“Çocuklarınızı sosyal medyadan uzak tutun”

0
33
Foto: Arşiv
Son dönemlerde küçük yaştaki çocukların cinsel istismara maruz kalması ve bunların medyada sıklıkla gündeme gelmesi aileleri endişelendiriyor. Bu tür olayların sosyal medya aracılığıyla da gerçekleşiyor olması yetişkinliğe erişmeyen çocukların internetten uzak tutulup tutulmaması noktasında tartışmalara yol açıyor. Son olarak Diyarbakır’da 11 yaşındaki bir erkek çocuğuna sosyal medya hesabı üzerinden cinsel içerikli mesajlar gönderen bir kişi tutuklanarak Cezaevine gönderildi. Psikolog Sinem Yıldırım, çocuğa karşı cinsel istismarın önüne geçilebilmesi için ailelere eğitim verilmesi gerektiğini belirtirken, küçük yaştaki çocukları cinsel istismara maruz kalmaması ve eğitim hayatlarının aksamaması adına sosyal medyadan uzak tutulması gerektiğinin altını çiziyor

Mehmet Uğur ÇAKIL/Yenigün ÖZEL
DİYARBAKIR – Türkiye’de 7- 14 yaş grubundaki çocukların yaklaşık yüzde 40’nın yanlış bir şey yaptıkları zaman anne-babaları tarafından dayak yedikleri saptanırken, uzmanlar ebeveynlerin bu tutumunun yanlış olduğunu belirtiyor. Türkiye’de kadınların yüzde 20’sinin, erkelerin ise yüzde 7’sinin çocukluğunda en az bir kez cinsel istismara maruz kaldığı, kız çocuklarının erkek çocuklarına oranla 3 kat fazla cinsel istismara maruz kaldığı yapılan araştırmalarda ortaya çıkıyor. Son zamanlarda sosyal medya hesapları üzerinden cinsel istismar vakalarının artması ise toplumda tedirginliğe yol açıyor.

“Başta aileye eğitim verilmeli”
Çocukların yaptıkları yanlış bir davranış sonucu ebeveynleri tarafından dövülmemesi gerektiğini belirten Psikolog Sinem Yıldırım, ”İstismar biraz da aileden kaynaklanabiliyor. Sosyal medya dışında çocuğa karşı istismarı tanımlayacak olursak fiziksel istismarı da sayabiliriz. Çocuklar bazen ailesi tarafından da istismara uğrayabilir. Üvey ebeveynler arasında bunların yaşandığına şahit olduk. Bunun nedenlerine baktığımızda genelde mutsuz evliliklerde ve çocuk yaşta evliliğe maruz kalan ailelerde bu durumlara sıkça rastlanıyor. Geleneksel aile yapısından da kaynaklanıyor bu durumlar. Başta aileye eğitim vermek gerektiğini söyleyebiliriz. Mesela 4 yaşındaki çocuklara anaokulunda mahremiyet eğitimi verildiğini biliyorum. Çocukların buna ihtiyacı yok fakat onların yarın kendini koruması gerekiyor. Çocuğun yaptığı yanlış bir davranış sonucu ebeveynleri tarafından dövülmemesi gerektiğini de unutmamak gerekir” diye konuştu.

“Küçük çocuklar sosyal medya kullanmamalı”
Çocuk yaşta sosyal medya hesabı kullanan çocukların cinsel istismara maruz kaldığına çokça şahit olunduğuna vurgu yapan Yıldırım, aileleri bu noktada bilinçli olmaya çağırıyor. Yıldırım,”Küçük çocukların sosyal medya hesapları kullanmasını bir kenara bırakın, çocukların ekranı olan bir şeyi uzun süre elinde tutmamaları gerekiyor. Çünkü bir sürü görsel şey uyarıcı etki yapıyor ve çocuğun beyin gelişimini engelliyor. Özellikle küçük çocukların cinsel istismara maruz kalmaması ve eğitim hayatının aksamaması adına sosyal medya kullanmaması gerekiyor. Çünkü çocuk yaşta sosyal medya hesabı olan insanların istismara maruz kaldığına çokça şahit olduk. Ailelerin bu noktada kesinlikle bilinçli ve dikkatli olması gerekiyor. İstismarın sadece cinsel istismar olarak algılamaması gerekiyor. Fiziksel olarak psikolojik olarak istismar yaşanabilir. Çocuklarla alay etmek, küçük görmek ve sırf o küçük diye ona her şeyi yaptırmak hakkının bizde olmadığını bilmek gerekiyor. Bunları gerçekleştirmenin yolu eğitimle olacaktır. Ama yinede eğitim bazı noktalarda yeterli olmuyor. Mesela adam var profesördür. Eğitim görmüştür fakat kendini eğitme erdemine ulaşamamıştır. Maalesef bu tarz durumlara neden olan böyle eğitimli insanlara da şahit olduk” ifadelerini kullandı.

“Psikolojik destek verilmeli”
İstismara uğrayan mağdur çocuklara sevgiyle yaklaşıp psikolojik destek verilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldırım,”Bilgisayarlarda ebeveyn eğitimlerine yönelik programlar var. Fakat bunların da ne kadar yeterli olacağını bilemiyoruz. Ailenin çocuğu nasıl yetiştirmesi noktasında ödev ve sorumluluklarını bilmesi gerekiyor. Çocuğu iyi eğiterek onun kendine olan güvenini sarsmadan çocuğu her yönüyle hayata hazırlamalıdır. İstismara uğrayan birçok çocuk bunu söyleyemiyor zaten. Yaş ilerledikçe travmalarla tespit edilebiliyor. Tespit edilebilenin sayısı da yüzde 10’u geçmez muhtemelen. Yani demek istediğim istismara uğrayan çocuğu kapatmanın ve gizlemenin diğerlerine biraz daha ortam açtığını düşünüyorum. İstismara uğrayan çocukları aile ve sosyal politikalar bakanlığını koruması altına alıyor. Ama bu yinede yeterli değil. Olay gerçekleştikten sonra hiçbir şey çözüm değil. Fakat yaşananların kesinlikle onun suçu olmadığını anlatmak, çocuğa sevgi verip psikolojik destek almasını sağlamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here