Barışı özlemek…

0
145
OSMAN ERGÜN
Osman ERGÜN oergun21@gmail.com

Bir buçuk yıldır yaşanan çatışmalı süreçte yüzlerce insan yaşamını yitirdi, yüzlercesi de vücutlarında kalıcı izler bırakan yaralanmalar yaşadı. Yaşam alanları yerle bir edilirken, sayıları on binlerle ifade edilen insan da evinden, işinden, düzeninden oldu. Lokal olarak yaşanan bu olaylar güvenlik güçlerince yapılan ve aylarca süren operasyonlar sonucu bastırıldı.
Sonrasında karakter değiştiren bir süreç başladı ne yazık ki…
Diyarbakır’da 5 Haziran 2015’deHDP mitingine yönelik olan gerçekleştirilen ve 5 kişinin öldüğü yüzlerce insanın yaralandığı bombalı saldırı süreçlerinde sırasıyla 20 Temmuz 2015’te Suruç’ta 34, 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı kavşağında 103, 12 Ocak 2016 tarihinde İstanbul Sultanahmet’te 12, 17 Şubat 2016 tarihinde Ankara Merasim Sokakta 29, 13 Mart 2016 tarihinde Ankara Kızılay’da 71, 19 Mart 2016 tarihinde İstanbul İstiklal Caddesinde 4, 7 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Vezneciler’de 12, 28 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanında 41, 11 Ağustos 2016 tarihinde Mardin Kızıltepe’de 1, 15 Ağustos 2016 tarihinde Diyarbakır’da 5, 17 Ağustos 2016 tarihinde Van’da 3, 18 Ağustos 2016 tarihinde Elazığ’da meydana gelen patlamada 3, 11 Aralık 2016 tarihinde İstanbul Beşiktaş’ta 45 ve son olarak Kayseri’de 14 kişi yaşamını yüzlerce kişinin yaralandığı saldırılar gerçekleştirildi.
Kimisinde IŞİD, kimisinde PKK tarafından gerçekleştirilen bu terör saldırılarında can kayıpları kadar; oluşturduğu havayla da toplumumuzu derinden yaraladı, yaralamaya devam ediyor.
Yetmezmiş gibi Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a yönelik suikast ile ayrı bir boyut kazandı süreç…
Aynı dönemde bir darbe girişimi yaşadık, yine insanlar öldü, binlerce kişi görevden alındı, gözaltına alındı, tutuklandı. Geçmişte bu çevrelerle çıkarsal ilişkilere giren birçok insan da bana bir şey olur mu endişesi ile yaşıyor…
Bu şartlarda artık, normal kalmak için insanüstü bir çaba göstermek gerekiyor.
Tabiri caizse keskin bir virajdayız.
“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” demiş Fuzuli…
Keskin virajlar sürati iyi ayarlanmadığı ve aracınızı iyi tanımadığınız sürece tehlikelidir. Ya yoldan çıkarsınız, ya uçuruma yuvarlanıp paramparça olursunuz.
Hele iki tarafı da uçurumsa, daha dikkatli olmanız gerekir.
İşte böyle bir virajdayız…
Sürati iyi ayarlamak, freni doğru kullanmak bazen tamamıyla bizim elimizde olmaz maalesef. Tecrübe önemlidir. Ayağınızı zamanında ve bilinçli bir şekilde frene uzatmadan önce tüm bunları iyice hesaplamanız lazım…
Her şeyden önce aracınızı iyi tanımanız, neyin nelere sebep olacağını çok iyi bilmeniz gerekir. Hele iki tarafı da uçurum olan bir yoldan geçiyorsanız daha dikkatli olmanız gerekir.
Tam olarak böyle bir yoldayız ülke olarak. İki tarafı uçurum olan bir yoldan geçiyoruz hem de son sürat…
İşte böyle bir yolda giderken tamamıyla iyi olmak maalesef mümkün olmuyor…
Yapılan hatalar çoğu kez yaşananları daha da derinleştiriyor maalesef.
Bazen gücünüzün ötesinde atımlar atmanız gerekiyor…
Ülkemiz selamete ersin diyoruz, kardeşlikten bahsediyoruz, samimiyetle öyle hareket ediyoruz ama neyi nereye oturtacağımızı bilmiyoruz maalesef…
Artık her birimiz normal bir ülkede yaşayan normal vatandaşlar değiliz…
Televizyonlarda katliam haberlerini izlerken kel alaka araya giren reklamlar gibi geliyor zorlama yorumlar…
Ben ülkemi, ben barışı, ben kardeşliği, ben Karadeniz’i, Anadolu’yu, Akdeniz’i, Ege’yi özlüyorum… İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i Trabzon’u istiyorum…
Kayseri’de, İstanbul’da, Diyarbakır’da Cizre’de patlayan her bomba benim yüreğimde patlıyor oysa!
Devam etmek istiyorum, bomba patlıyor… Kalkıp yürüyorum, yine bomba…
Ben buralarda olanı anlamaya çalışıyorken, birileri Halep diyor, birileri Musul, birileri Kobane diyor…
Ben barışı özlüyorum.
Ben Suniyi ,Alevliyi, Müslümanı, Hıristiyanı, Türkü, Kürdü, yazı kışı, insanı, hayvanı hesapsız seviyorum…
Ben kendimi, ben çocuğu, ben masumiyeti, barışı, huzuru özlüyorum…

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here