Diyarbakır Yenigün

kibris escort bayan balikesir escort bayan aydin escort bayan sivas escort bayanvan escort bayanadiyaman escort bolu escort karabuk escort nigde escort amasya escort

Hakikat kimin zimmetinde… – 1

Hakikat kimin zimmetinde… – 1
M.Rıdvan SADIKOĞLU( bilgi@insaninsanaemanet.com )
Eğitim Yöneticisi, Araştırmacı Yazar. 1973 doğumlu. İlköğrenimini Zonguldak İli Çaycuma İlçesi Barbaros İlkokulunda, Ortaöğrenimini ise Ordu İli merkez ve Mesudiye İlçesi’nde tamamlamıştır. Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik ve aynı zamanda İlahiyat Fakültesi mezunu olup halen Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisidir. Pedagoji alanındaki akademik eğitim sürecini devam ettirmekte olup özellikle “İslam Tarihi, İslâm’ın sosyalliği ve insanın en önemli kutsal olduğu” konularında dinsel terminolojinin topluma yansıması yönünde “İnsan İnsana Emanettir” argümanı ile yaklaşık on dokuz yıldır araştırma ve incelemeler yapmakta, bu konuda eserler ortaya koymaktadır. 1995-2003 yılları arasında Adıyaman İli Kahta İlçesi Damüstü Köyü İlkokulunda sınıf öğretmeni, Adıyaman İli Kahta İlçesi Göçeri İlköğretim Okulunda Okul Müdürlüğü,2003-2007 yılları arasında ise Diyarbakır İli Yiğityolu Köyü İlköğretim Okulu Müdürü olarak çalışmış; eğitimcilik hayatı boyunca oturup şartları eleştirip şikayet etmek yerine elini taşın altına koyarak ‘mevcut imkanları okulun, çevrenin ve öğrencilerin lehine nasıl çevirebilirim’ düşüncesi içinde insan üstü bir gayretle mücadele etmiş ve bu çerçevede 2005 yılında YILIN ÖĞRETMENİ ödülünü almış ve 2007 yılında öğretmenlik mesleğini bırakmıştır. 1998 yılından beri yazan Sadıkoğlu’nun Eğitim alanında yayımlanmış yüzlerce makalesi ile birlikte, yayında olan “Öğretmen Olmak“,”Ertelenen Hayatlar (Roman)”, 6 cilt ve 3280 sayfadan oluşan “LEKÜM DİNÜKÜM VELİYEDİN”(Araştırma ve İnceleme Dizisi 1-6), “Hz Havva’dan günümüze KADIN”(Araştırma İnceleme 7, 2 cilt), “Galiba Yanlış Anladık” ( 2 cilt, Araştırma İnceleme 8, Makale) “DİRİLİŞ” (Roman),”Geceye Bir Güneş Çizdim(Roman)”,”Kerbübela (Roman-4 cilt)” eserlerinin yanısıra yazara ait Kadifeden Çığlıklar (Roman), VE KADER GAYRETE AŞIKTIR(Roman), ŞİRK İNANANLARIN HASTALIĞIDIR(Araştırma İnceleme-9, 2 cilt ) , olmak üzere yayımlanmış 24 (yirmi dört) adet eseri bulunan Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU yaklaşık 3 yıldır sürdürdüğü İnsan İnsana Emanettir Projesi çerçevesinde 15 Kasım 2019 tarihi itibariyle 19 İl, 185 İlçe ve 1726 okul ve kurum ziyaret etmiş olup halen bu projesini aktif olarak sürdürmektedir.
2.628
09 Mart 2019 - 7:45

“Trenin camına başımı yaslamış; etrafı izliyor, insanlara bakıyorum. Önümdeki koltukta yaşlı bir çift var. Yaşları ben diyeyim 60, siz deyin 70. Kırış kırış olmuş yüzleri. Özellikle teyzenin. Tüm yaşanmışlıklarını yüzündeki “acı” haritasından okumak zor değil. Birbirlerine sarılarak uyuyor, her şeyi birlikte yapıyorlar. Buram buram samimiyetin, katıksız sevginin kokusu yüreğinizin tüm hücrelerine nüfuz ediyor yani.

Yolumuz uzun. Yanlarında getirdikleri yol erzağından bana da veriyorlar. Zira onlar “göz hakkı” çağının göğsünden süt emerek “biri yer biri bakar; kıyamet ondan kopar” sözünün hakkını eda eden yürek ülkesinde büyümüşler. Bu yüzden olsa gerek, verdiklerinin lezzetine de doyum olmuyor.

Bir ara teyze kondüktöre “tren ne zaman duracak evladım” diye sordu. “Hayrola teyze bir isteğin mi var” dedim ; “yok yok bu gider” diyerek kocasını gösterdi. Çok geçmeden de Anadolu’nun kuş uçmaz kervan geçmez bir istasyonunda durduk.

Israrlarıma rağmen ne alınacağını söylemedi. Eşi gitti gitmesine ama trenden indikten kısa bir süre sonra tren hareket etti. O an bir çığlık koptu trenden, teyzede tarifi imkânsız bir panik.

Nasıl bağırıyor anlatamam. Herkes teyzenin başına üşüştü. Camdan amcaya bakıyorum o da ellerini başının arasına almış; çaresiz, şaşkın, resmen çökmüş durumda. Ben kondüktöre seslenirken teyze hüngür hüngür ağlıyor.

Kondüktör telsizle makiniste söyledi durumu ve tren durdu. Yaşlı amca elinde koca bir şişe su ile soluk soluğa geldi ama o an teyzeyi görünce nasıl ağlıyor koca adam.Kollarıyla gözlerini silerken eşine sıkı sıkı sarılıyor yeniden.

Amca “Seni gaybetçem diye çok gorktum be” derken bile hıçkırıklar içinde zorla nefes alıyor. Teyze de “ahan da gitti dedim tren gedince, ben mahfoldum dedim” diyerek gözlerini silerken amca bana döndü ve  “gorktukgorktuk evladım” dedi zihnimin duvarlarına sevginin, sadakatin, samimiyetin anlamını adeta kazıyarak…

Eğer bir yerlerde herhangi biri size aşka,sevgiye inanmıyorum diye bilmiş bilmiş laf ederse bu yaşanmışlığıanlatın onlara. Zira bu dünyada bindiği tren onsuz hareket edince kıyametleri koparacak insanlar var halen…

Neden mi anlattım bu yaşanmışlığı?

Tadı artık yazık ki hafızalarımızda kalan o bahçe ve mahalle sohbetlerinde tanıştığımız, kaynaştığımız insanlarla kısa sürede bir vücudun azaları gibi bir olduğumuz o günlere gidiverdim birden. Menfaatlerin henüz paylaşımdaki bereketin önüne geçmediği; abdestsiz hamurlara dokunulmadığı, hatta çocukların dahi abdestsiz emzirilmediği; babaların “helal” lokma adına gecesini gündüzüne kattığı, nur yüzlü ninelerin aksakallı dedelerin uykunun ile uykuda olduğu demlerde tüm insanlık için merhamet ve rahmet dilendiği; tevazunun etiketlerin arkasına saklanmadan iyi insan olmanın mayası olduğu; adamların adam gibi adam, kadınların o adamların hanımefendisi olduğu günlerden sözediyorum.Aşkın halı tezgâhlarına dokunduğu, isimlerin mendillere nakşedildiği, gizlice yüreklere kazıldığı vakitler. (Devam Edecek)

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım