Diyarbakır Yenigün

28 Şubat Davası’nda yaptığım savunmam – II

28 Şubat Davası’nda yaptığım savunmam – II
Cüneyt Alphan
Cüneyt Alphan( [email protected] )
541
29 Mayıs 2020 - 0:07

Ancak bu beraat kararı dikkate alınmadan ikinci kez fişlendim ve ne acı ki benimle birlikte ağabeylerimin de hayatı karartıldı. Ve yine ne acı ki gerek Barış Sürecini yürüten Sayın İsmail Nacar, gerek telefonla ve gerekse canlı olarak programıma katılan konuklara bir şey olmazken ben günah keçisi olarak ilan edildim.

Sayın Başkanım;

Bir başka paradoks da; Sayın Savcının hazırladığı 28 Şubat iddianamesinde Sayın Nacar’ın ismi 4 yerde geçmekte ve BÇG tarafından Sayın Nacar’a övgüler yağdırılmaktadır. Sayın Nacar için “İsmail Nacar gibi laiklikle tanışmış yazarların kitaplarının basılmasında, televizyonlara çıkılmasında ve onlara yardımcı olunmasında yarar vardır.”gibi ifadeler kullanılmaktadır.

O zaman 28 Şubat’ın darbecilerine; madem Sayın Nacar’ın girişimini destekliyor, ona övgüler yağdırıyor ve onu süreci yürütmekle görevlendiriyorsunuz, ben bu süreçle ilgili program yaptığım için neden bana bu zulmü reva gördünüz diye sormak istiyorum.

Sayın Başkanım;

Fişleme tutanağında “terör örgütü propogandası”nı yapmakla suçlanıyorum. Ben şimdiye kadar 6 kitap, 900’a yakın makale yazdım ve binlerce haber yaptım. Bütün gazetecilik hayatım boyunca PKK’nin bütün katliam ve cinayetlerini kınadığım ve politikalarını sert eleştirdiğim için PKK tarafından onlarca kez ölümle tehdit edildim.

Evet, ben geçmişte, yani OHAL’ın kural, kanun, ahlak ve acıma tanımadığı dönemde; köy, insan, hayvan ve orman yakmalara, faili meçhul cinayetlere, kayıplara, işkencelere ve hukuksuzluklara şiddetle karşı çıktım. Kürtçe müzikten dolayı 26 kez DGM tarafından soruşturma geçirdim ama hayatım boyunca ayrımcılığa, bölücülüğe ve yıkıcılığa da şiddetle karşı çıktım.

Ben bütün haberlerimi, makalelerimi, romanlarımı, kitaplarımı ve hayata dair her şeyimi Türkçe yazmama rağmen bir gün dahi yüksünmemiş, ben niye Kürtçe yazmıyorum diye hayıflanmamış ve Türkçeyi Türk kardeşlerim gibi et ve iskelet gibi görmüşümdür.

Sayın paşalarım; bize nasıl kıydınız? Ne için kıydınız, suçumuz ve günahımız neydi diye sormak istiyorum. Acaba sayın paşalarımızın hiç elektriği, suyu, gazı kesilmiş midir? Aylarca aç kalmışlar mıdır? Evlat acısını yaşamışlar mıdır?

Evlerimizi yakar, bizleri köklerimizden koparır, varoşlarının amansız kuyularına atar, bizi fişler, hayatımızı karartır ve bizi kaderlerimizle baş başa bırakırken bizim ne yiyip ne içeceğimizi hiç düşündüler mi?

Sayın Başkanım:

Hazreti Fatima, çocukları ve eşi Hazreti Ali’yle birlikte 15 gün boyunca aç kalır ve babası olan Resulüllah (a.s)’ a 5 keçinin Beytül Mala verilmek üzere gönderildiğini duyar.

Belki bir keçi alırım diye babasına gider ancak onurundan, edebinden ve utanma duygusundan dolayı bir türlü 15 gündür çocuklarımla birlikte açım diyemez.

En kibar ifadeyle “Ya Resulüllah sizce melekler ne yer, ne içerler?”diye meramını anlatmaya çalışır. Bende paşalarımıza; yoksa sizde bizi Melek mi sandınız diye sormak istiyorum.

