında ona kızdığı için ya da Ayşe kitap okuduğunda onu ödüllendirdiği için kitap okuyorsa; bu itaat ile uyma davranışıdır. Ayşe, çok sevdiği babasını akşamları kitap okurken gördüğü için ve babasına benzemek istediği için kitap okuyorsa; bu özdeşleşme ile uyma davranışıdır. Fakat diyelim ki Ayşe, hikayelerdeki başka başka karakterlerle hayali yolculuklara çıkmaktan hoşlanıyor, okumanın okuldaki başarısını da olumlu yönde etkilediğine inanıyor ve bu yüzden okuyorsa; işte bu benimseme ile uymadır! Kimi zaman itaat, özdeşleşme ve benimseme süreçleri tek bir boyut üzerinde düşünülebilir. Birey, herhangi bir sosyal etkiye önce itaat yoluyla, sonra özdeşleşme yoluyla ve nihayetinde benimseme ile uyabilir. Örneğin; Ayşe’nin başlangıçta babasından korktuğu için, daha sonra babasına benzemek istediği için ve nihayetinde faydalı bulduğu için kitap okuması gibi. Fakat böyle bir gelişim her zaman söz konusu değildir.

Uyma davranışının tersi olarak bir de uymama seçeneği söz konusudur. Ben normlara uyuyorsak ne şekilde uyduğumuzu ve normlara uymuyorsak ne şekilde uymadığımızı önemli buluyorum. Diyelim ki bir normu reddedeceksiniz. Bu normu, sırf dışarıdan size açıkça ya da örtük bir şekilde bildiriliyor diye reddediyorsanız bu bir bağımlı uymama davranışıdır. Bağımlı uymama davranışının uyma davranışıyla ortak özelliği şudur ki ikisi de norma bağlıdır. Fakat reddetme sebebiniz kendinizle alakalıysa bu bağımsız bir uymama davranışıdır.

Önceki iki yazımda da uyma davranışlarının nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğini deneyler ve o deneylerin yorumlarıyla beraber anlattım. Son olarak şunu eklemek istiyorum: bizim gibi toplulukçu kültürlerde norma uymak “iyi” kabul edilir fakat İngiltere, İsveç, Fransa, Amerika gibi bireyselliğin ön planda olduğu toplumlarda ise norma uymak zayıflık olarak kabul edilir. Toplum, her bir bireyin bir araya gelmesinden oluşur. Her birimizin normlara uyma ve uymama seçeneği vardır. Bu seçimi yaparken çok dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum bilhassa bizimki gibi çoğunlukçu toplumlarda. Bu hususta ise ailelere ve eğitim sistemine pek çok görevler düşmektedir. Bu, son derece uzun ve derin bir konudur. Vahametine ve aciliyetine inandığım bir konuyu şuraya kazımadan geçmek istemiyorum yine de: çocuklar, anne-babalarından ayrı birer bireylerdir, lütfen onları her sözümüzü dinlemeye zorlamayalım. Çocukların, herhangi bir konuyu kendi zihinsel süreçlerinden geçirip o konu hakkında fikirler geliştirmesine anne babalar olarak müsaade edelim. Böyle yetişen bir çocuk sizin alanınızdan uzaklaştığı zaman doğru kabul ettiği davranışı sürdürmeye devam edecektir. Daha önemlisi muhakeme yeteneği kazanmış olacaktır.

Peki asıl derdim ne? Bazı toplumsal ezberler beni çok bunaltıyor. Buradan başlamak istedim anlatmaya bu yüzden. Ben her birimizin, bağımsız olabilecek kadar iradeli, vicdanlı ve akıllı olduğunu biliyorum. Toplumun bir uzantısı değil yalnızca bir parçasıyız. Sorgulamadan, düşünmeden, özeleştiri vermeden öylece yaşayıp gitmek insanın kendi aklına ihanetidir.

Kimi zaman en güvendiğiniz insan dahi doğrunuzun karşısında duracak. Ötekileştirileceksiniz belki, şiddet göreceksiniz, istenmeyeceksiniz, herkes size büyük bir yanlış yaptığınızı söyleyecek herhangi bir norma uymadığınız için. Pusulanız kendi iradeniz ve vicdanınızsa ilerlediğiniz yoldan geri dönme sebebiniz diğer yolun daha kalabalık olması olmaz umarım, hiçbir zaman.

‘Böyle geldi, böyle gider’ derler sıkça. Bazı şeylerin böyle geldiği doğrudur, gerisi yanılgı. Böyle gitmesin; bilhassa kadınlarla, çocuklarla ve azınlık kabul edilen gruplarla alakalı konulardaki ezberler. Zaman değişiyor, şartlar değişiyor, durumlar değişiyor, taş dahi aşınıyor! Bizler neden değişip gelişmeyelim? Vakit, fark etme ve harekete geçme vaktidir. Nelere itaat ediyorsunuz? Kimleri rol model kabul ediyorsunuz? Hangi normlar aslında sizin doğrunuz değil ama yine de toplum böyle diyor diye onlara uyuyorsunuz? İtaat ettiğiniz normlardan bugün caysanız ne olur? Nasıl olur? İçine doğduğunuz, eş zamanlı büyüdüğünüz toplumdan ne kadar ayırabildiniz benliğinizi? Sahi hiç düşündünüz mü ne kadarı sizsiniz?

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - DİYARBAKIR WEB TASARIM İNSERT BİLİŞİM

ataşehir escort ümraniye escortporno brazzersantalya escort kadıköy escortümraniye escortataşehir escort