Çağımızın sosyal vebası: Boşanma -2

0
38
Filiz AKÜZÜM

Erkekler daha çok evliliğin özgürlükleri kısıtlayan gece geç saatlere kadar dışarıda kalamamaktan,maça gidememekten,birada yaşamadan kimseyi daha iyi tanımayacaklarından ,evliliğin heyecanı,aşkı öldürdüğünden,akşam eve geldiğinde yemeğin hazır olmadığını,asık suratla karşılaştıklarını,sürekli kendileriyle tartışılmasından ,eşlerinin eskisi gibi çekici olamamasından ,dırdırcı olmalarından,temizlik hastası olmalarından yani evdeki lavabo ,banyoyu temizlendikten sonra eşlerinin lavaboya,banyoyu girmelerine izin vermemesinden şikayet ederken ,kadınlar ise sürekli ev işleriyle,çocukla,yemekle,ütü,çamaşır yıkamakla uğraşmaktan eşlerinin kendilerine yeterince zaman ayırmaması ve geçim sıkıntısından tefal gibi her şeyi iyi düşünememelerinden,evlilik yıldönümü,doğum günü, sevgiler günü gibi özel günlerin hatırlanamamasından,çiçek alacak ince ruhtan yoksun ,kaba olmalarından ,evdeyken bile maça daldıklarından,aldıkları yeni elbiseyi,saçına yaptırdıkları boyayı fark edememelerinden duymak istedikleri iltifatın yerine’’ ee fena değil diye geçiştirmeler,burun kıvırmalar git başımdan ya maç izliyorum’’ diye çıkışmalara ,’’balkona çıkma,perdeyi aralama’’ diye tartışıp kıskançlık krizine girmeleri,cimrilik,sordukları sorulara cevap alamamak gibi durumlar kadınları çileden çıkarmakla beraber aile içerisinde yeteri kadar paylaşımın olmadığını,anlaşılamamanın,çocuğa ,eve yeteri kadar ilgi duyulmamasından,eşlerinin bilgisayarın başında başkalarıyla chatleşir halde gören ,aldatıldıklarını farkına varınca çileden çıkmakta bu da yuvalarının ,birlikteliklerinin köküne dinamit yerleştiren ,onlara boşanmanın kapılarını açan , evde tava , tencere , terlik ve bin bir hakaretin havada uçuşup soluğu mahkeme salonlarında almalarında en önemli sebepler olarak sıralanabilir. Öte yandan evlenmek istemedikleri için sırf başlık parası için kendisinden yaşça büyüklerle evlendirilenler ise bu modern toplumun en masum ,en ezilen kategorisinde yer aldıkları yetmiyormuş gibi 40 yıl öncesinde kalan aile geleneklerine göre yaşamlarını sürdürmekteler .iç güveysi olarak girdikleri bu yeni yaşamda hem kendi hem eşinin hem çocuklarının hem de kaynana-kayınbaba ve kayınbiraderlerinin hizmetini görmenin yanında sabah erken kalkıp hayvanların bakımını yapmak,bahçeyi sulayıp,zararlı otlardan temizlemek,ekmek pişirme,kahvaltı hazırlamakla da mükelleftirler kısacası beraber yaşadığı insanları hep memnun etmek zorundadırlar etmedikleri taktirde ağır yaptırımlarla karşılaşmak yetmiyormuş gibi yaşamak zorunda olduğu küçük evde kendi özelini yaşama,istediği saatte uyuma,istediği saatte dışarı çıkma,arkadaşlarıyla,ailesiyle görüşme ,konuşma,eleştirme gibi bir şansa da sahip olamamaktadır.Bir diğer kategoriyi ise ‘’dilber çağında sevilir,demir tavında dövülür’’ diye herkesçe çok iyi bilinen bu eski atasözümüz temsil eder belli bir yaşa gelmiş insanların tabi bu yaş sınırı eskiden 15-16 iken günümüzde eğitim seviyesinin yükselmesi,sosyal yaşamın farklı bir boyut kazanmasıyla 30-35’lere kadar yükselmiş herkes kendi mantığına,düşüncelerine,aile kültürüne yakın birileriyle yaşamını birleştirmeyi tercih ederken diğer kesim ise evde kalma korkusu toplumsal baskı nedeniyle kendini evlilik yapmaya zorunlu hisseder .Bu evlilikler dışında sıralayabileceklerimiz arasındaki bir diğer tür ise siyasi amaçla yapılan soya soy ,zenginlik katma amacıyla yapılan evliliklerdir.bu evliliklerde ise aşk unsuru eksik daha çok aile büyüklerinin,bey,paşa,kralların,ağaların,almış olduğu kararlar ekseninde gerçekleşmektedir.Velhasıl evlilik ciddi bir müessese olmaktan ziyade katlanılması,sorumluluğunun yüklenilmesi ağır olan bir yaşam biçimidir çünkü bekarlık dönemimizde sadece kendi yaşam ve davranışlarımızdan sorumlu iken evlendikten sonra kendi yaşamımızdan değil birkaç insanın yaşamından,düzeninden de sorumlu olmuş oluruz buna çocuğun yetişmesi,ahlaki açıdan eğitimi,bakımı sevginin de bundan nasibini alıp kaça bölündüğünü de ekleyebilir buradan da şu sonuca ulaşabiliriz sağlıklı nesiller sağlıklı ailelerden ,güçlü toplumlar da ancak sağlıklı,dışa dönük, demokratik,sağlam temellere dayalı,birbirine bağlı ailelerden oluşur.

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here