Diyarbakır Yenigün

sakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escortsakarya escort
mersin escortkadikoy escortdiyarbakir escortescort diyarbakrkonulu porno

izmir escortataşehir escortümraniye escortkadıköy escortsikiş izlebrazzers izleporno izle

“Bütün kadınca arayışların tek adıdır: Tante Rosa”

“Bütün kadınca arayışların tek adıdır: Tante Rosa”
Norsin Oncel
Norsin Oncel( norsinoncel@gmail.com )
2.035
10 Nisan 2019 - 7:45

İlk yayımlandığında “yerli” olmamakla eleştirilen Tante Rosa, Sevgi Soysal’in sinemaya da uyarlanan en özgün eseridir. Bir roman bütünlüğüne sahip olacak şekilde birbirine ustalıkla bağlanmış on dört hikayenin ana konusu kadınlık ikilemleridir. Sevgi Soysal’ın kendine özgü ironisiyle anlattığı Tante Rosa, yaşamın kurallarına ve sınırlandırmalarına başkaldıran ancak kadınlığına hapsolduğu için hep yenilen biridir. O, “bütün kadınca bilmeyişlerin tek adıdır”.  (Soysal S. , (2018), Tante Rosa, İstanbul, İletişim Yay. , arka kapak)

Kitabın ana karakteri aynı zamanda kitaba adını veren Tante Rosa’dır. Rosa, ömrünün sonuna kadar toplumun kendisine dayattığı normlara, baskılara ve zorluklara başkaldırarak, hayatını kendi doğallığı içerisinde deneyimleyerek yaşayan bir kadındır. Tante Rosa, bir kadının yaşamının başından sonuna kadar gerek toplumda, gerek aile içerisinde yaşamış olduğu zorluklara/dayatmalara karşı mücadele eden ve tüm bunların mizahi bir dille aktarıldığı bir eserdir.

[1] Tante Rosa, ilk bölümünden son bölümüne kadar birtakım girişimlerde bulunan ve hepsinde başarısız olan Rosa’nın hayal kırıklıklarıyla dolu, bununla birlikte gülünç / trajikomik öyküsüdür. Tante Rosa’nın on bir yaşında at cambazı olmak istemesiyle başlayan olay örgüsü/yaşam döngüsü, ilerleyen yaşında bir kazada ölmesiyle son bulur. Rosa, toplumun değer verdiği niteliklerden yoksun olduğu gibi, klasik kurmaca metinlerde görülen yüceltime dayalı kişileştirme anlayışına da ters düşmektedir. Giriştiği her işte uğradığı başarısızlık, ideal bir birey için dış otoriteler tarafından belirlenen değerler karşısında aldığı tavır, onu genellikle toplum karşıtı ve düzen dışı bir karakter konumuna taşımaktadır. Ahlaki standartları altüst edişi, sürekli başarısız olması, ruhsal erdemleri telkin eden kahraman tipinin karşısında yer alarak aykırılığı bir norm hâline getirmesi, hayal kırıklığına uğramasına rağmen pes etmemekteki ısrarı, geleneksel değerlerle sürekli çelişerek onlara yabancılaşması gibi yönleri Rosa’da âdeta tanımlayıcı vasıflar olmuştur.

Geleneksel romanın merkezinde yer alan kusursuz anlatı kişileri ölçü alındığında o bir anti-tez olarak değerlendirilebilir. İnançları, davranışları, tutum ve eylemleri; toplum açısından normal olana göre bir “sapma”dır; yazarca, toplum tarafından bir “öteki” olarak görülmek üzere inşa edilmiş gibidir. Buna rağmen, Rosa’nın deneyimlediği bütün durumların akıbeti aleyhine olsa da o asla pes etmemektedir. Denilebilir ki topluma aykırı olması ve varlığı ile ona karşı bir noktada durması Rosa’nın başarısız olmaktaki sürekliliğini ve iradesini sekteye uğratmaz. Küçüklüğünden beri hep kurduğu hayaller çerçevesinde yaşamına şekil veren Rosa, hayallerini gerçekleştirememiş olmasına rağmen hayallerinden hiç vazgeçmemiştir.

Rosa, hayatını Sizlerle Baş başa dergisinin üzerine kurduğunu görmekteyiz kitapta. Sizlerle Baş başa dergisinin içerisinde yer alan öykü, ilan vb. unsurlar Rosa’nın hayatında yer aldığını görüyoruz. Yeri geldiğinde bu dergide yer alan iş ilanlarına başvurur, bazen de aynı derginin satıcısı olarak bulur kendini. Bu derginin kendisini bilgilendirdiğini düşünse de aynı zaman da yanılttığı tespitinde de bulunuyor. Fakat takip etmeyi yine de bırakmayıp, öleceği güne kadar okumaya devam eder.

