Diyarbakır Yenigün

buy Instagram followers

Bir utanç tarihi: Menderes, Zorlu ve Polatkan

Bir utanç tarihi: Menderes, Zorlu ve Polatkan
Osman Ergun
Osman Ergun( oergun21@gmail.com )
1.184
18 Eylül 2019 - 8:30

17 Eylül 1961 başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın darbeci askerler tarafından idam edildiği gün.

Dün, Türkiye’nin tarihine kara bir leke olarak yazılan günün 58’inci yıldönümünde, bu demokrasi şehitleri törenle anıldı.

Üç devlet adamının idamına uzanan o kara günlere kısaca bir bakalım isterseniz.

Seçimlerde yüzde 48 gibi bir oy olarak 424 milletvekili sandalyesiyle tek partili dönemin CHP’sini büyük farkla geçen Demokrat Parti’nin (DP) başındaki isim Adnan Menderes, halkın ezici çoğunluğunun oylarıyla Başbakan olmuştu.

Menderes başkanlığındaki DP, 2 Mayıs 1954 tarihinde yapılan seçimlerde de bir önceki seçim gibi büyük bir zafer kazandı. Oyların yüzde 57,6’sını alarak iktidarını tek başına devam ettirdi. Bu, Türkiye tarihinde demokratik bir seçimde bir siyasi parti tarafından ulaşılan en yüksek orandı ve bir daha da bu orana ulaşılamadı.

27 Mayıs 1960 sabaha karşı saat 4’te radyoda Kurmay Albay Alparslan Türkeş TSK olarak yönetime el koyduklarını açıklarken; askeri darbenin sebeplerini bir radyo bildirisi ile halka duyurdu. Menderes ise 27 Mayıs 1960 günü Kütahya’da gözaltına alınarak Ankara’ya götürüldü.

Daha sonra da ve diğer tutuklu DP üyeleri ile Yassıada’da hapsedildi. Darbeci subaylar ise Cemal Gürsel başkanlığında kurulan Milli Birlik Komitesi ve kurucu meclis ile beraber ülke yönetimini devraldı. Menderes ve diğer DP üyeleri ise bulundukları Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı tarafından yargılanmaya başladı. Yapılan oturumlar her gece radyoda Yassıada Saati programında halka duyuruldu.

Menderes ise 17 Eylül 1961’de sağlık muayenesini yapan doktor heyetinden “sağlam” raporu alınmasının ardından, İmralı Adası’na götürüldü. Burada idam kararı yüzüne okundu. Menderes’in dilinden “Allah milletimize zeval vermesin” cümlesi döküldü. İdam sehpasına gitmeden önce din görevlisi ile birkaç dakika konuştu. Ardından beyaz gömlek giydirildi.

“Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum…” Menderes, saat 13.21’de İmralı Adası’nda idam edildi.

Halkın sandıktan çıkan demokratik tercihini hiçe sayan, darbeciler yönetime zorla el koymuş ve Başbakan Menderes’i uydurma bir mahkemede yargılatarak idam etmişlerdi.

O günlerin acı tablosunda bir ayrıntı vardı ki, en az idam kadar ağırdı.

İdam edilmesinin ardından Menderes ailesinin Ankara’daki evinin (Tahran Caddesi-Arman Apartmanı) kapısına “İki kâğıt” asıldı.

Birinde “Menderes’in neden asıldığı” yazılıydı.

İkincisinde de Menderes’in asıldığı “Darağacı’nın bedeli” ile Menderes’i asan “Cellada ödenen para.” Toplam 150 lira.

Bu para “Menderes’in ailesinden” isteniyordu… Aile o parayı “Ödedi.”

Celal Bayar’ın torunu Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali’nin(Yassıada Duruşmaları-Anayasa Davası Toplu Savunması… Kitabevi… 2013)kitabından birkaç satıra bakalım.

(1961 darbesinden yaklaşık üç yıl sonra) 1963’te Talat Aydemir giriştiği ikinci darbe hamlesinden sonra idama mahkûm edildi. O sırada Celal Bayar Ankara hastanesinde tutuklu bulunuyordu. Aydemir’in yakınları Bayar’ın kızı Nilüfer Gürsoy’a gelerek idamın durdurulması için şefaatte bulunmasını rica etmişlerdi. Evet… Keser dönüyor, sap dönüyor. (Yavuz Donat, Sabah, 17.9.2013)

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - DİYARBAKIR WEB TASARIM İNSERT BİLİŞİM

ataşehir escort ümraniye escortporno brazzersantalya escort kadıköy escortümraniye escortataşehir escort