Diyarbakır Yenigün

sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort
mersin escortkadikoy escortdiyarbakir escortescort diyarbakrkonulu porno

izmir escortataşehir escortümraniye escortkadıköy escortsikiş izlebrazzers izleporno izle

Edebiyat değil, istismara teşvik!

Edebiyat değil, istismara teşvik!
Norsin Oncel
Norsin Oncel( norsinoncel@gmail.com )
1.296
31 Mayıs 2019 - 7:15

Kitabın adı ‘Zümrüt Apartmanı’…

Yazarı Abdullah Şevki Yurtvermez.

Basıldığı yayınevinin sahibi Alaattin Topçu.

Kitaptaki ifadelere, sosyal medyada yoğun tepki gösterildi.

Kitapta pedofili içeren ifadeler nedeniyle ‘müstehcenlik’ suçundan önceki gün soruşturma açıldı.

Suç duyurunda bulunan kurumlar ise Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı.

Hakkında ‘müstehcenlik’ suçundan soruşturma açılan yazar Abdullah Şevki Yurtvermez, Ankara’da gözaltına alındıktan birkaç saat sonra serbest bırakıldı.

Yurtvermez’ın savunması şöyle: Kitabın dağıtımı öncesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bandrol için başvuru yaptığını, suç unsuru bulunması halinde bakanlığın kitaba bandrol vermezdi.

Yayınevi sahibi Alaattin Topçu ise, 12 Eylül’de 11 yıl cezaevinde yattığını, işkence gördüğünü anlatıp, öyküyü “Kirli Gerçekçilik” akımı olarak nitelendiriyor. Topçu, öykünün tamamının okunmayıp bir bölümü üzerinden hüküm verilmesinden şikayet ederek, “Kimse okumadı zaten, bütünü okumak gerekiyor daha da önemlisi sunuşu okumanız gerekiyor” deyip şöyle devam ediyor: “

Sizce ne denebilir, pedofili güzel bir şeydir, kadına şiddet güzel bir şeydir, cinayetler güzel bir şeydir mi diyecek. Sanatın işlevi göstermektir. Siz bakarsınız görmezsiniz. Parklarda bir sürü sapkın insan vardır, siz görmezsiniz. Burada da öyle bir öykü var. Görün diyor. Çevrenizdeki hastalıklı insanları görün. Siz bakıyorsunuz ama görmüyorsunuz, onların dünyalarını bilmiyorsunuz. Kirli Gerçekçilik edebiyat akımının amacı da bu; göstermek. Yani sizi nefret noktasına, tiksinti noktasına getirmek. Burada özendirici bir şey yoktur, tiksinirsiniz, öyküyü tamamlayamazsınız.”

Okumadığım bir kitap hakkında eleştiri yapamam…

Ancak burada bandrol veren kurum Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğu aşikar. Yayınevi sahibinin savunması ise mantıktan uzak.

Ancak yayınevi kadar kitaba bandrol veren ve bunun için de cüzi bir fiyat alan Bakanlığın böyle bir lüksü olamaz, olmamalı.

Gelelim kitapla ilgili eleştirilere.

Edebiyatçı Mine Söğüt, “Bu ülkede edebiyattan anlayan okurlar, neyin ne anlama geldiğini çok net görebilecek düzeydeler. Tepki verenler, ne olduğu konusunda fikir yürütenler tutucu dar bir yerden bakan insanlar değildir. Bu, tartışılacak bir şey bile değil, kirli bir ekonominin parçası. Edebi bir sorun olarak tartışılacak bir noktada değil. Sanatla, edebiyatla ilgisi yok. Sanatta müstehcenlik, pornografi, cinselliğin sınırlarını tartışabiliriz. Bu önemli bir tartışmadır, hele ki bizim gibi muhafazakar ülkelerde. Ama bu mesele o kategoriye girmiyor, öyle bir seviyede değil. Kirli bir ekonominin ürünü bence, bir şey satılmaya çalışılıyor ve temiz bir ekonomi meselesi değil. Edebi değerini değil ticari değerini tartışırız. Ahlaki değerini bile değil bence, bunun ahlakla bile ilgisi yok. Çok çirkin ve çok tehlikeli bir ticaretin parçası.”

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Figen Şahin Dağlı, Yazarın övme amaçlı değil tiksindirme amaçlı bu öyküyü yazdığı açıklamasına değinerek şunları söylemiş: “Övmüyor bile olsa birilerinin aklına getirebilir. Nasıl ki uyuşturucuya karşı bir kampanyada ya da bir eğitim verirken hiç kullanmamış bir kişinin aklına getirme riski varsa, burada da bir sürü insanı tiksindirmiş olabilir ama çocuk istismarı eğilimi olabilecek birini buna yöneltebilir. İki yönü keskin bir bıçaktır.”

Çocuk Gelişimi ve Eğitim Uzmanı Ezgi Koman da Prof. Dr. Figen Şahin Dağlı’yı onaylar nitelikte ifadeler kullanmış: “Çocuk pornografisi çok net şiddettir, bırakın tiksinti oluşturmayı şiddeti yeniden üretir. Kabul edilmez buluyorum. Amaç toplumda itici bir şey yaratmaksa bunun o kadar çok yolu var ki… Bu kadar çok ayrıntılarıyla görmek/göstermek meseleyi olağanlaştırmaya da yol açabilir. En çok korktuğumuz şeylerden bir tanesi bu. Olaylar yaşanıyor, büyük infialler yaratıyor, insanlar öfkeleniyor ama bir süre sonra körlük yaratıyor” diye konuştu.

Sonuç, yazarın açıkladığı “Kirli Gerçekçilik” akımı üzerinden yazılmış olsa da Edebiyatçı Mine Söğüt’ün dediği gibi “Bu ve benzeri kitaplar, kirli bir ekonominin parçası. Edebi bir sorun olarak tartışılacak bir noktada değil”!

Yaşananlara bütünsel olarak baktığımızda, özellikle Ecrin bebeğin cansız bedenine ulaşıldığı günlerde bu olayın basına yansıması son zamanlarda pedofilinin aralıksız bir şekilde sürdüğünü/büyüdüğünü gösteriyor.

Bunun aynı zamanda sistematik bir şekilde normalleştirilmesi, mevcut sistemin bir parçası haline geldiğini söylemek sanırım mümkün.

izmir escort

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - DİYARBAKIR WEB TASARIM İNSERT BİLİŞİM

ataşehir escort ümraniye escortporno brazzersantalya escort kadıköy escortümraniye escortataşehir escort