Tante Rosa, hayatını sürekli bir düzene koyamadığından, ömrünün tamamını arayışla geçirir. Gerçek aşkı, sürekli bir işi, başarıyı arar. Tüm yolları dener, birçok aşkı ve işi deneyimler fakat bunlarda sürekliliği yakalayamaz. İçinde bulunduğu toplum, düzen onu kendi kurallarına göre hapsetmekte ve Rosa’nın ilerlemesini hep engeller. Rosa, birden çok evlilik yapar, birden çok işe girer ve başarısızlığını veya başarılı olmasını engelleyen bir takım unsurlarla karşılaşınca da bulunduğu yeri, yaşadığı aşkları ve kısa süreli yaptığı işleri bir kenara bırakıp kaçar. Rosa bu yönüyle “özgür kadın” simgesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bütün sorumluluklarını, toplumsal dayatmaları terk edip kendine ait bir hayat kurma hayaliyle birçok şeyden vazgeçer. Rosa, eril bir düzene karşı başkaldıran, kadınların toplumdaki yerleşikleşmiş ikincil konum imajını yıkmak isteyen, kendi benliği ile kurduğu bir hayatı yaşamak isteyen bir kadın olarak yaşamak için yola koyulur. Bunu yapmaya çalışırken karşısına birçok engel–ataerkil düzen içerisinde yaşadığından- çıkar.

Tante Rosa, hayatını idame etmek adına birçok işe başvurur.  İş başvurularında bulunurken de karşılaştığı durumlar, toplumda kadına atfedilen rolleri ve cinsiyet eşitsizliği bağlamında kadının toplumdaki yerini de görmemize yardımcı oluyor. Rosa’nın yaşamış olduğu toplumda ekonominin, iş piyasasının kadınlara bırakılmayacak kadar önemli olduğunu  (!) görmüş oluyoruz. Bundan ötürü Rosa, “bayanlar helasına bakmak” açık arttırmada aldıklarını satmak, baş başa dergisini satmak gibi kısa süreli işler yapabilmiş.  Öbür yandan aynı şekilde toplumda kadınların yapacağı işlerin sınırlandırıldığını –cinsiyet eşitsizliği- Rosa’nın bir iş görüşmesinde yaşadığı deneyimi alıntılayarak görmüş olacağız:

“…Açıldı kapı. Saçlarının rengi atmış, tombul bir kadın açtı kapıyı. Enine boyuna bir kadın, herkesi, her anı korkutabilecek bir kadın. Tante Rosa’yı, şöyle bir süzdü, hiç tutmadığı belli ki, bu kadınların gözü çok az insan tutar, suratına kapayacaktı kapıyı.

-Şey ben kasiyer ilanını…

-Haa… kasiyer… Ben de şey sanıdmdı… yani olacak gibi değil besbelli.

-Nesi besbelli, dedi Rosa diklenerek. Ben pekala da kasiyer olabilirim.

-Canım kasiyer değil, işte çocuk değilsiniz ya, herhalde buraya müşteri çekebilecek cinsten olmadığınızın farkındasınızdır.

-Ne müşterisi? Ben de dükkan işlettim zamanında, müşteriler bayılırdı tatlı dilime.

-Canım kasiyer olarak olabilir elbette, ama şey olarak…

-Yani ne?

-Yani sermaye, dedi kadın kaba kaba.”  (age, s.68)

Rosa ilk etapta alışagelmiş güzellik kalıplarının dışında olduğu için işe hemen alınması zor olmuş. Fakat belirlenmiş güzellik kalıplarına bürününce –kısa etek, kırmızı ruj-  Rosa pekala bir ay çalışmış ve bu sürede yaşı ve görünümüyle ilgili dalga konusu oluvermişti.

Rosa, yaşaması gereken her şeyi yaşamış ve deneyimlemişti.

Başarısızlıkları… hayata tutunamayışı… bir kazada ölmesi..sahipsiz oluşu… sahipsiz ve dinsiz olduğundan gömülemeyişi… sonra eski eşi Mathes ve daha sonra ortaya çıkan akrabaların yaptığı toplantıda Rosa’nın cesedininin yakılması gerektiğine karar verilmesi… ve cesedinden kalan küllerin bulunduğu vazonun kırılması…

Tante Rosa, arayışların timsaliydi; bir kadının ömür boyu sevgi arayışı ve onu hiçbir zaman bulamayışıydı; imkânsızlığa düşen bir çabanın, bir düşün adıydı, Tante Rosa, kaçıştı, terk edişti!

[1] http://dergipark.gov.tr/download/article-file/606533

izmir escort

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - DİYARBAKIR WEB TASARIM İNSERT BİLİŞİM

ataşehir escort ümraniye escortporno brazzersantalya escort kadıköy escortümraniye escortataşehir escort