Kent Gündemi 1

0
30
RAMAZAN KARATAŞ
Ramazan KARATAŞ rkaratasyenigun@gmail.com

Kentte bu haftanın en önemli gündemi kuşkusuz Newroz’du. 21 Mart’ta düzenlenen ve beklentilerin aksine geniş katılıma sahne olan Diyarbakır Newroz’unda sabah saatlerinde arama noktasında bir gencin polisin açtığı ateş sonucu öldürülmesi Newroz’daki katılımdan daha fazla hafta içinde gündemde kaldı.
İnönü Üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un öldürülmesi ile ilgili Valilik yaptığı açıklamada, Kurkut’un etkinliğin yapılacağı yöne doğru tüm uyarılara rağmen “çantasında bomba olduğunu” söyleyerek ve elindeki bıçak ile koşmaya başladığı belirtilerek, “Söz konusu şahsın canlı bomba olma ihtimali değerlendirildiğinden ve alanda bulunan katılımcıların can güvenliği göz önünde bulundurulduğundan dolayı, arama noktasında görevli güvenlik güçlerince müdahale edilmiştir. Meydana gelen olay sonrasında yaralanan ve etkinlik alanına çağrılan ambulans ile hastaneye kaldırılan şüpheli şahıs, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir. Konuyla ilgili olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca çok yönlü inceleme başlatılmıştır” denildi.
Sonrasında Kurkut’un üst tarafının çıplak, elinde bir pet su şişesi ve bıçakla vurulduğu anı gösteren fotoğraflar basına düştü.
Arama noktasındaki polis amirlerinden birinin polislere “ateş etmeyin, gaz ile müdahale edin” diye uyarıda bulunmasına rağmen ateş edildiği iddia edildi.

Vali Aksoy: Böyle sonuçlanmasını istemezdik
Olayla ilgili 2 gün sonra Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy ilk defa basına konuştu. Aksoy, “Dünkü açıklamada da belirttiğimiz gibi şahıs elinde bıçak ve çantasında bomba olduğunu söylemiş. Güvenlik güçleri de nevruz kutlamasına katılan vatandaşların güvenliğini düşünerek böyle bir müdahalede bulunmuş. Böyle sonuçlanmasını istemezdik. Üzücü bir olay, konu her boyutuyla soruşturuluyor” ifadelerini kullandı.
Üzücü olay, HDP’nin Diyarbakır milletvekilleri Sibel Yiğitalp ve Altan Tan tarafından Meclis gündemine taşındı.

Baydemir: “Cinayet, provokasyon”
23 Mart’ta Newroz değerlendirme toplantısının ana gündemi de Kurkut’un öldürülmesiydi. Basına konuşan HDP Şanlıurfa milletvekili ve Parti Sözcüsü Osman Baydemir, Kurkut’un öldürülmesini “yargısız infaz” ve “Nevroz’u gerçekleştirmemeye yönelik bir provokasyon” olarak değerlendirdi.

Vali’den FETÖ vurgusu
Konuyla ilgili Diyarbakır Barosu, İHD ve HÜDAPAR da gerekli hassasiyeti gösterince gündemin ilk sırasına oturan olayla ilgili olarak Vali Aksoy’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Aksoy, Polisten gelen bilgilerle, görüntülerin uyuşmadığını belirterek, “Polislerin FETÖ’yle alakasının olup olmadığına kadar ayrıntılı olarak konuyu araştıracağız” dedi

Basın haberi neden servis etmedi?
İşin ilginç tarafı Newroz daha başlamamışken alanın her tarafında gazetecilerin olduğu saat 08.00 sıralarında yaşanan olayın, o saatlerde basında yeterince yer almamasıydı. Bunun sebebini Gazeteci Fatma Erdem, şu sözlerle ifade ediyor: “Korku iklimi ile teslim alınmaya çalışılan bir zamanda baharın cesareti ile insanlar bayram kutlayacak. Kaygılar ‘Aman provokasyon olmasın’ yönünde. Herkeste bir otosansür. Kimse o gün bahsetmiyor bu konudan…”
Farklı bahanelerle ötelenen bir gencin ölüm yolculuğu burada bitmiyor. Hepsi birbirinden acı farklı refleksler yaşamını yitiren Kurkut’un cansız bedenin peşini bırakmıyor. Daha öncede rastladığımız insanlığın son noktası (!) “mezar yeri vermeme” işgüzarlığı bu defa devreye giriyor. Battalgazi Belediyesi, cenaze aracı ve taziye çadırını vermezken, mezar yerini de “Sit alanı” diyerek vermek istemiyor, sular kesiliyor.
Daha yaşamının baharında bir genci yaşatma/ma çabasına, mezar yeri vermeme “vatanperverliği” ekleniyor!
Acı… acı…

