Kayıp işgücü: Suriyeliler!

0
52
FOTO ARŞİV
Diyarbakır Sosyal Kalkınma Ve Geliştirme Derneği ve Suriye Dostluk Derneği Başkanı Kadriye Esra Aygün, Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkelerini terk edip coğrafi ve etnik yakınlıktan dolayı Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Suriyelilerin iş gücü piyasasına etkilerini, Diyarbakır-Şanlıurfa örneğinde saptamak için yapılan anket ve analiz çalışmasını Yenigün’e değerlendirdi. Yapılan çalışmalarla Diyarbakır ve Şanlıurfa’da kayıt dışı çalıştırılan Suriyelilerin oranının yüksekliği görüldüğüne işaret eden Aygün, ayrıca ankette elde edilen bu verilerle Suriyelilerin vasıfsız ve asgari ücret sağlayan işlerde çalıştıklarını ortaya çıkardığını söyledi.

Mehmet Uğur ÇAKIL Röportaj
DİYARBAKIR – 2011yılında ülkelerinde başlayan iç savaş nedeniyle Türkiye’ye yerleşmek zorunda kalan Suriyelilerle ilgili ilk kez geniş kapsamlı bir anket ve analiz çalışması yapıldı. Diyarbakır Sosyal Kalkınma ve Geliştirme Derneği ve Suriye Dostluk Derneği’nce yapılan anket ve analiz çalışmasında çarpıcı veriler ortaya çıktı. Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın maddi desteği ile Dicle Üniversitesi’nin de katkı sunduğu anket çerçevesinde Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki 500 Suriyeli mülteci ile birebir görüşüldü. Diyarbakır Sosyal Kalkınma ve Geliştirme Derneği ile Suriye Dostluk Derneği Başkanı Kadriye Esra Aygün, yaptıkları anket ve analiz çalışmasının detaylarını Yenigün Gazetesi ile paylaştı. Aygün, Diyarbakır ve Şanlıurfa’da kayıt dışı çalıştırılan Suriyelilerin oranının yüksekliği görüldüğüne işaret ederek, ayrıca ankette elde edilen bu verilerle Suriyelilerin vasıfsız ve asgari ücret sağlayan işlerde çalıştıklarını ortaya çıkardığını vurguladı. Aygün anket ve analiz çalışmasına ilişkin sorularımızı şöyle yanıtladı;
“500 Suriyeli mülteci ile görüştük”
Suriyeli mültecilere yönelik gerçekleştirdiğiniz anket çalışmasını değerlendirebilir misiniz? Bu fikir nerden doğdu? Kaç mülteci ile görüştünüz?
Karacadağ Kalkınma Ajansının desteklemesiyle 2011 yılı itibari ile Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkelerini terk edip coğrafi ve etnik yakınlıktan dolayı Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Geçici Koruma Statüsünde ki Suriyelilerin TRC2 bölgesi Diyarbakır Şanlıurfa illerinde işgücü piyasasına analizi ülkemize sığınmış olan GKS Suriyelilerin iş gücü piyasasına etkilerinin Diyarbakır Şanlıurfa örneğinde saptamak için Dicle Üniversitesi ile anket ve analiz çalışması yaptık. 500 Geçici Koruma statüsündeki Suriyeli çalışana uyguladığımız anket neticesinde Suriye vatandaşlarının hem sektörel bazda hem de mesleki açıdan illerin işgücü piyasası üzerinde nasıl bir etki oluşturduklarını tespit edip politika önerileri sunmaktır. Çalışmamız, işgücündeki yığılmanın büyük ölçüde 21-40 yaş aralığında gerçekleştiği,20 yaş altının düşük olmasının çocuk işçiliğinin az olması bakımından önem arz ettiği 50 yaş üzeri çalışanın görülmediğini göstermiştir.
“Yerli vatandaşların önü tıkanmamalı”
Geçici Koruma Statüsündeki Suriyelilerin iş gücü piyasasında ne durumdalar?
Ülkemizde toplumsal gerginliklere yol açmaması için Geçi Koruma Statüsünde ki Suriyelilerin Türkiye işgücü piyasasına entegrasyonları planlı ve dikkatli bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Üniversite mezunu olmayan GKS Suriyelilerin iş gücüne katılmasına bağlı olarak yerli vatandaşlarımızın istihdamlarının önünün tıkanmasına, hem de Suriyelilerin kayıt dışı, soysal güvencesiz, düşük ücret ve kötü çalışma koşullarına mahkûm edilmemesi için gerekli tedbirler alınmalıdır. Üniversite mezunu meslekli Geçici Koruma Statüsündeki Suriyelilerinde kendi mesleklerini icra edebilecek durumda iş piyasasına kazandırılmalarıyla ilgili çalışmaların ivedi bir şekilde yapılması gerekmektedir.
