Diyarbakır Yenigün

tunceli escortmersin escortkadıköy escortmardin escortsivas escortescort erzurumerzurum escortelazig escortdiyarbakir escortdiyarbakır escortdiyarbakır escortdiyarbakır escortporno izlesikiş izlekonulu pornoliseli pornoporno izletokat escortisparta escortucak biletiucuz ucak biletievden eve nakliyatisparta escortyemek tarifi

Cahil Cesareti – 1

Cahil Cesareti – 1
Osman Ergun
Osman Ergun( oergun21@gmail.com )
398
09 Eylül 2019 - 8:00

Cahil cesareti anlayacağımız tabiriyle şöyle tarif edilir: Giriştiği aktivitenin muhtemel sonuçları konusunda fikri ve/veya sonucun kötü olması durumunda kaybedecek bir şeyi olmayan insanların, aksi özelliklere sahip kişilerce alınmayacak riskleri alması hali. Risk almaktan korkan şahsiyetlerin, müteşebbis insanların başarılarına gölge düşürmek için icad ettikleri psikolojik savunma yöntemi bazlı kavram da denilebilir mi sizce?

Bu halin bir de bilimsel tanımı varmış: Dunning-Kruger Sendromu.

Demircan Ateş’in kaleme aldığı yazıda cahil cesareti ele alınmış. Yazı şöyle:

Cahil cesareti tabirini bilirsiniz, bir konuda bilgisi az olan kişi o konunun uzmanından daha fazla güvenir kendine. Hatta bilgisi az olanın sesi çoğu zaman daha fazla çıkar ve bu durum öyle istisnai de değil, bir adı bile var: Dunning-Kruger Sendromu.

“Dünyanın en büyük problemi, akılsız ve fanatik kişilerin kendilerinden son derece emin olması, buna karşılık zeki insanların sürekli şüpheler içinde olmasıdır.”

“Dünyanın en büyük problemi, akılsız ve fanatik kişilerin kendilerinden son derece emin olması, buna karşılık zeki insanların sürekli şüpheler içinde olmasıdır.”

Ünlü düşünür Bertrand Russell ‘az bilmenin’ verdiği özgüvenin tehlikesini, yani Dunning-Kruger sendromunu bu kavram ortaya atılmadan yıllar öncesinden böyle özetliyor.

Bu psikolojik kavram Cornell Üniversitesi’nden Justin Kruger ve David Dunning adlı araştırmacılar tarafından ortaya atıldı.

Altında yatan gerçekler ise hayli düşündürücü. Bu etki veya sendrom, ikili ilişkilerde yarattığı etkinin yanında insanlığın belli bir seviyenin ötesine geçemeyişinin, bazı kültürlerin ise asla ilerleyemeyecek olmasının altında yatan temel sebep olarak bile görülüyor.

Sendromun temel tezi insanlarda bilgi ve tecrübe azaldıkça özgüvenin artması.

Burada koyulacak kıstas okunan okul yahut unvanlardan ziyade bir konudaki bilgi ve tecrübe olmalı, aksi halde ‘ben profesörüm’ diyerek aslında yetkin olmadığı konularda bile yorum yapan kişileri ayırt etmek zorlaşır.

Bu sendromun belki de en çarpıcı yanı da bu, yani statü, eğitim fark etmeksizin toplumun her kesiminde gözleniyor olması.

Ayrıca belirtmek gerekiyor ki bu sendromun görüldüğü kişiler kendilerinin amiyane tabirle cahil olduğundan haberdar değiller. Ortada bir kötü niyet, kandırma çabası yok, her şey bilinçsiz gelişiyor.

Belki de asıl problem bu.

Bu sendromu tanımlamalarına yol açan olay ise hayli ilginç.

Bundan 24 yıl önce McArthur Wheeler ortaya bir tez atmış. Bu teze göre kendisi limona ve limon suyuna dair hemen herkesten daha fazla şey biliyordu, bu bilgilerden biri de limon suyunun kişinin yüzünü tanınmaz hale getirdiğiydi. Hatta görünmez kıldığıydı.

Yüzünü limon suyuyla kapladı ve iddiasını taçlandırmak için bir bankayı soymak maksadıyla yola koyuldu.

Bu sendromun yaşandığı kişilerle ortak olarak o da iddiasını kendince ‘bilimsel’ bir temele dayandırıyordu. Belki duymuşsunuzdur, limonun suyu sadece belli koşullarda görülebilen görünmez bir mürekkep olarak kullanılabiliyor. Bu bilgiyi alıp kendisini görünmez kılabilmek için kullanabileceğini düşünmesi herkesi şaşırttı.

İnsanları bu eksik bilgiyle tongaya düşürebileceğine inandı ve bunu tam iki kez tekrarladı. Hem de ilkinde başarısız olmasına rağmen.

Kendine güven tecrübesiz ve bilgisiz kişilerde alanında uzman kişilerin bile üzerine çıkıyor ve güvenin tepe noktası bilginin en az olduğu noktadaki kişi/kişiler.

Düşündürücü… Değil mi?

Okurken bu durumun ciddiye alınabileceğine inanmıyor olabilirsiniz ama Dunning-Kruger Sendromu her yerde.

Bilgiyi, bilgili olanı aşağılayan insanları tanıyor musunuz? ‘Araştırma yapan profesörün dediğinden bana ne? Ben halktan olanı dinlerim.’ yaklaşımına da aşinasınızdır büyük ihtimalle. İşte, bilmenin küçümsendiği durumlar tam da bu sendromun yansıması.

Ufak başarıları çok dillendiren…

Ve her zaman ön planda olmak isten kişiler de bu sendromun gözlendiği tipik karakterler.

Genellikle agresiftirler, tartışmak pek mümkün değildir.

Bu agresifliğin altında yanlış yapmalarının mümkün olmadığı inancı yatıyor. İnandıkları, kabul ettikleri şeyler kanun niteliğinde doğru olmalı ve bunun aksini savunuyorsanız muhtemelen tartışmaya değer görülmezsiniz.

Bu sendromu yenebilmek için daha fazla dinlemek, daha fazla okumak ve daha az konuşmak gerekiyor.

Tabii bilmemenin öğrenmiyor olmaktan farklı olduğunu kavramak da şart.

Öğrenme asla bitmez, önemli olan bunun farkında olabilmek, değil mi?

Yazıyı bitirince çevreme böyle bir bakma gereği duydum nedense.

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - DİYARBAKIR WEB TASARIM İNSERT BİLİŞİM

ataşehir escort ümraniye escortporno brazzersantalya escort kadıköy escortümraniye escortataşehir escort