22 erkeğin aklına denk bir kadın

0
37
RAMAZAN KARATAŞ
Ramazan KARATAŞ rkaratasyenigun@gmail.com

Bir kadın düşünün 22 kocalı ve tüm kocalarını bir şekilde kandırmış. Kimisinden 15, kimisinden 20 ve üzerine de farklı değerlerde ziynet eşyaları almış.
Tam bir toplumsal vaka.
Bir kadın 22 erkekle farklı zaman ve mekanlarda imam nikâhıyla evleniyor. Daha sonra bu erkeklerin 15 bin ile 25 bin lira arasında para ve ziynet eşyalarını alıp “ babam hasta, annem vefat etti” gibi yalanlarla kandırıp kaçıyor.
Ve geçenlerde “Ayşe’ mağduru 2 erkek TV’lerin gözde programlarından birine katılıyor. İmam nikâhıyla evlendikleri aynı kadın ve aracılara 15 bin ile 25 bin lira arasında para ve ziynet eşyası kaptıran iki “yurdum insanı” stüdyoda.
İş bu iki kişiyle sınırlı değil. Canlı yayına telefonlar yağmaya başlıyor: “Beni de kandırdı, dolandırdı, şu kadar param gitti ” diyorlar ve saı bir anda 20’yi geçiyor.
Maharetli, insan sarrafı Ayşe mağdurları memleketin dört bir yanından insanın hisleriyle oynamış. Sonra Ayşe’nin görüntüsü ekrana veriliyor. Biri, “Taktığı başörtüyü ben aldım”, diğeri “Hırkasını da ben”, öteki “Benin aldığım etek var üstünde” diyor. Ama hiçbirinin sesinde öyle büyük bir öfke yok ve hatta biri, “Bugün gelsin, ‘Hadi kocacım, eve’ desin, giderim. O kadar tatlı dilli, cilveli” diyor.
Stüdyodaki “mağdur eş”lerden ikisi, programa katılmak için geldikleri İstanbul’daki otelde aynı odayı paylaşıp sabaha kadar kaçıp giden Ayşe’yi konuşmuş…
Neyse ki akıllıca bir şey yapmış erkek dayanışması ve 20’den fazla Ayşe mağduru, bulundukları yerlerde savcılara ayrı ayrı başvuru yapmak yerine, birleşip dava açmaya karar vermiş.
Bu ve benzeri programlar üzerine Sosyolog Nurdoğan Arkış şunları yazmış:
Bir süredir üzerinde -biraz da kızgınca- düşündüğüm bir konuyu sizlere sormak isterim:
Televizyonda çeşitli kanallarda evlilik programı adı altında bir takım programlar yayımlanıyor. Bilmeyenleriniz varsa, bir kaç farklı kanalda bir kaç saat ayırıp izlemelerini öneririm.
Bir sosyolog olarak ve bu ülkenin nasıl daha iyi ve etkili bir memleket olabileceği üzerinde çok düşünüyorum. Büyük bir iç rahatlığıyla söyleyebilirim ki bu programların tümü bu ülkeye teröristlerin ve suikastçıların verdiğine benzer bir zarar veriyorlar.
Çünkü aile bir toplumun temel direğidir, omurgasıdır. Ailesi sağlıksız olan ve yanlış değerler üzerine şekillenen bir toplumun sorunları çok büyür. Var olan sorunları daha da artar.
Bu programlar ne yazık ki evlenme ve eş olma sürecini bir yarış olarak sunmakta, maddi temeller ve atışmalar ve suçlamalar üzerine kuran bir yapıyı ortaya çıkarmaktadırlar. Bunların yanında, şimdi ayrıntısına giremeyeceğim bir ahlaksızlık hali de son derece normal durummuş gibi ortaya konmakta. Dahası bu konularda zerre bilgisi olmayan insanlar, halkımızın önüne birer “bilge” edasıyla çıkarılmaktadır.
Bu programlar toplumun dibine konmuş dinamitlerdir.
Şimdi benim merak ettiğim üç soruya geçebilirim:
1. Biliyoruz ki bu ülkenin yetkilileri diledikleri yayına yasaklama kararı getirebiliyorlar, neden yetkililer bu programları yasaklamıyor?
2. Neden bu programlar, hemen her gün en çok izlenen programlar oluyor?
3. Neden bu ülkenin duyarlı insanları -izleyip de “aaa çok güzel bu program, ne kadar harika bir program, iyi ki var” diyene daha rastlamadım- bu programların yayımlanmasına karşı seslerini yükseltmiyor ve ilgili yerlere başvurmuyorlar?
Hakaret ve saldırganlık içermeyen tüm görüşlere açığım, gerçekten merak ediyorum, neden?

"PAYLAŞIRSAN BÜYÜRÜZ"

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here