Bağımsızlık referandumu ve keskin viraj

0
13
RAMAZAN KARATAŞ
Irak Kürtleri tartışmalı bölgeler olan ve Irak anayasasının 140. Maddesinde belirtilen haklarını kullanmak için 25 Eylül’de “Bağımsızlık Referandumu”na gidiyor. Irak Anayasası’nda verilen bir hak olan statüleri ve gelecekleri o bölgede yaşayanların tercihleri neticesinde belirlenecek bir referanduma bağlı bölgelerde de her ne kadar demografik yapı tartışmaları olsa bile fiili olarak Kürtler hâkimler…

Ramazan KARATAŞ

rkaratasyenigun@gmail.com

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bölge ülkeleri “Bölgede istikrarsızlığı artıracağı” gerekçesiyle gittikçe sertleşen açıklamalarla ‘Bağımsızlık referandumu’na karşı çıkıyor.
Geçtiğimiz hafta konuyla ilgili sıcak gelişmeler yaşandı. Önce Irak Parlamentosu, Kürdistan referandumuyla ilgili önlem alınması için Başbakan İbadi’yi yetkilendirdi. Kürt vekiller oturumu terk etti.

Ardından Irak’ın Diyala vilayetinde bulunanMendeli İl Meclisi referanduma katılma kararını geri çekti; Kürt yetkililer ise “Silahlı kişiler baskı yaptı” diyerek temyize gideceklerini açıkladı.

Sonrasında Irak Meclisi, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bağımsızlık referandumuna destek veren Kerkük Valisi Necmeddin Kerim’i görevden aldı.

ABD’nin IŞİD’le mücadele özel temsilcisi Brett McGurk da referandumun meşruiyetini sorgulayan açıklamalar yaptı

Referandum nedeniyle yükselen tansiyonda son hamle ise ABD, BM ve İngiltere’den geldi. Erbil’e 14 Eylül’de referandumun ertelenmesi için alternatif sunulduğu belirtildi ancak içerik halkında açıklama yapılmadı ve IKBY, bunun gözden geçirildiğini açıkladı. Bir gün sonra Bağımsızlık referandumunu erteleme talebini Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi reddetti. Amedi ilçesindeki referandum etkinliğinde konuşan Başkan Mesud Barzani, “Bize bugüne kadar referandumun önüne geçebilecek bir öneri sunulmadı” dedi ve ekledi: “Hiç kimsenin sözünü dinlemeyin, referanduma gidiyoruz” dedi.

Peki, bu duruma nasıl gelindi?
Kürtlerin merkezi hükümetle 3-4 yıldır yaşadığı çelişkiler (özellikle merkezi bütçeden kendi payına düşen %13’ün, %17’ye çıkarılması bir yana %13’lük payı uzun süredir alamaması) referandumun sürekli merkezi hükümetin baskılarıyla ertelenmesi ve hatta yok hükmünde sayılması, Irak’ta ortak bir aidiyet ve istikrarın olmayışı gibi sebepler kopuşu hızlandırdı.

Diğer yandan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Irak geneli ile karşılaştırıldığında daha demokratik, güvenli, belli yasal kurumları olan bir yapı olsa da Kürtlerin kendi içlerinde yaşadıkları çelişkiler de (parlamentonun iki yıldan beri kapalı olması ve seçimlerin yapılmaması ve KYB ve Goran milletvekillerinin Erbil’e sokulmaması) bundan çıkış için bir çözüm olarak görüldü

Özet olarak anlatmaya çalıştıklarımı alt alta sıraladığımızda Iraklı Kürtlerin bağımsızlık referandumuna hakları olmadığı anlamı çıkmaz tabii ki. Mesut Barzani en büyük hayalinin bağımsız bir Kürt devleti olduğunu defalarca söylemiş, bunun tüm Kürtlerin bir hayali olduğunu da eklemiştir. Iraklı Kürtlerin bu kararına saygı göstermek gerekir.
Yaıyı Ortadoğu konusunda uzman olan gazeteci Mete Çubukçu’nun bakışıyla bitireyim: Sykes-Picot’nun kaybedeni olan Kürtler, Ortadoğu yeniden şekillenirken, bu kez kazanmak istiyorlar. Çünkü bölgenin yükselen gücü olduklarının farkındalar. Ancak, Ortadoğu coğrafyasında sınırlar yeniden çizilirken herkesin sadece kendi inisiyatifi ile bunu gerçekleştireceği naifliğine düşmemek gerek. Sykes-Picot yok belki ama yine uzak-yakın emperyal güçler devrede. Kürtler uzun ince bir yolun başındalar. İşleri zor, yolları dikenli ama dünyadaki diğer uluslar gibi referandumda o bölgede yaşayanları gelecekleri konusunda karar vermeleri için sandık başına çağırmaya hakları var. Ötesi? Ötesi Ortadoğu’nun kaygan zeminine bağlı. Bağımsızlık oylaması tabii ki önemli. Ama ondan da önemlisi Türkler, Kürtler, Araplar ve tüm kadim hakların bir barış havzası içinde birlikte yaşamayı başarıp başaramayacakları.

 

 

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here