Diyarbakır’ın ilk ekmek Fırını: Sinek Fırın’ı

0
184
Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesi köklü yapısıyla içinde birçok ilki barındırıyor. Yüzyıllarca çeşitli halklara ev sahipliği yapan Sur’da birçok kültürün izlerini görmek mümkün. Bunlardan biride yaklaşık 3 asırdır ayakta olan tarihi Sinek Fırın’ı. Bugünlerde eski tarihi dokusundan eser kalmayan Sinek Fırın’ı tarihe karışmak üzere

Mehmet Uğur ÇAKIL’ın Özel Haberi
DİYARBAKIR’ın ilk ekmek üretilen Fırını olan Tarihi Sinek Fırın’ı asırlardır ayakta. ilk Ermeni bir usta tarafından inşa edilen tarihi fırın ismini eski Sinek çarşısından alıyor. Bazalt taşları ile yapılan ve devasa kemerleri bulunan Sinek Fırın’ı da betona teslim olmuş durumda. 1993 yılında çöken tarihi fırın aynı tarihte fırının sahibi tarafından onarılmasına rağmen tarihi dokusunu kaybetmiş durumda. Konuyla ilgili gazetemize değerlendirmelerde bulunan fırının sahibi Zeki Çelik, bu tarihi fırını dedesinin Ermeni bir fırıncı ustasından aldığını ve uzun yıllardır kuşaktan kuşağa Sinek Fırını’nı yaşatmaya çalıştıklarını belirtti. Bu tarihi fırının yok olmasını istemeyen Çelik, yaşanan çatışmalı ortamdan sonra ekmek satacak kimsenin kalmadığını ve ticari anlamda çökme noktasına geldiklerini söylüyor.
Diyarbakır’ın ilk fırını
Sinek Fırını’nın tarihi bazalt taşlarıyla yapıldığını belirten fırının sahibi Zeki Çelik, “
Günümüzde bu fırın Lalebey Ekmek Fırın’ı olarak biliniyor. Biz 91 yılında bu fırını restore ettik. Eski fırının yapısı topraktan olduğu için yıkıldı. Fırın tarihi taşlarla yapılmıştı ve çok eski kemerlere sahipti. Yıkılınca onarımı zor oldu. Bütçemiz kısıtlı olduğu için düzeltmek zorunda kaldık. Maalesef eski yapısına müdahale ettik ve bu betonarme yapısı ortaya çıktı. Keşke bu eseri yıkmasaydık. Fırının eski haliyle kalmasını çok isterdik. Fırını onardığınız zaman modern bir tarza geçeriz diye bu betonarme yapıyı yaptık. Mecburen fırına müdahale etmek zorundaydık çünkü kullanılamaz haldeydi. Eski fırının yapısı şu şekildeydi; Fırının ocağı alt kısımdaydı. Biz yeni halini inşa ederken fırının ocağını üst kısıma kurduk. Biz eski yapısıyla üç basamak şeklinde aşağı fırına iniyorduk. Fırını onardıktan sonra yeni fırını biraz üst tarafta yaptık. Fırın Diyarbakır’ın kurulan ilk ekmek fırınıdır. Ermeniler tarafından yapıldığını biliyoruz. Meryem Ana kilisesi’nde yaşayan Ermeniler tarafından bu bilgileri aldık. 100 yaşındaki Ermeni biri amca bize bu fırında ilk olarak bir Ermeni usta tarafından ekmek üretimi yapıldığını anlattı” diye konuştu.
İsmi sinek çarşısından geliyor
Fırının isminin Diyarbakır’ın tarihi Sinek Çarşısı’ndan geldiğini söyleyen Çelik sözlerine şöyle devam etti; “