Ve referandum hazırlıkları: Diyarbakır’a özel “seçim güvenliği”
Referanduma sayılı günler kala Diyarbakır Valiliği, 16 Nisan’daki halkoylaması için ‘Seçim Planı’ hazırladı. Anayasa değişikliği halk oylamasının huzur ve güven ortamında gerçekleşmesi için genel, seçim öncesi, seçim günü ve sonrasında alınması gereken tedbirlerin belirtildiği harekat planına göre, seçim günü ve sonrasında kamu görevlileri ve güvenlik güçlerinin demokratik ilkelere aykırı, davranışlardan kaçınılması istendi. Planda, güvenlik açısından özellikle arz eden bölge ve güzergahlarda gerektiğinde zırhlı araç ve helikopterle sandıkların taşınması istendi.

10 köyde çıkma yasağı ilan edildi
Son aylarda merkezinde Lice’nin olduğu Hani, Hazro, Kulp kırsallarında geniş çaplı operasyonlar yapılıyor. Her yıl baharla birlikte yapılan bu operasyonlar geçtiğimiz yıllardan daha farklı ve daha geniş ve çok sayıda güvenlik görevlisiyle şekilde yapılıyor. Kırsaldaki PKK hareketliliği baz alınarak yapılan bu operasyon ve yasakların sonuncusu 19 Mart’ta Lice ve Hani ilçeleri kırsalını kapsayacak şekilde ilan edildi. 10 köyde ilan edilen sokağa çıkma yasağı ile birlikte söz konusu yerlerde operasyonlar başladı. Yasak 21 Mar’ta kaldırıldı. Operasyonlar sırasında 2 asker şehit olurken, 1 asker yaralandı. 8 PKK mensubunun ise öldürüldüğü ve çok sayıda mühimmat ve yaşam malzemesi ele geçirildiği açıklandı.

Mazlum-Der’de ‘Kürt sorunu’ çatlağı
Geçen Hafta Pazar günü Kısa adı Mazlum-Der olan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği’nin 12’si bölgede yer alan 16 şubesi kayyum tarafından toplanan olağanüstü kongrenin kararıyla kapatıldı.
Geçen yıl başlayan süreçte, Batı illerindeki bazı şubeler olağanüstü genel kurul toplanmasını talep ederek 192 delegeden imza topladılar. Ancak bu girişime başka şubelerden itiraz geldi. Bir taraf, kongre toplanması için delege sayısının, diğer taraf ise üye sayısının baz alınmasını gerektiğini savunuyordu. Şubeler arasında başlayan tartışmalar mahkemeye taşındı. Mahkeme önce, tüzük gereği üye sayısının bazı alınması gerektiğini söylese de, dosyayı bilirkişiye gönderdi. Bilirkişi ise delege sayısının baz alınarak kongre yapılabileceği yönünde rapor hazırladı. Raporun mahkemeye ulaşmasının ardından, mahkeme kongre isteyen grubun lehine karar verdi. Kararın ardından Mazlum-Der’e kayyum atandı.
Kongrede mevcut Genel Başkan Ahmet Faruk Ünsal’ın yerine Ramazan Beyhan seçildi. Kongrenin aldığı kararlardan biri de protestocu şubelerin kapatılmasıydı. Kongre, 24 şubesinden 16’sini kapattı. Kapatılan şubelerin 12’si Güneydoğu’da bulunuyor. Bu şubelerin ortak özelliği ise, Kürt sorunu konusunda duyarlı olmaları ve bölgedeki hak ihlallerine ilişkin sık sık rapor hazırlamalarıydı.

Aydoğan’ın cezası onandı…
Hakkında fezleke bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla başlayan yargı süreçlerinde kararlar çıkmaya başladı. Daha önce de HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürülmesine yol açan kararın ardından 23 Mart’da bu kez HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’a verilen 4 yıl 8 ay hapis cezası onandı.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da hakkındaki bir davada 5 ay hapis cezası almıştı. Yerel mahkemede verilen ceza 5 yılın altında olduğu için Demirtaş’ın dosyası da temyiz için yeni kurulmuş istinaf mahkemesine gitti. Yakın zamanda buradan da bir karar çıkması bekleniyor. Ancak Demirtaş’ın bu 5 aylık cezasının milletvekilliğinin düşürülmesine yol açacak suçlar arasında olmadığını hatırlatalım.

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here