“Suriyeliler Türkiye’de yaşamaktan memnun!”
Ankete katılan Suriyelilerin sosyodemografik özellikleri ve Suriye’deki yaşamlarına dair bilgiler incelendiğinde nasıl bir sonuç ortaya çıktı?
İşgücündeki yığılmanın büyük ölçüde 21-40 yaş aralığında gerçekleştiği, 20 yaş altının düşük olmasının çocuk işçiliğin az olması bakımından önem arz ettiği, 50 yaş üzerinde çalışanların olmadığı, İşgücüne katılanların büyük ekseriyetinin evlerini geçindirmek üzere çalışan evli aile reislerinden oluştuğu, Çalışanların büyük kısmının düşük ve orta düzey okuryazar grubunda yer aldığı ve dolayısıyla söz konusu kişilerin genellikle düşük nitelikli işlerde çalıştıkları, Ailelerin genellikle çocuk ve genç nüfusun ağırlıkta olduğu bireylerden oluştuğu, çocuklarının eğitim düzeyi ile katılımcıların eğitim düzeyi arasında benzerlik görüldüğü, Büyük bir kısmının ülkenin kuzey yerleşim yerlerinden olduğu, coğrafi yakınlık, etnik ve mezhepsel tercihlerin de bunda etkili olabileceği, Suriye’de iken genelde çekirdek aile dışındaki gelin, anne, baba ve torunlarla aynı evde yaşamakta oldukları, Çoğunluğunun Suriye’deki evlerinin mülk olduğu ve dolayısıyla Suriye’de ailelerin öncelikle gelirleri ile gayrimenkul sahipliği yönünde tercihte bulundukları, Göçenlerin çok az bir kısmının devlette istihdam edildiği, bu nedenle de pek çok kamusal hizmetin devlet tarafından sağlandığı bir ülkede özel sektör çalışan sayısının fazla olmasının önemli ve üzerinde durulması gereken bir sonuç olduğu, Yoğunluklu olarak çalıştıkları sektörlerin sırasıyla hizmetler, inşaat, tarım, eğitim ve sanayi olduğu, birden fazla sektörde çalıştığını belirtenlerin oranının düşük olduğu, Çalıştıkları pozisyonların sırasıyla işçi, işveren ve memur olduğu, bu nedenle çoğunlukla bağımlı çalışan oldukları, Yarıya yakınının Suriye’deki yaşantılarından memnun oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır.”
“İç savaştan kaçtılar”
Peki, Suriyelilerin Türkiye’ye gelişleri ve Türkiye’deki yaşamlarına dair bilgiler incelendiğinde hangi durumdalar?
Türkiye’ye geliş nedenlerinin en önemli sebebinin ülkede yaşanan iç savaş olduğu, Gerek Türkiye’yi gerekse TRC2 bölgesini seçme nedenlerinin Türkiye ile Suriye arasındaki uzun kara sınırının etkisinden kaynaklanan coğrafi yakınlık ve Türkiye’nin Suriyelilere yönelik politikaları olduğu, yüzde 15’inin 2010-2011 yıllarında, yüzde 53’ünün 2012-2014 yıllarında, yüzde 32’sinin 2014 sonrasında Türkiye’ye geldiği, Çoğunun ilk önce Şanlıurfa’ya göç etmiş olduğu, bunun da coğrafi yakınlık ve etnik yakınlıktan kaynaklanabileceği, Büyük kısmının Diyarbakır ve Şanlıurfa’nın orta ve alt gelir gruplarının yer aldığı semtlere yerleştiği, bunun da göçenlerin benzer gelir düzeylerine sahip olması veya buradan elde ettikleri gelirle ancak bu semtlerde yaşamlarını sürdürebilecekleri sonucunu ortaya çıkardığı, Geçim zorlukları, geleceklerinin belirsiz olması gibi bazı sebeplerle açıklanabilecek nüfus artış oranlarının düşük seyretmesi, yüzde 79’unun sosyokültürel yapıya uyum sağladığı, sosyokültürel yapıya uyum sağlayamayanların en önemli sebebinin Suriye’deki yaşam standardını Türkiye’de yakalayamama olduğu, Büyük bir bölümünün temel kamu hizmetlerinden sadece sağlık hizmetinden yararlandığı, eğitim hizmetinden yararlanmanın çok düşük düzeyde olmasının kısa, orta ve uzun vadede daha önemli sorunlara kaynaklık edebileceği sonuçlarına ulaşılmıştır”
Sayın Aygün, TRC2 Bölgesinde çalışan Suriyelilerin durumlarına gelirsek; TRC2 Bölgesindeki sektörel dağılımları incelendiğinde nasıl bir tablo karşımıza çıkıyor?
