Dünyanın son şansı: Yenilenebilir enerji

0
14
RAMAZAN KARATAŞ
Ramazan KARATAŞ rkaratasyenigun@gmail.com

Ülkenin siyasi gündemi, ekonomik sıkıntılar derken yaşamı ilgilendiren gündemden uzak kalıyoruz maalesef. Gündemin arasında kaybolan bir haberi paylaşarak bu gündemi biraz dağıtmak istedim.
Haber şöyle: Almanya, 30 Nisan ve 1 Mayıs’ta ülke genelinde neredeyse tamamen yenilenebilir enerji kullandı.
Bu ne anlama geliyor? Yani sadece rüzgar, güneş, biyoyakıt ve hidroelektrik gibi doğaya zarar vermeyen, sürdürülebilir bir yaşamı olanaklı kılan enerji türleri kullanılarak bütün ülkenin iki günlük enerji ihtiyacının yüzde 85’i karşılandı.
Almanya, bu atılımıyla ülke çapında tüketilen enerjinin yüzde 85’ini ‘yenilenebilir enerji’ kaynaklarından elde ederek ulusal bir rekora imza atmış oldu.
Peki, nedir yenilebilir enerji? Doğal çevreden sürekli veya tekrarlamalı olarak ulaşılan kaynaklardan elde edilen enerjiye deniyor.
Neye yarıyor? Bu enerjinin elde edilmesi ve kullanılması esnasında fosil yakıtlar ve nükleer enerjide olduğu gibi doğaya zarar verilmediği için, hem çevre tahrip olmuyor hem de kaynaklar tekrar tekrar kullanılabiliyor.
Yenilebilir Enerji, dünya üzerinde sürdürülebilir bir yaşam inşa etmek için elimizde kalan son şans diyebiliriz. Ayrıca fosil yakıtların ve nükleer enerjinin çevreye ve topluma verdiği veya verebileceği olası zararları bir kenara koysak bile -ki yıkım kenara koyamayacağımız kadar büyük- rüzgar ve güneş enerjisi genel olarak fosil yakıtlardan ve nükleer enerjiden daha ucuz.
Peki, ülkemizde durum ne?
Türkiye’de nükleer santraller açılırken gelişmiş ülkeler santrallerini kapatıyor. Son dönemde Sinop’ta ve Mersin’de nükleer santral yapılması planlanırken, gelişmiş ülkeler kaynaklarını tahrip etmemek ve tüketim kaynaklı çevresel ve toplumsal zararı minimuma indirmek için hızla yenilenebilir enerjiye yöneliyor.
Almanya da bu ülkelerden biri. Ülke 30 Nisan ve 1 Mayıs’ta, haf tasonu boyunca enerji ihtiyacının neredeyse tamamını rüzgar, güneş, biyoyakıt ve hidroelektrik gibi yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak, sürdürülebilir bir yaşamın mümkün olduğunu tüm dünyaya göstermiş oldu.
Alman hükümeti Energiewende (Enerji Değişimi) diye adlandırdığı bir ‘Enerji Devrimi’ni başlattığını 2010 yılında ilan etmişti.
Energiewende yetkilisi Patrick Graichen, ‘Kuzeydeki soğuk hava ve güneydeki ılıman havanın kombinasyonunun, Almanya’nın koca bir hafta sonunu yenilenebilir enerji kaynaklarıyla karşılayabilmesine olanak sağladığını’ söyledi.
‘Kömür ocakları ve nükleer santraller neredeyse hiç çalışmadı’
Patrick Graichen, “30 Nisan Pazar günü Almanya’daki kömür ocaklarının nerdeyse hiçbiri çalışmadı. Ülkenin elektrik ihtiyacının yüzde 85’i yenilenebilir kaynaklar tarafından karşılandı. 2022’de tamamen ortadan kaldırılması düşünülen nükleer güç de neredeyse hiç kullanılmadı” dedi.
Graichen, 30 Nisan ve 1 Mayıs’ta Almanya’nın deneyimlediği sürdürülebilir yaşam örneğinin yakın gelecekte ülkenin gündelik hayatının bir parçası olacağı görüşünde.
2010’dan bu yana yenilenebilir enerji kaynakları için yapılan yatırımları arttırmaya odaklanan Energiewende enerji devrimiyle Nisan 30 deneyimi, 2030’a kadar Almanya için ‘tamamen normal’ bir hal alacak. Alman enerji politikaları, sosyal medyada fosil yakıt firmalarının ve bunlar üzerinden rant elde edenlerin hedefi haline geldi; yenilenebilir enerji kullanımının, sürdürülebilir yaşamın uygulanamadığını görmek ancak onları mutlu eder.

Dünya ne yapıyor?
Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Federal Alman Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti ve Danimarka 2050 senesinde Yüzde 100 yenilenebilir enerjiye ulaşmak için atacaklarını ve bunun bir gerçeklik olduğunu geçtiğimiz yıllarda teyit ettiler.

Yenilenebilir enerjinin faydaları
Yüzde 100 yenilenebilir enerji fosil kaynaklardan ucuzdur. Yani daha ekonomiktir. Bilimsel çalışmalara göre, rüzgar türbinleri ve güneş panellerinden üretilen elektrik; kömür, nükleer ve gaz yakıtlı güç santralleriyle maliyet açısından yarışır takdirde olup petrol yakıtlı güç santrallerinden ise hatırı sayılır derecede ucuzdur. Fosil ve nükleer yakıtların iklim değişikliği ve sağlık üzerindeki tesirleri hesaba katılmasa bile, rüzgar ve güneşten cereyan imalatının fiyatları azalmaya devam ettikçe gelecekte en pahalı olmayan enerji kaynakları olacaklardır.
Yüzde 100 yenilenebilir enerji iklim krizinin çözümüdür IPCC 5. Ölçümlendirme Raporu-Sentez Raporu’na göre, fosil yakıtlar için yolun sonuna gelindiği bilim açısından ortaya konulmuş bir gerçektir. İklim değişikliğinin en kötü etkilerinden kaçınmak istiyorsak, fosil yakıtların tüketimini kademeli olarak azaltma yöntemiyle sera gazı emisyonlarını düşürmek zorundayız. Yenilenebilir enerji teknolojileri, uluslararası platformlarda anlaşmaya varılmış iklim koruma hedeflerine ulaşma yolunda yüzde 100 sürdürülebilir ve verimli enerji sistemleri sunmaya hazırdır.
Marmara Üniversitesi Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Yenilenebilir Enerji Birliği (EUROSOLAR) Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar’a kulak verelim: “Enerjide çözüm; enerjinin etkili tüketimi ve yüzde 100 yenilenebilir enerjidir. En oldukça başarılı ülke bu hedefe en önce ulaşan ülke olacaktır. Bununla Birlikte yenilenebilir enerji eşitlik, özgürlük, barış ve yerel istihdam sağlamaktadır”
Ne diyelim, komşu ülkelerdeki savaşlardan ve ülkenin sorunlarından başımızı kaldırmamız umuduyla darısı başımıza…

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here