Eğitim’deki kısırdöngü-I PISA verileri ne anlama geliyor?

0
125
Nurullah ERGÜN
Nurullah ERGÜN nurullah@diyarbakir.com

Kısa adı PISA olan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı, 3 yılda bir yapılan düzey belirleme sınavının sonuçlarını 6 Kasım günü açıkladı.
Önce PISA nedir, ne anlama geliyor, ona bakalım isterseniz…
PISA kapsamında 15 yaş grubundaki öğrencilere çoktan seçmeli, karmaşık çoktan seçmeli, açık uçlu, kapalı uçlu gibi değişik soru türleri uygulanıyor. PISA Projesi’ne katılacak olan okul ve öğrencilerin seçim işlemi, OECD tarafından tesadüfi yöntemle Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla belirleniyor. Diğer ülkelerde olduğu gibi, 15 yaş grubu öğrencilerin bulunduğu tüm okul türlerinden (Anadolu lisesi, Fen lisesi, Meslek lisesi ) öğrenciler PISA’ya katılıyor. PISA 2015’e Türkiye’den yaklaşık 5 bin öğrenci katıldı. 70 ülkeden katılan toplam öğrenci sayısı ise 540 bin.
Şimdi açıkladığı sonuçlara bakalım…
Öğrencilerin uluslararası ölçekte fen, matematik ve okuma becerilerini ölçen en önemli göstergelerden biri olan PISA’nın 2015 sınavında Türkiye 12 yıl önce aldığı puanların da altına düştü. Sıralamada Türkiye, 70 ülke içinde fende 52’inci, matematikte 49’uncu, okumada 50’inci…
2003 yılında 434 olan Fen puanı 425’e, 423 olan matematik puanı 420’ye, 441 olan okuma puanı ise 428’e düştü.
Sonuçların en çarpıcı kısımlarından biri de en üst düzey beceri gösteren öğrenci oranının düşüklüğü. Fen, matematik ve okumanın en az birinde ileri düzeyde performans gösteren öğrenci oranı OECD ülkelerinde yüzde 15,3 iken Türkiye’de bu oran sadece 1,6. Fende en üst düzeyde hiç öğrenci yok. Türkiye’deki öğrencileri düşük düzey performans gösteren grupta kümeleniyor. OECD ülkeleri genelinde düşük düzey performans gösteren öğrencilerin oranı yüzde 13 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 31,2. Bu da öğrencilerin dört işlem, okuma yazma gibi temel becerilerle sınırlı olduğunu gösteriyor.
PISA’nın açıkladığı sonuçların söz konusu olduğu zaman dilimi Ak Parti iktidarını doğrudan ilgilendirdiği için bundan iktidarı sorumlu tutup eleştirenler oldu. Ancak, sonuçlara bakıldığında neredeyse tüm ülkelerin başarı ortalamalarında bir azalma olduğu göze çarpıyor. 2006’dan beri OECD ülkelerinde ilk ve ortaöğretimde öğrenci başına yapılan harcama ortalama yüzde 20 oranında artarken, bu süreçte fen bilimleri alanında sadece 12 ülkenin performansını artırmış olması dikkat çekti. Raporda, ortaya çıkan sonucun OECD ülkelerinin sürdürülebilir eğitim hedeflerine ulaşmasını biraz daha zorlaştırdığına değinildi. Raporda ayrıca başarılı ülkelerin eğitim politikalarının öğrencilerinden yüksek ve evrensel beklentileri yansıttığının altı çiziliyor. (*)
Sağduyulu eleştirilere amenna ama vurun abalıya mantığı yanlış…
Yarın: Eğitime kaynak artıyor ama…

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here