Sayın Başkanım;

Yüce mahkemeden rahmetli annem, oğlum, ailem, on binlerce mağdur ve şahsım adına sadece ama sadece adalet istiyorum. Şüphesiz ki en büyük adalet Allah’ın adaletidir ama ben bu dünyada sizlerinde adaletine güvenmek ve inanmak istiyorum.

Eğer bugün burada beşeri adalet tecelli etmezse; Pir Sultan Abdal’ın “kalsın benim bu davam mahşere” dediği gibi diyecek, Allah’ın Kadı, Peygamberin şefaatçi olduğu mahşerin büyük mahkemesinde bunun hesabını soracağımdan hiç kimsenin de kuşkusu olmasın.

Ayrıca şuna da inanıyorum ki; mazlumların ahı, zalimlerin zulmünden daha kahhardır. Mazlumların ahı indirir şahı, indirir padişahı ve indirir paşaları da…

Kur’anı Kerim “İnneFiravnetağute fil ardi- şüphesiz ki yeryüzünde Firavun tağutluk, kibir ve zulüm yaptığı için sonu helak olmuştur.”der. 

O halde biz kendi öz be öz halkımıza bundan sonra zulüm etmeyeceğiz ve İstiklal Marşımızın Şairi Mehmet Akif’in nasihatini yerine getireceğiz.

Ne diyordu Akif? “Hani ümmetin İslam idi bu kavmiyet neden?” Ve yine Akif’in dediği gibi; “Ey şehit oğlu şehit! İsteme benden Makber, Aguşunu açmış, Bakıyor sana hak Peygamber…” diye…

 Sayın Başkanım;

Bildiğiniz gibi duruşma başladığı günden beri hem müşteki ve hem de bir gazeteci olarak davayı takip ediyor ve sanıkların savunmalarını dinliyorum.

Hemen hemen bütün sanıklar, adaletten, hukuktan, temel hak ve özgürlüklerden, insan hakları evrensel bildirgesinden, Türkiye’nin taraf olduğu uluslar arası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden dem vurup durdular. Kanunlara, mevzuata, insan hak ve hürriyetine, inanç ve vicdan hürriyetine ne kadar da bağlı olduklarını dile getirmek için onlarca avukatı devreye soktular.

Peki gerçekten “gerçek” öyle midir? Hayır! Asla değil!

Burada söz konusu Sayın Çevik Bir ve Sayın Çetin Doğan döneminde sadece OHAL bölgesinde yaşanan binlerce hak ihlalini örnek verebilirim. Ama konumuzla alakalı olmayan konulara girerek zamanınızı almak istemem. Ancak şunu da anlıyoruz ki; ellerinde silah, siyasal ve ekonomik gücü bulunduran egemenler; adalete ve hukuka ihtiyaç duymadıkları sürece adaleti ve hukuku çiğner, katlederler ama ihtiyaç duyduklarında ise, yine son sığınacakları liman ADALET VE HUKUK oluyormuş.

Buda bize yine Kur’an-i Kerim’in şu ayetini hatırlatıyor. “El küfrün dumün, el zulmün la yedum.” Yani “yeryüzünde küfür devam eder ama zulüm asla devam etmez” der kainatın sahibi Allah.

Sayın paşalarımızın emriyle bölgede 4500 köy ve mezra yakılıp boşaltıldı. Milyonlarca insan zorla göç ettirildi. OHAL döneminde 17 bin 500 faili belli kontur-gerilla cinayetleri yaşandı. Bu cinayetlerin çoğu devletin himayesinde ve rahmetli sayın Teoman Koman’ın kurduğu JİTEM ve JİTEM’in himayesinde Hizbulkontra elemanlarının takarrov marka silahla tek kurşunla insanların enselerine kurşun sıkılarak binlerce insanı öldürdükleri de bilinen bir gerçektir. Devam Edecek

 

 

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. - - Diyarbakır Web Tasarım

Salihli escortKoçarlı escortOrtaca escortRefahiye escortKilimli escortOnikişubat escortŞefaatli escortSaray escortUlubey escortTavşanlı escortFethiye escortEtiler escortPatnos escortErzurum mutlu son