“Diyarbakır’ın özü bozuluyor”

0
517
Çatışmalı ortamla birlikte ağır bir yara alan kent turizmi hak ettiği ilgiyi görmek istiyor. Bu kapsamda şehrin tarihi Sur İlçesi’ndeki Hz. Süleyman Camii ve İç Kale’de gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları tamamlanarak halkın hizmetine sunulurken, bölgede turizm alanında yapılan çalışmaları ve turizmi canlandırmak için neler yapılması gerektiğini sivil toplum örgütlerine sorduk. Sur İhya Planı çalışmaları kapsamında ilçe sokakların genişletilmesiyle Diyarbakır'ın özünün bozulduğunu savunan STÖ’ler, Diyarbakır’ın tanıtımının önemine dikkat çekti

Mehmet Uğur ÇAKIL/Yenigün Özel
DİYARBAKIR – Tarihi dokusu ve kültürel zenginliğiyle büyük bir değer olan Diyarbakır, bacasız sanayi olarak tanımlanan turizm sektöründe hak ettiği yere bir türlü gelemiyor. Bölgede ve kentte yaşanan çatışmalı ortam ile birlikte güvenlik sorunu endişesiyle yerli ve yabancı turistler kente gelmeye sıcak bakmıyor. Şehirde turizm odaklı faaliyetlerde bulunan sivil toplum örgütler, şehrin yeterince tanıtılmadığından dem vuruyor. Kentin tanıtımının dünya çapında yapılması gerektiğinin altını çizen STÖ’ler, şehrin tarihi yerlerinde yapılan restorasyon çalışmalarında ise Diyarbakır’ın özünün bozulduğunu savunuyor.
“Diyarbakır’ı tanıtmaya çalışıyoruz”
Diyarbakır’ın dünyanın 3. Mukaddes şehir olduğuna vurgu yapan Diyarbakır Kültür, Turizm ve Musiki Derneği (DİKTUM-DER) Başkanı Kenan Aksu, Sur’da hizmet verdikleri kültür evinde 81 ilden çocuklarla buluştuklarını söyledi. Aksu, ”Yaptığımız çalışmalarla Diyarbakır’ı tanıtmaya çalışıyoruz. Kültür evimiz var. Sur’daki sokak çocuklarını kültür evine alıp onlara ders veriyoruz. Çocuklara eğitim, kültür ve musiki anlamında değer kazandırmayı amaç ediniyoruz. Yurt dışından da turistler kültür evimizi ziyaret ediyor. Önceki günlerde 81 ilden çocuklarla buluştuk. Onlara Diyarbakır’ı anlattık. Kenti çok beğenip sevdiler. Dışarıdan bakıldığında Diyarbakır’a yönelik olumsuz bir yargı var. Fakat insanlar geldikleri zaman bu olumsuz yargının gerçek olmadığını görüyorlar. Diyarbakır Türkiye’nin en önemli Şehirlerinden biridir. Tarih ve kültür değeriyle zengin bir şehirdir. Manevi açıdan da Diyarbakır dünyada 3. Mukaddes şehir özelliğini taşıyor. Dünyada kültürün, tarihin, medeniyetin ve maneviyatın bu derece zengin olduğu başka bir şehir yok. Bunu değerlendirmemiz lazım. Diyarbakır’ın Türkiye ve dünya çapında tanıtımının yapılması gerekiyor.” şeklinde konuştu
“Diyarbakır evlerinin eski halini istiyoruz”
Diyarbakır’ın özünün dar sokaklar olduğunu söyleyen Aksu, Sur’daki projeyle yapılan sokakların geniş olmasını eleştiriyor, Aksu “Sur’da yapılan onarım işlerinin çok ağır işlediğini söyleyebilirim. Sur’da yükselen yapılarında özüne aykırı yapıldığını görüyorum. Katıldığım toplantılarda da bunu dile getiriyorum. Ben bu durumu yetkililere de söyledim. Diyarbakır’ın evlerinin mimarisi şu an yapıldığı şekilde değil. Diyarbakır’ın evlerinin projeleri ve şekilleri var. Biz Diyarbakır evlerinin eski halini istiyoruz. Uygulanan projelerde sokakların çok geniş olmasına da karşıyız. Diyarbakır’ın özü dar sokaklardır. Ben Sur’un tarihi dokusuna zarar verildiğini düşünüyorum. Yetkililer itfaiye ve ambulans için sokakların geniş yapıldığını belirtiyor. İtalya ve İspanya’da dar sokaklara boru çekilmiş ve sorun bir şekilde çözülmüş. Sur’da sokakların geniş yapılmasıyla Diyarbakır’ın özü bozuluyor. Bu konuda şikâyetimiz var. İfadelerini kullandı
“Gecekonduların içerisinde villa yapılıyor”
Sur’da yapılan çalışmaların kültürel,psikolojik ve ekonomik etmenlerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğinin altını çizen Aksu, “Sur’da beton üzerine bazalt taşı ile evler yapılıyor. Biz böyle evler istemiyoruz. Bunları yaparken kime sordular ve hangi mantıkla yaptılar anlamıyorum. Ben bu durumlardan rahatsızım. Yetkili Bakana bu durumu söylediğimde ” Ben Kayseri’de belediye başkanlığı yaptım. Bu işi çok iyi biliyorum” dedi. Bizde biliyorsanız buyurun dedik. Toledo projesini yıllar önce ben fikir olarak sundum. Sur’un Toledo gibi inşa edilmesiyle asıl değerini bulacağını öngördüm. Şu an Sur’da yapılan işler yanlış. Gecekonduların içerisinde villa yapıyorlar. Diğer evler ve orada yaşayan insanlar nasıl olacak. Yapılan çalışmanın kültürel, psikolojik ve ekonomik yönlerini bir arada değerlendirmek gerekiyor. Diyarbakır bir kültür hazinesidir. Kent eninde sonunda hak ettiği yere gelecektir. Biz bir Diyarbakırlı olarak, sivil toplum örgütü olarak yapılan güzelliklere destekte veriyoruz. Yapılan yanlışlıklara da karşı durmuşuz.” Dedi.