“Suriyeliler vatandaşlık istiyor”
Yoğunluklu olarak sırasıyla hizmetler, inşaat, sanayi, imalat, tekstil, tarım ve madencilik sektörlerinde çalıştıkları, Çok büyük bir bölümünün işçi, çok az bir bölümününse işveren olduğu, Diyarbakır’daki Suriyelilerin \%84’ünün, Şanlıurfa’daki Suriyelilerin \%89’unun asgari ücretin altında çalıştığı, TRC2 Bölgesinde kayıt dışı çalıştırılan Suriyelilerin oranının yüksekliğini göstermektedir. Genel çerçevede büyük orandaki Suriyeli çalışanın Türkiye’de olmaktan memnun olduğu, Yarıya yakınının iş yerinde sorunlar yaşadığı, bu sorunların çoğunlukla diğer çalışanlardan daha az ücret almak, fazla mesai yapmak ve kayıt dışı çalıştırılmak olduğu, Genel olarak yarıdan fazlasının ülkelerine dönmeyi planlamakta olduğu, Türkiye’den çoğunun memnun oldukları, Yüzde 73’ünün Türkiye vatandaşlığı istediği sonuçlarına ulaşılmıştır”
“Türkiye yaşanabilir bir ülke!”
Suriyeliler Türkiye’de kalmaktan neden memnunlar?
Bu verilere göre Türkiye’ye yerleşenlerin büyük çoğunluğu yaşamlarından memnudur. Türkiye gerek eğitim gerek hizmet gerekse lojistik bakımdan Suriye’den daha gelişmiş olduğu için katılımcıların büyük çoğunluğu Türkiye’deki yaşantılarından memnun olduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca Türkiye kalkınma seviyesi bakımından Suriye’den çok ileride olduğu için Suriyeliler hem kendi aileleri hem de diğer tanıdıkları için Türkiye’yi yaşanabilir bir ülke olarak görmektedir. Suriyelilerin Türkiye’den memnun olmalarına rağmen Suriye’ye dönmek istemelerinin altında yatan en önemli sebebin Suriye’de bırakmak zorunda kaldıkları servetlerini nakde çevirmek istemeleri olduğu düşünülmektedir. Bu işlemi gerçekleştirdikten sonra Türkiye’de yaşamak istediklerini belirten Suriyeliler Türkiye kendilerine vatandaşlık verirse kabul edeceklerini belirtmişlerdir.
“Suriyelilerin çoğu bağımlı çalışıyorlar”
Suriyelilerin çoğu bağımlı çalışan durumundadır. Genellikle Türkiye’de sektör değiştirmiş oldukları görülmüştür. Bu durum tecrübe sahibi oldukları sektörler yerine yeni bir sektörde işe başlamaları nedeniyle yeni işlerine alışıncaya kadar verimlerinin düşebilmesi ihtimalini doğurmaktadır. Türkiye’de birden fazla sektörde çalıştığını belirtenlerin oranının düşük olduğu görülmüştür. Birden fazla çalışılan sektörler; inşaat-tarım, imalat-sanayi, inşaat-diğer ve tarım-diğer olarak ankete girilmiştir.
“Özelde hizmet sektöründe yer alıyorlar”
Eldeki veriler Suriyelilerin çok büyük oranda hizmet sektöründe yoğunlaştıklarını ortaya koymuştur. Bu da katma değer üretme potansiyeli düşük, vasıfsız bir Suriyeli nüfusa işaret etmektedir. Ayrıca TRC2 Bölgesinde hizmet sektörü diğer bölgelere kıyasla gelişmemiş bir sektördür. Bu da Suriyelilerin düşük ücretle çalıştırılmalarına zemin hazırlayan bir durum olarak nitelendirilebilir. Nitekim TRC2 Bölgesinde kayıt dışı çalıştırılan Suriyelilerin oranının yüksekliği görülmektedir. Ayrıca bu veriler Suriyelilerin vasıfsız ve asgari ücret sağlayan işlerde çalıştıklarını göstermektedir. Minimum ücretin asgari geçim standartlarının çok çok altında olması, bu insanların gelirleriyle temel geçimlerini bile sağlayamadığını ortaya koymaktadır.”

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here