Bu fırının ilk ismi Sinek Fırını’dır. Niçin isminin Sinek Fırın’ı olduğunu soracak olursanız. Mesela Diyarbakır’ın eski pazarlar var. Şeytan Pazarı, Sipahi Pazarı gibi yerler nam salmıştır. Bu fırının bulunduğu sokakta eskiden sinek pazarıymış. Diyarbakır’dan Melik Ahmet Caddesi yok iken en işlek pazar burasıymış. Sinek pazarı buranın çarşısı durumundaymış o zamanlarda. Mesela bulunduğumuz Sokak Puşiciler Sokağıydı eskiden. Bu Sokak Diyarbakır’da ipek dokumacılığının yapıldığı bir yerdir. Kuyumcuların atölyeleri vardı buralarda. Yaklaşık 200 yıl önce Diyarbakır’ın asıl Çarşısı bu bulunduğumuz noktayımış yani sinek Çarşısı dediğimiz yer. Diyarbakır’da ilk ipek dokumacılığının yapıldığı yer buralardır. Bu fırına Sinek Fırın’ı denmesinin sebebi de sinek çarşısından geliyor. Burası ekmek üretim yeri olduğu için biz resmiyette ismini Sinek Fırın’ı diye koyamadık. Çünkü ekmek üretimi olan bir yerde bu pek hoş karşılanmıyor. Biz de tabelamıza Lalebey Fırın’ı yazdık ama alt tarafa da Tarihi Sinek Fırın’ı yazdık. Çünkü buranın unutulmasını istemiyoruz. Burada uzun yıllar yaşayan Diyarbakırlılar buradan göç ettikten sonra yolları tekrar Sur’a düştüğünde mutlaka fırınımıza uğrayıp ekmek alıyorlar. Avrupa’dan gelen Diyarbakırlılar bile fırınımıza mutlaka uğruyor. Burayı aradığınızda Lalebey Fırın’ı derseniz muhtemelen çoğu kişi bilmez ama Sinek Fırın’ı diye sorulursa çoğu kişi bilir. Sinek fırınının olduğu bölge 1800’lü yılların sonlarına doğru Melikahmet Çarşısı faaliyete girince burası eski yoğunluğunu kaybetti. 1900’lü yıllardan sonra buranın faaliyetleri azaldı. Melikahmet Çarşısı faaliyete girdiği zaman esnafların çoğu dağıldı. Nitekim günümüzde de toptancılar Sitesi kurulduğunda toptancıların çoğu oraya geçti. Bu böyledir süreç her zaman bir şeyleri bitiriyor”.
“Buralardan çıkmak istemiyoruz”
Sur’un kamulaştırılması ile birlikte buraların boşaltılmak istendiğini vurgulayan Çelik, “
1900’lü yılların başında Sinek Çarşısı dağıldı ve burası yerleşim yerine döndü. Bu fırın dedemden babama kaldı. Babamdan da bayrağı biz devraldık. Şimdilik biz işletiyoruz. Ama biz bu tarihi fırını çocuklarımıza bırakma öngörüsünde maalesef ki bulunamıyoruz. Çünkü hükümet buraya müdahale edecek. Devlet bu tarihi yapıları kendi projeleri kapsamında düzenlemek istiyor. Şu an buralara 2+1 villa yapılma uygulaması gündemde. Bu yüzden burayı kendi çocuklarımıza devredip bu tarihi devam ettirme imkânımız yok. Eski fırın şu an bu yapının altında. Eski halinden bir eser kalmadı. Fırının ilk hali eski bazalt taşlarıyla bezeliydi. Şu anki görüntüsü açıkçası bizimde hoşumuza gitmiyor ama bizde mecburen onarmak durumundaydık. Fırının kemerleri harikulade bir yapıydı. Hepimiz üzülüyoruz. İkinci icra dairesi tarafından buraların boşaltılması isteniyor. Böyle bir karar alındı. Biz dayanacağız, buralardan çıkmak istemiyoruz. Boşaltma kararı henüz bizim sokağa gelmedi. Fakat bizim iki sokak ötemize kadar boşaltma kararı verilmiş durumda. Sırada önümüzdeki günlerde bize gelecek. Diyarbakır denilince akla Sur gelir. Umarım bu kadim şehrin tarihi yok olmaz. Biz Sur’un bu köklü tarihinin yok olmaması için direneceğiz ve destek bekliyoruz. Tarihi yerlerin restore edilmesini istiyoruz. Mesela Meryem Ana Kilise’si tarihi dokusunu koruyor. Kilise’nin zarar gören yerleri restore edildi. Şu an bir eser olarak karşımızda duruyor” ifadelerini kullandı.

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here