“Güvenlik sorunu çözülmeli”
Diyarbakır’da yapılacak kültürel çalışmaların Diyarbakır’ı bilen insanlar tarafından yapılması gerektiğine dikkat çeken Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü ; “Diyarbakır’ın kültür ve turizm alanında tanınmasının en önemli noktası tanıtımdır. Bu tanıtımı da yapabileceğimiz araç ise ulusal medya ve televizyonlardır. Bunu yapabilirsek Diyarbakır’a çok sayıda turist çekeriz. Bunları yaparken de en başta güvenlik sorununu çözmemiz gerekiyor. Biz hala bu sorunu çözebilmiş değiliz. Bu sorunları halletmemiz gerekiyor. Biz İstanbul Feshane’de Diyarbakır tanıtım günleri düzenledik. Bu etkinliğime 1 milyon insan geldi. Bu tanıtım etkinliklerinin arttırılması gerekiyor. Bunların yapılması için sivil toplum örgütlerine destek verilmesi lazım. Biz şu an destek alamıyoruz. Bu kente yapılacaklarla ilgili Diyarbakır’ı bilen insanlarla çalışma yapılması gerekiyor. Önceki günlerde bakan yardımcımız. Belediye başkanı ve valimiz ile Kırklar Dağı’nda birlikte bir etkinliğe katıldık. Ben yetkililere Kırklar Dağı’nın özüne gölge düşüren yapıyı gelin yıkalım dedim. Söz konusu yapı Kırklar Dağı’nın yüz karasıdır. Bunlar yanlış yapılan işlemlerdir. O yapıların yıkılması gerekiyor. Kırklar Dağı ile ilgili benim projem var. Biz her şeye hazırız. Diyarbakırspor’un yıkılan stadının yerine avm yapılma kararı alındı. Diyarbakır’ın spor yapacak yeri yok, ama yine avm yapılıyor. Bunların yanlış politikalar olduğunu düşünüyorum.”
“Turizm fuarlarına katıldık”
Turizm sezonu için rezervasyonlar almaya başladıklarını belirten Diyarbakır Turizm ve Tanıtma Derneği (DTTD) Başkanı Edip Paçal, “Diyarbakır’ın turizmi ile ilgili çalışmalarımızın başladığını söyleyebilirim. Kentin tüm dinamikleri olarak İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’da turizm fuarlarına katıldık. Turizm sezonu için şimdiden rezervasyonlar almaya başladık. 1 Mayıs’ta Ankara’dan küçükte olsa bir grup yerli turist Diyarbakır’a gelecek. Yurt dışından da turistlerin gelmesini bekliyoruz. Şu an yerli turistlere yönelik bir hareketlilik başladı. Kentte fuar ve kongrelerin başladığını da görüyoruz. Şu anda görüşmelerimiz ve çalışmalarımız başladı. Önümüzdeki turizm sezonundan çok ümitliyiz.” Diye konuştu
“Turizm konusunda dönüşümler başladı”
Diyarbakır’da 3 yıl içerisinde turizm patlaması yaşadığını öngören Paçal, “Diyarbakır’ın tanıtım ve reklam ile ilgisi bir sıkıntısı yok. Diyarbakır’ı dünyada hemen hemen herkes biliyor. Ama önemli olan bu tanıtımı olumlu bir noktaya çekmektir. Bunun içinde kentin dinamiklerine büyük iş düşüyor. Çalışmaların ve işbirliğinin devam etmesi çok önemli bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Güvenlik noktasında medyaya çok iş düşüyor. Basit bir olayın medya tarafından farklı olarak lanse edilmesi dışarıdan kötü bir izlenimin doğmasına sebep oluyor. Bu durumun ulusal medya içinde geçerli olduğunu söylemek mümkündür. Ulusal medyanın da Diyarbakır’ın tarihi ve güzel yönünü ön plana çıkarması gerekiyor. Ben dünyanın birçok yerini geziyorum. Diyarbakır o kadar çok güzelliğe sahip ki bunu anlatmak zordur. Dünyadaki bütün medeniyetlerin çıkış noktası ve Mezopotamya’nın kalbi olan Diyarbakır çok önemli bir noktada duruyor. Ulusal ve uluslararası medyanın da bu güzellikleri sunması gerekiyor. Turizm konusunda dönüşümlerde başladı bu yüzden mutluyuz. Sur içinde de çalışmalar sürüyor. Diyarbakır’da 3 yıl içinde muhteşem bir turizm patlaması bekliyoruz.” diye konuştu

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here