Diyarbakırlıların Nevroz’dan beklentisi: HUZUR

0
78
Her yıl milyonlarca insanın katılımı ile gerçekleşen Nevroz bayramı kapıya dayandı. Nevroz Bayramı’na ilgi her zaman en üst sevideyken bu yıl kentte 21 Mart öncesi vatandaşlarda önceki yıllarda görülen heyecanın olmadığı görülüyor. Çarşılarda ve kentin işlek noktalarında esnaflarda da yoğunluğun istenilen düzeyde olmadığı gözleniyor. 2013 ile 2017 yılları arasında bölgede yaşananların vatandaşlarda büyük bir endişeye yol açtığı görülüyor. Diyarbakırlıların Nevroz’dan beklentisi ise bölgede huzurun hâkim olduğu bir sürece girilmesi

Mehmet Uğur ÇAKIL/Yenigün Özel
DİYARBAKIR- Özellikle Ortadoğu toplumları için büyük bir anlamı olan ve başkaldırının sembolü olan Nevroz Bayramı’na en yüksek katılımın yine Diyarbakır’da olması bekleniyor. Kentte OHAL süreci eşliğinde Nevroz Bayramı’na hazırlanırken, siyasilerin meydanlarda vereceği mesajlar merakla bekleniyor. Nevroz meydanında hazırlıklar sürerken, etkinlikte 2 bin güvenlik görevlisinin bulunacağı öğrenildi. Öte yandan Diyarbakır Nevrozunu yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda basın mensubunun takip etmesi bekleniyor.
“Huzura ihtiyacımız var”
Herkesin düşüncelerini rahatça ifade edebileceği özgür bir ortamın oluşmasının önemine değinen Umut Baycengiz, kentte Nevroz heyecanın önceki yıllara göre az olduğunu vurguluyor. Baycengiz, “2017 nevrozuna baktığımız zaman kentte eski heyecanın kalmadığını görüyoruz. Bizim Nevroz’dan beklentimiz bölgeye huzurun gelmesidir. Herkesin düşünce ve görüşlerini rahatça ifade edebileceği bir ortamın oluşmasının önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Herkesin rahatça dolaşabildiği özgür bir ortamın olmasını istiyoruz. 2013 yılında barış süreci vardı. Çözüm süreci döneminde durumun daha iyi olduğunu gördük. O zamanki süreçte sorunların halledileceğine yönelik olumlu düşüncelerimiz vardı. Ama gelişmelerle birlikte bu hava tam tersine döndü. Şu anki süreçten açıkçası memnun değiliz. Diyarbakır’a baktığımız zaman büyük bir sessizliğin olduğunu görüyoruz. Nevrozun heyecanı pek görülmüyor. Bu da huzura ne kadar ihtiyacımızın olduğunu gösteriyor. Şu an bütün kesimlerin etkileşim içinde diyalog yoluyla sorunlarını halletmesi gerekiyor. Sürecin neler getireceği hiç belli değil. Bu olumsuz havanın değişeceğine dair umudumun da hiç olmadığını söylemek istiyorum. Hatta durumun daha da kötüleşme ihtimali var. Nevroz’a katılımın çok yüksek olacağını düşünmüyorum. Çünkü toplumun içinde bir tedirginlik var. Biz sadece çözüm ve huzur istiyoruz” şeklinde konuştu.
“O eski heyecan yok”
Nevroz Bayramı’nın eski tadının kalmadığını belirten Koçer Yansıt, “Nevruzların o tadı tuzu kalmadığını sanıyorum. O eski ruh ve heyecan yok artık. 7 den 70’e herkesin dört gözle beklediği, bayram tadında Nevrozlar nerede, insanların tıklım tıklım doldurduğu meydanlar nerede o cıvıl cıvıl insanlar neden yok artık nevruz meydanlarında. Neden yok diye sorduk mu hiç kendimize. Nedeni apaçık ortada, halk sindirildi, korkutuldu, suçsuz yere tutuklandı. Bugün Diyarbakır’da ki meydanların neredeyse boş olmasının, o eski ruhun ölmüş olmasının nedeni bu olsa gerek. Eski Türkiye’yi yerden yere vura vura eski günleri özleten sistemin bir oyunudur belki de. Umarım bundan sonra daha olumlu bir hava oluşur ve herkes mutlu bir şekilde yaşar” dedi.
“Dışarıda durgunluk hâkim”
Nevroz etkinliğinde sağduyulu mesajların verilmesinin gerektiğinin altını çizen Bünyamin Gezgin, vatandaşlarda bir bıkkınlık olduğunu söylüyor. Gezgin, “Her yıl tüm dünyanın özellikle Ortadoğu toplumlarının heyecanla beklediği nevrozun heyecan dozunun düştüğünü ne yazık ki görüyoruz. Aslına bakacak olursak heyecan düşmedi. Toplumun kalbinde yine bir heyecan var. Bu heyecanın dışarı yansıtılmasının önüne geçildiğini düşünüyorum. Gerek OHAL sürecinde oluşumuz gerekse içinde bulunduğumuz süreç insanların üstünde bir baskı ve endişeye yol açıyor. Bu durum sadece nevrozla ilgili değil. Dışarıda baktığımız zaman yaşanan durgunluğu tüm çıplaklığı ile görüyoruz. Herkeste bir bıkkınlık ve bezginlik var. Sürecin neler getireceğine dair kimsenin net bir fikri yok. Benim Nevroz’dan beklentim; Umutlu ve huzurlu bir sürecin başlamasıdır. Siyasi, kültürel ve ekonomik anlamda bölge çökme noktasına geldi. Nevroz Bayramın’da sağduyu dolu mesajların verilmesini bekliyorum. Umut ediyorum ki 2017 Nevrozu bu güzellikler için bir başlangıç olur” şeklinde konuştu.
“Nevroz’a farklı anlamlar yüklenmemeli”
Barışın ve huzurun bölgeye kalıcı bir şekilde getirilmesi gerektiğine vurgu yapan esnaf Çetin Umut, sözlerini şöyle sürdürdü; “Şimdiye kadar Nevroz etkinliğine hiç katılmadım. Nevroz’a çok farklı anlamların yüklenmesini de doğru bulmuyorum. Çözüm sürecinin bitmesi ekonomik anlamda bizi etkilese de bunun çok önemli olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan barışın ve huzurun bu topraklara kalıcı bir şekilde getirilmiş olmasıdır. Nevroz Bayramı’nın güzel şeylere vesile olması da önemlidir.”

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here